Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
586
 

Yolculuk

Yolculuk
 


Çalışmamam gereken bir cumartesi sabahı çalışıyor olmanın memnuniyetsizliği üzerimde. Hava gergin, yol gergin, ben gerginim. Tuhaf bir şekilde sen de beni geriyorsun. Genizden çalınan bir ıslık gibi çıkıyor sesin.

“Aldığın her nefesin tadını çıkar” diyorsun bana. Sadece benim duyabileceğim bir fısıltıyla ekliyorsun sonra “Hayatın aslı sende. Senin içinde. Unutma hayatın aslı sensin.”

Kim olduğunu bilmiyorum. Adın, yaşın, en çok hangi rengi sevdiğin konusunda hiçbir fikrim yok. Hatta neye benzediğine dair bile...Tesadüf eseri arabalarımız arapsaçına dönmüş trafik yumağının çözümsüz uçlarından birinde yanyana gelmeseydi varlığından bile haberim olmayacaktı kimbilir...

“Kim olduğum çok mu önemli senin için” diye soruyorsun bana, “ya da ne olduğum. Peki sen kendini biliyor musun, tanıyor musun gerçekten. Yaptıklarına, veya yapacaklarına dair bana sunabileceğin en iyi şey nedir?Başkalarından önce kendini tanıman, kendini bilmen gerekmez mi aslında bir düşünsene. Bir beklentin varsa eğer hayattan, önce kendine hak ettiğin değeri vermelisin."

Susuyorum. Hayat gibi sen de ağır geliyorsun bana. Ağır ama gerçek. Aynı yol üzerinde ilerliyoruz, milim milim gitmeye ne kadar ilerlemek denirse. Gözümü alan güneş seni net olarak görmeme engel oluyor her seferinde. Görebildiğim kadarıyla ikimizde yolcu tarafındayız. Göremediklerimse zihnimin içinde yeni olasıklara gebe, hazırolda bekliyor.

“Kaçırma gözlerini hayattan. Hep hayatın içinde olsun bakışların. Hep kendi içinde. Baktığın kadar varsın bu hayatta. Hatta sadece bakmakla da yetinme. Görmen de lazım. Görüp te bilmen, bilip te sevmen lazım. Hayatı kendi içinde, kendini hayatın içinde...”

Yaşamdan bıkmış bir ifadeyle camdan yolu takip ediyorum isteksiz. O kadar bıkkın hissediyorum ki kendimi söylediklerin bir kulağımdan girip, içimi acıtıp da derinlemesine, diğer kulağımdan çıkıyor. Cevap vermek bile gelmiyor içimden. Verebileceğim bir cevap var mı onu da bilmiyorum. Ben camın iç tarafındayım. Camın dışındaysa arabalar, insanlar, yollar, ağaçlar, koskoca bir hayat...Farkındayım ki gündelik yaşam ben dahil olmasam bile gayet hızlı ve doludizgin yoluna devam ediyor. Bense sadece bakıyorum.

“Bir nefeslik molaları çok görme kendine. Arada bir karanlıkta kalsa da bir yanın, sakın pes etme. Çekil kendi kabuğuna bir süre. Sadece içine bak. Kendi aydınlığın senin içinde. Ara ve bul. Gerçeğin düşlerle bölünmesine, düşlerin gerçeğin altında ezilmesine izin verme.”

Doğru diye düşünüyorum içimden ve kafamı kaldırdığımda ilk defa gözgöze geliyoruz ışıkhızıyla. Sonra aniden kayboluyorsun. Seni kısa süreliğine de olsa görmüş olmanın şaşkınlığı üzerimde, açılan yolun senin aracına verdiği önceliği seyrediyorum.

Ben gri bir renault megan’ın içindeyim. İşim gereği bir güzellik fuarına doğru gidiyorum. Sense kendi güzelliğine bile doyamadan belki de, bir cenaze arabasında, bu dünyadan gidiyorsun. Bu yolculuk senin için nerede sona erecek bilmiyorum. Sessizce veda ediyorum sana. Son sözcüklerin geliyor uzaklardan kulağıma. Melekler yolun başını tutmuş. Seni bekliyor. Görüyorum.

“Meraklanma. Hepimiz aynı değil miyiz başından beri. Başladığımız yol da aynı, yolun sonunda varacağımız kapı da. Seni farklı kılan bu yolu nasıl geçtiğin, nasıl ilerlediğin sadece. Unutma bu hayatta sen, gerçeğinle varsın. Ama düşlerin kadar, düşlerinle yaşarsın.”




*
Resim: Salvador Dali
**Anadolu'da bir kızım var, öğretmen olacak" projesi için;
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=45243

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kelimeler sihirli gibi sanki ve bunu çok güzel başarıyorsunuz. Yazı uzun diye tereddüt ediyor insan ama ilk kelimeden sonra son kelimeyi merak ediyorsunuz. Hayatta tek amacım var. O kapıdan geçerken ardımdakilerin "İyi insandı be" demeleri. Son olarak; sanırım bu yazılardan hariç yazılarınız da var. Birgün kitabevinden sizin kitabınızı alıp size imza gününüzde imzalatacağım... Sevgiyle kalın

Ersin Yalın 
 24.07.2007 19:08
Cevap :
amacımız aynıymış demek ki :)) ve umarım dilediğimiz gibi de olur. kitap çıkarmak gibi bir niyetim yok ama gün gelir de olursa ilk sizi bulurum merak etmeyin v kendi ellerimle hediye edeerim size :)) bu güzel sözleriniz ve beğeniniz için çok teşekkürler. sevgiyle...  25.07.2007 10:08
 

çekerler arabayı kenara,ya dinlenirler,ya tamir ederler.Ya da bir nefes almak için dururlar.Arada bizim hayatın cep'lerin uğrayalım be güzelim.Ya derinden bir taze nefes alaım,ya kahakaha atalım,yada oynayalım(yol kenarında heehee) Yada ufacık bir çıkıntıya sokulup kalalım.Nefesimizi dinleyelim.Ne dersin,ceplere kaçalım...

yekruseha 
 24.07.2007 13:34
Cevap :
sen var ya sen vallaha bir tanesin kısss. yapmalı gerçekten. çekip de yol kenarına hepsini birden hem de :)) öpüyorum seni...  24.07.2007 14:18
 

koptun gidiyorsun artın. Özlemi tutabilene aşk olsun. Her yazın seni biraz daha ileriye taşıyor. Nereden buluyorsun bu kadar derin anlamları olan cümleleri. Bir bilgeden özel ders falan mı alıyorsun yoksa sen:) Yüreğine sağlık özlemcim. Çok hoş olmuş. Ama bir daha elalemin arabalara bakma öyle ayıp:P Sevgiler

Haşim Arıkan 
 19.07.2007 22:59
Cevap :
sağolasın abicim. valla ne bileyim ben de anlamadım. uzun zamandır yazmadığım için birikti herhalde. dökülüyor böyle işte. teşekkür ederim güzel sözlerin için. tamam söz bir daha bakmam :))  20.07.2007 9:52
 

bu aralar seni çok iç dünyanın içinde gezerken buluyorum. Neden? Bunu yapma insanlardan, sevgiden, sevilmekten kaçma... Doğrudur; acı verir, sızlatır, yersiz ve zamansız kanatır. Ama olmuyor, bunu kendine yapmak. Doğru noktaları sorgula, ona açık ol, ol ki ne bileyim bir süpriz seni bulsun, bir aydınlanmada bilincindeki kadar yüreğinde olsun... sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 18.07.2007 16:35
Cevap :
ben bir sürpriz yaptım sanırım kendime bu aralar. onun karmaşıklığını yaşıyorum işte. sevinsem mi, üzülsem mi, şaşırsam mı bilmiyorum. çok mu belli oluyor sevgili ruksan. görüşsek de koysam omzuna başımı keşke...  18.07.2007 17:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 3111
Toplam mesaj
: 623
Ort. okunma sayısı
: 956
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

30’ lu yaşların ağırlığında geçiyor artık yaşam ama teğet geçerek, ama kurcalayıp didikleyerek...İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster