Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '18

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
78
 

Yöneticilerin Belirlenmesinde Yönetilenlerin Payı/Kusuru...

Ülkemizde yaşanan onca hengâmeye rağmen yaşam devam ediyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin mahalli seçimlerde ittifak yapmaya yönelik görüşmelerini iki üç gündür okumaktayız.

Türkiye’de yıllardır…

Demokrasi olgusu da, seçilen ve seçen kavramları da tartışılır olagelmiştir.

Özellikle, Şark kurnazı politikacılarımızın, seçim zamanlarında geniş halk yığınlarını- seçmen tabanını- içeriği boş vaatlerle kandırdığı ve oylarını aldıkları dillendirilmiştir.

Bir de sürekli şu husus tekrarlanır durur: Bizim ülkemizde de neden Batı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ilkeli ve prensipli politikacıların olmadığı papağan gibi ikrar edilir ama, nedense hiçbir faydalı girişimde de bulunulmaz…

Sürekli halkı aşağılayan, halkı kandıran, cek/caklı vaat ve vaazlarla toplumu “uyuşturan” siyasetçilere oylar emanet edilir.

Aslında gelmek istediğim husus…

Yönetenler kadar, “yönetilenlerin” de aksayan demokratik yönetişimizde paylarının olduklarıdır…

Demokrasiyi içselleştiremeyen, demokrasiyi sandıktan ibaret zanneden, gerçek manada siyasi olayları araştırmayan, kendilerine ne anlatılırsa “inanan” bir kitleden, pekâlâ olgun davranışlar sergilemesini bekleyemeyiz.

Bizim gibi ülkelerde din ve dine ait alanlar, siyasî faaliyetlerde kullanılmaktan imtina edilmeyen başat mecralardır. Kitleleri etkileyebilme potansiyeline sahip siyasetçi adayları, ülkeyi yönetme babında, insanların en kutsal değerlerini dejenere etmekten çekinmezler.

Dediğim gibi burada bir sorun yok. Siyasete soyunan, bir ülkenin idaresine talip olan, hayata bakış felsefesi ve ideolojisi doğrultusunda yaşadığı toplumu da “dönüştürmek” cihetinde olan siyasetçilerin, amaca giden yolda her türlü riyakârca yöntemleri deneyebileceğini ileri sürebiliriz.

Ama, yönetilenlere ne demeli? Hayati seviyede bir seçim yapar; okumaz, araştırmaz, irdelemez, arkasına-önüne bakmaz… Kuzu gibi kendisine dikte ettirileni yapar, sonra da…

“Yandım anam”der!

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 384
Toplam yorum
: 95
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 72
Kayıt tarihi
: 18.05.16
 
 

Ben, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunuyum. Şuan için öze..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster