Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '11

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
Okunma Sayısı
567
 

Yöneticinin öngörülebilirliği

Geçenlerde sohbet ettiğim bir arkadaşım çalıştığı insanları her zaman diken üstünde tutmayı sevdiğini söyledi bana. "Hepsi bilirler ki benim sağım solum belli olmaz, o yüzden ayaklarını hep denk alırlar" diye kasılırken, bu durumun kendisini daha karizmatik kıldığını düşündüğünü de hissettim. Böyle davranmasının çalışanlarını daima dikkatli ve uyanık tuttuğuna, bunun da iş için iyi olduğuna inanıyormuş arkadaşım. 

Ben de havada biraz elektrik olmasının bir ekibi canlı tutacağına ve performansını artıracağına inanırım. Ama arkadaşımın bahsettiği şekilde değil. İyi çalışan, motive bir ekip yaratmakla ilgili yazılması gereken çok şey var kuşkusuz. Ben bugün burada bunlardan sadece bir tanesini ele almak istiyorum: yöneticinin öngörülebilirliği. "Yöneticinin öngörülebilirliği"nden kastım, bir yöneticinin bakış açısı ve olaylar karşısında takınacağı tutumun ekibindeki insanlar tarafından büyük ölçüde tahmin edilebilir olmasıdır. Aslında öngörülebilirlik, sadece iş arkadaşlarımızla değil, sosyal veya kişisel bağımız olan diğer insanlarla da uyumlu bir ilişki içinde olmamız için gereken bir özellik. Karşınızdaki insanın (yöneticiniz, iş arkadaşınız, dostunuz, eşiniz, sevgiliniz vs.) belli bir durumda ne yapacağını, nasıl davranacağını kestiremediğinizi düşünün: bu, her türlü sosyal ortamda stres kaynağı olabilecek bir durum. Bir de böyle bir kişinin, patronunuz veya müdürünüz olduğunu, çalışma saatlerinizden tutun da, maaşınıza kadar bir çok konuda söz sahibi olduğunu ve başarınız veya başarısızlığınız konusunda son kararı verecek kişi olduğunu düşünün. Nasıl davranacağını, ne diyeceğini bir türlü kestiremediğiniz bir yöneticiyle çalıştıysanız, bunun zaman zaman heyecanlı olsa da genellikle yıpratıcı bir deneyim olduğunu bilirsiniz. Takımındaki insanların verimli çalışmasını isteyen bir yönetici, kendi çalışma prensiplerini, ekibinden neler beklediğini ve onları sorumlu tutacağı performans kriterlerini en baştan ortaya koymalı ve bunları istikrarlı bir şekilde uygulamalıdır. Bu, iş stratejilerinin, planlarının ve bütçelerinin asla değişmeyeceği anlamına gelmez. Dünyamızın hızla değiştiği, oyunun bir çok kuralının yeniden yazıldığı bir zamanda elbette stratejiler de değişir, özenle hazırlanmış planlar da rafa kaldırılabilir. Benim burada bahsettiğim, yöneticinin davranışlarında ve ortaya koyduğu çalışma prensiplerinde istikrarlı olması. Böyle yöneticiler, ekiplerinde her zaman güven uyandırır ve liderine güvenen ekipler de her zaman daha iyi çalışırlar. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 416
Kayıt tarihi
: 09.02.11
 
 

Uzun yıllardır çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren yerli ve yabancı firmalarda yönetici olarak çal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster