Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

perihan reyhan ALKAN

http://blog.milliyet.com.tr/pra

17 Şubat '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
428
 

Yolunuz açık olsun...

Yolunuz açık olsun...
 

Yaşamı tren kabul ederim ben, bizler de içindeki yolcular. Hepimiz ayrı birer vagonundayız, kimimiz birinci mevki, kimimiz ikinci… 

Trene bindiğimiz an, sanırız ki üzerinde gittiği raylar dümdüz sorunsuz ve sonsuz… 

Oysa gideceğimiz yöne göre makas değiştirir tren çeşitli fasılalarla. Bazen durması lazım gelir, yol trene kapatılışla bir müddet. Bazen hızlı, bazen de hız kesmek durumunda kalır. 

Ara istasyonlarda durur bir müddet, kimini alır yolcuların, kimini indirir… Birileri eksilirken, birileri ilave olur yolculuğumuza. 

Yol boyu, gideceğimiz yer vardır hep aklımızda, her ne vesileyle gitmekteysek, onların kurguları ya da özlemleriyle dalar gider, onlara yoğunlaşırız. Dışarıda hızla akan görüntülere ise öylesine ve dalgın, sadece gidilecek yerin düşünce ve özlemleriyle dolu bir bakışla ve de görmeye çalışmaksızın duyarsız kalırız. Oysa o akıp giden de zamanın ta kendisidir ve de biz o akıştaki hiçbir güzelliği göremez, hiçbir güzelliğin hazzına varamayız aklımızın varış noktasında oluşuyla ve de trende oluşun o anki hazzını yaşamanın unutuluşuyla… 

Hiç de hesap etmeyiz varıp varamayacağımızı. Binmişsek o trene, mutlaka gideceğiz sanırız arzuladığımız yere… Hiç beklenmedik ve alakasız bir yerde, hiç beklenmedik şekilde durmuşsa tren, bir telaştır kaplar, ne oluyoruz, neden soruları eşliğinde, tıpkı yaşamdaki gibi. 

Bilinçsizce, salımına binmişsek, bir amaç, bir varış noktası belirlemeksizin binmişsek, doğaldır ki yolculuk boyu karşılaştıklarımızla şaşırır, sorularımıza yanıt bulamayız; neden durduk şimdi, neden makas değiştirdi bu teren, neden bu yana döndü, nereye gitmekte şimdi. Neden indi bu yolcular, nereye gitmekteler ve binenler nereye gitmek üzere ve neden bindi, yanıt arar ve şaşkınlığını yaşarız. Kimimiz ise düşünmeyiz bile üzerinde, merak da etmeyiz ki zaten araştırma gereği duyabilelim. 

Oysa terenin nasıl bir araç olduğunu ve nasıl çalışıp nasıl bir seyir izlediğini bilerek ve de bilinçle çıkmışsak yola, varacağımız yeri bilmekteysek ve de oraya neden gitmek istediğimizi, bindiğimiz trenin dümdüz bir yol izlemeyeceğini de biliriz… 

Zaman zaman duracağını, o yola ulaşmak için makas değiştireceğini, bazen başka araçlara geçiş izni vermek gereğince duracağını, bazen yavaşlayıp bazen hızlanacağını biliriz… 

Kimi kısa, kimi upuzun kaprakaranlık tünellerden de, göller, denizler kenarından da, köprüler, ormanlardan da geçeceğimizi biliriz… 

İnenlerin yerine yeni yolcuların geleceğini ve bu yolculukta pek çok farklı kişilikte insanlarla tanışacağımızı, kimini sevip iyi de anlaşacağımızı ve onlarla keyifli bir yolculuk yaparak zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağımızı, kimini sevemeyeceğimizi ve onlarla yolculuğun ıstırap olacağını… 

Kimilerinin paylaşımcılığını ve dostane yaklaşımcı, kiminin benmerkezci, duyarsız, hatta saygısız olacağını ve hatta bizi o terenden atmaya bile çalışabileceğini biliriz… 

Her istediğimizi yiyip içemeyeceğimizi, bunun terendeki hizmetle ya da yanımızda getirebildiklerimizle sınırlı olduğunu… 

İstediğimiz konforu ve rahat bir uykuyu bulamayacağımızı kimi de… 

Tıpkı, mutlanışlar, hazlar, güzel paylaşımlar, hoş anlar olabileceği gibi, olumsuzluklar, nahoşluklar, mutsuzlanışlar, tatsızlıklar da yaşanabileceğini de biliriz. 

Treni istediğimiz yerde durduramayacağımızı, kendi arzumuzla mola verdirilemeyeceğini de biliriz… 

Yine biliriz ki gideceğimiz yön her ne kadar bizim tercihimizde de olsa, dış etkenlerin varmaya engel olabileceğini de biliriz. Hastalıklar, kazalar da vardır bu yolda bazen, hatta ölümle sonuçlanan… 

Trenleriniz güzel konforlu… 

Yolculuklarınız hazlı, başarılı ve keyifli, güzelliklerle, mutlanışlarla bezeli… 

Yola çıktıklarınız her daim güzel ve sevgiye değer paylaşımcı... 

Treninizin değiştirdiği her makas iyiye güzele… 

Duraklamalarınız sadece keyifli dinlenceler adına… 

Mutlaka ve mutlaka da gitmeyi arzuladığınız yerde sizi bekleyen, güzellikler, mutluluklar, iyilikler olsun yüzünüzü güldüren ve de gönlünüzce gelişen… 

Yolunuz açık olsun efendim… 

Selametle… 

 

p.r.alkan 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Reyhan Hanım keyifli bir yazı okudum sizden yüreğinize sağlık... Geçenlerde okuğudum bir kitapta şu tanım yapılıyordu. "Hayatınız bir tren yoludur. Rayları istediğiniz şekilde siz döşer ve treni gideceği yere siz vardırırsınız!" En derin saygı ve sevgilerimi sunarım.

A.Nilgün Aktaş 
 17.02.2011 14:18
Cevap :
Sn.Aktaş yorumlamakta gecikiyorum zamansızlıktan,bağışlayınız efendim.Bahsettiğiniz yazıyı okumadım,tam tersi görüş bildiriminde de olsa,o da doğrudur,malumunuz herkesin bakış açısı farklı ve kendince... Selam ve saygımla efendim.  06.03.2011 16:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 290
Toplam yorum
: 291
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 549
Kayıt tarihi
: 11.03.08
 
 

İlk ve orta öğrenimimi Gölcük/ Kocaeli, lise ve üniversite öğrenimimi Ankarada gördüm. İlk okuldan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster