Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
971
 

Yolculuk nereye?

Yolculuk nereye?
 

Kimler uğruna ölmeye? 200 küsur çoğunlukla bir doğruyu götürmeye.

Bilmem kaç yaşındayız
Herşeyin farkındayız
Acılar biriktirip
Damla damla harcarız.

İçim acıyor bir Türk genci olarak böyle oyunlar görmeye ülkemde. Geleceğim hakkında vahim sahneler görüyorum. Korkuyorum. Herkes bu oyunun içinde. Herşeyin başında olması gereken kişiler ise izleyici sadece.

Çocuklarımıza kurak, çorak, cehalet dolu bir ülke bırakıyoruz. Onların hayalleriyle oynuyoruz. Çağdaş uygarlık seviyesine çıkmak ezberlediğimiz bir masal oldu. Çağdaş uygarlık seviyesindeki ülkelerin açık pazarı olmamazı izlettirdiler bize. Elimiz kolumuz bağlı bu sahneleri; yüzümüzde çaresizlik gülümsemeleriyle seyreder olduk. Markalaşmaların, zekice hazırlanmış pazarlama hilelerinin kurbanları olduk. Sokakta meşe oynayan çocuklar gitti, yerlerine birbirlerine markalı ayakkabılarını gösteren, mp3 çalarlarını yarıştıran, sözde masum sistemin sözde masum 7-50 yaş ergenleri olduk. Saygıyı, hoşgörüyü unutmuş, birbirimize yan gözle bakar ve genç kızlarımız istedikleri gibi giyiniyor diye teşhircilikten şikayet eder olmuşuz. Ama erkeklerimiz bize bakmamış ve bizi sadece hayıflamış oldular. Bırakın sadece erkeklerimizi teyzelerimiz kıyafetlerimiz yüzünden yüzümüze tükürür olmuş. Biz genç kızlar namusumuzu (ki o her neyse) tek başımıza koruyamaz olmuşuz. Bize ne giymek zorunda olduğumuzu hatırlatan durak resimlerimiz var artık. Sadece onlar da olmayacak yeni yasalar, kılık kıyafet sistemimizde yeni düzenlemeler bekliyorum. Değişiklik olursa hiç şaşırmayacağım. Eğitim sistemi, kılık kıyafet, dil....

Biz hiçbir zaman, biz olamadık galiba. Bunu mitinglerden sonra daha iyi görüyorum. Aslında bir yerlerde benim gibi şu buluttaki gibi aydınlık bir Türkiye'nin varolabileceğine inanan ve bunun için varını yoğunu ortaya koymaya hazır birileri vardır. O meydanlarda coşkuyla bağıran, Atatürk'ü ve bizi bu zamana sırtında mermi taşıyarak getiren ninelerimizi, dedelerimizi, Türklüğümüzü unutmamış bir nesil var. Buralarda bir yerlerdeyiz. Susturulmaya çalışılıyoruz. Biz olamaktan çıkartılıyoruz. Ama aslında işbirliği yaptığımız ülkelerin başımıza musallat ettiği bir komploda günde sayısını bilmediğimiz kadar şehit veriyoruz.

Soruyorum şimdi kendime; yolculuk nereye? Kimler uğruna ölmeye?..

Kaç yalnızlıkla kaç yanlışı izlemeye???

Pelin KALYONCU bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yolculuk nereye? Evet bunun cevabını Feridüddin Attar Mantıkuttayr kitabında yıllar önce vermiş. Böyle güzel bir soruyu okuyunca kimler uğruna ölmemiz gerektiğini anlatan cevabını dayanamadım ve affınıza sığınarak buraya aktardım. Yolculuk Nereye Simurg? Simurg, bir masal kuşudur. Uzun boynunda beyaz bir halka bulunan, safran tüylü, güzel sesli, insana benzer kocaman bir kuş... Kuşların sultanıdır. Kaf Dağı’nın ardında yaşar. Efsaneye göre, kuşlar, sultanlarını bulmak üzere toplanıp yola çıkarlar bir gün... Yol uzun, yolculuk zorludur. "Aşk Denizi"nden geçerler önce...” "Ayrılık Vadisi"nden uçarlar..”. "Hırs Ovası"nı aşıp, "Kıskançlık Gölü"ne saparlar..”. Kuşların kimi Aşk Denizi’ne dalar, kimi Ayrılık Vadisi’nde kopar sürüden... Kimi hırslanıp düşer ovaya, kimi kıskanıp batar göle... Yolculuk bittiğinde, Kaf Dağı’nın ardına sadece 30 kuş varabilmiştir. Sultanları Simurg’u bulamazlar orada... Sonunda sırrı, sözcükler çözer: Farsça "si", "otuz" demektir. ...murg" is

ahmet kalyoncu 
 29.12.2007 23:44
 

bir Atatürk kızının duyarlılığı bana umut verdi. Gençler ne kadar bilinçli ve duyarlı olurlarsa, o kadar umut var demektir. Aksi halde...Sevgiler Shawnodose

Neşe İleri 
 23.11.2007 10:51
Cevap :
Geç cevap verdiğim için çok üzgünüm. Uzun zamandır bakamadım sayfama. Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Aynı şeyleri hisseden bir sürü Atatürk genci var biliyorum. Sevgiler  06.12.2007 15:04
 

Bir bulut ki,şekilden şekile girmiş,gelmiş yüreğimizin üstüne oturmuş.Vaktiyle ''Bulutlarda Atatürk'' vardı.Katıksız bir resimdi.Reel'di.Okulun öğretmeni,alel acele talebeleri bir araya getirmiş.Ellerine Türk Bayrağı vererek,İstiklal Marşı söyletmişti.Hava kararmak üzereydi ve bulutlarda 'Atatürk'' vardı.Şimdi düşünüyorum da bu resim ilk önce Türkiye'yi çağrıştırıyor.İnşallah bilgisayarla deforme edilerek bu hale getirilmemiştir.

Bu resim kimin? Veya bu resim aynen böyle orjinal mi?
Bunların cevabını alırsam,memnun olurum.Basında,böylesi bir tablo,belki de ilk'tir. Ve bu ilk'e de siz imza atmış oluyorsunuzz.
Peşin teşekkürlerimle,saygılarımın kabulünü dilerim.

Muzaffer Cellek 
 30.09.2007 8:37
Cevap :
Bende Türkiye haritası ararken buldum bu resmi. Üzerinde oynanmış bir resim ama bence kim hazırladıysa bu resmi ellerine ve yüreğine sağlık. Çok güzel olmuş. Size de çok teşekkür ederim. Dediğiniz gibi umarım ilk ben kullanmışımdır. :) Sevgiler.  02.10.2007 14:39
 

Şu aşamada artık yapacak bir şey yok, bir dönem yapılabilirdi belki ama kimsenin 'sağının solunun' belli olmadığı o dönemde yol katedeceğimize daha da geriledik.. artık daha kalabalık mitingler de düzenlesek, o çok övündüğümüz dünyanın en büyük Türk bayrağından iki tane daha da yapsak oyun çoktan başladı ve çok da uzun olmayan bir süre sonra bitecek. Ama her bitiş (yıkılış?) beraberinde yeni koşulları, yeni ve daha güçlü bir başlangıç fırsatını da getirir. Şimdilik sadece izleyeceğiz, göreceğiz, düşüneceğiz.. sırası bize geldiğinde de eyleme geçerek yeni oyunda yerimizi ona göre alacağız. Bu yazdıklarımdan iyimser mi yoksa karamsar bir tablo mu çıkıyor bilmiyorum ama tek çözüm bu sanırım?

fleshment 
 09.09.2007 21:29
Cevap :
Bize tek bir şeçenek bıraktılar aslında. O da izlemek. Ama seyirci kalabileceğimizi sanmıyorum fazla. Yine de bir yerlerde bizim gibi bir şeyler yapılması gerektiğini düşünen birileri var. Sahip olduğumuz değerleri korumak için ne gerekirse yapmaya devam... Sevgiler  11.09.2007 15:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1092
Kayıt tarihi
: 23.03.07
 
 

Kendimi bildiğimden beri yazarım ben. Hatta neredeyse attığım her adımı yazarım. Öyle çok günlüğü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster