Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
404
 

Yöneticiniz ruh sağlığınızı etkiliyor mu? (II)

Yöneticiniz ruh sağlığınızı etkiliyor mu? (II)
 

Bir önceki yazımızda, hiyerarşik acziyet kavramını farklı bir açıdan inceleyeceğimizi belirtmiştik.

Bugünkü yazımızda kavramı biraz açacağız ve bundan faydalanmaya çalışan yöneticiler üzerinde duracağız.

Hiyerarşik acziyet; bir çalışanın, yöneticisinin kendisine karşı yönelttiği haklı ya da haksız bir aksiyona, hiyerarşik konumu gereği gerekli reaksiyonu verememesi, aciz ya da etkisiz kalmasıdır. Yâni, örgütlerde üstü tarafından maruz bırakıldığı bir davranışa gerekli tepkiyi verememesidir.

Dikkat edelim; üst tarafından astına yönelik geliştirilen olumsuz bir tepki ya da eleştiri, hakkaniyet sınırlarını zorlamıyorsa ve hassaten kişisel bir savaşa ya da ego tatminine yönelik değilse, kurum içi disiplinin devamı için bir bakıma da zorunludur.

Diğer bir deyişle; bir işletmede hiyerarşik acziyet olmalı ve ast, bu sebeple üstüne karşı bir adım geride bulunması gerektiğini bilmelidir.

Sorun, astın sahip olması gereken bu hiyerarşik acziyetin, üstü tarafından kötüye kullanılması durumunda ortaya çıkmaktadır.

Astın sahip olduğu hiyerarşik acziyet, üstü tarafından iki şekilde kötüye kullanılabilir.

Birinci durumda, yani astın sahip olduğu hiyerarşik acziyetin yöneticisi tarafından aktif kötüye kullanımında, bir yönetici, maiyetinde çalışanlarına karşı gelişigüzel davranır ve keyfi baskı uygular. Onları taciz bile edebilir.

Yanında çalışanları haksız yere azarlayan, onlarla lüzumsuz gerginlikler yaşayan, sözgelimi onların özlük haklarını kullanmalarında zorluklar çıkaran vasatın altındaki kalitedeki yöneticilerin bu davranışlarının altında yatan önemli sebeplerden birinin, yöneticinin kişisel sorunları olduğu gerçeği, günümüzde artık herkesçe bilinmektedir.

Aktif kötüye kullanımın tersine, bir de, astın sahip olduğu hiyerarşik acziyetin, yöneticisi tarafından pasif kötüye kullanılması durumu vardır.

Bu ikinci durumda da yönetici, yanında çalışanı yine ezmekte ve ona psikolojik baskı uygulamaktadır ancak bu sefer yöntem değişmiş ve yönetici bunu pasif süreçte gerçekleştirmiştir.

Açalım.

Hipotetik olarak üç kişiden oluşan bir hiyerarşik yapı olsun. Ast, üst ve en üst.

İşte bu üçlü yapıda, astın üstüne karşı hiyerarşik ilişki kurallarını ihlâl edecek ve saygı sınırlarını zorlayacak şekilde sistemli bir şekilde tavır geliştirmesine, her ikisinden de daha üst olan yönetici tarafından göz yumuluyorsa, bahsi geçen tabloya sessiz kalan bu en üst yönetici samimi değildir.

Çünkü en tepedeki birisi olarak, altında çalışan üst konumundaki kişinin, en alttaki çalışanca yıpratılmasına müsaade etmiştir.

Yaşanan tabloya hiç müdahale etmemiş, bilinçli olarak pasif kalmış ve ataleti sonucunda, kendi altındakini, onun da altında bir çalışana karşı sindirmiştir.

İster aktif ister pasif olsun, hiyerarşik acziyet söz konusu olduğunda, adalet ve hakkaniyet sınırlarını zorlayan davranışlarda bulunulmasının, temelde yöneticinin kendisine olan güven eksikliği ile ilintili olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır.

Ayrıca bu tutumlar, çalışanları demoralize edecek ve bazen ruh sağlıklarını bazen de çalışma verimliliklerini olumsuz etkileyebilecektir.

Hülâsa; hiyerarşik acziyetin kötüye kullanımı hiyerarşik anarşiyi doğurabilecektir.

Sabrın sonu ile

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çalışma hayatım boyunca en çok kadın amirlerden çektim. Hatta hiç çekmedim onlardan çektiğim kadar. Erkeklerle çalıştığımda hiç sorun yaşamadım ve hala yıllar geçmiş olmasına rağmen en sevdiğim dostlar listesinde ön sıradalar. İşsizler ordusunun bir neferi olarak, ' gel çalış, ama amirin kadın olacak ' deseler üç kere düşünür öyle karar verirdim...Bayan arkadaşlar, hiç öyle bakmayın, bu söylediklerim gerçek...Sevgiler, kendine iyi bak.

Esma KAHRAMAN 
 11.05.2008 21:19
Cevap :
Valla, söylediklerin ayan beyan ortada. Hanımlar bana saldırmasında...Belli ki çok sıkılmışsın, seni anlamamak ne mümkün:)  11.05.2008 22:59
 

Eh ne yapalım , madem ikincisini bekliyorduk bu yazının okuyacağız artık . ;) Henüz çiçeği burnundan düşmemiş yeni bir mezun olarak bankaya girmişim .Şefim , çöpe atılacak kağıtları buruşturup önüme koyma gibi sindirme politikaları izliyor . Bende bu hiyerarşik acziyetimle , onun ruhsal problemleri olan bir şef olduğunu saygıyla (!) düşünüyorum . Amaa müfettişlerin teşhisi farklı . Şefim kısa sürede merkez şube müdürü oluveriyor . Ruhsal problemli olmak hayli prim getiriyor , diye bir kanıya kapılıyorum bende .

Münevver Saral 
 31.12.2007 14:34
Cevap :
amanın,sen hem de bir banka şubesinde isen durum daha da ciddi. Allah muhafaza öyle bir ortamda açık maçık verirsin. Her mesleğin zorlukları var ancak bankacılığın özel bir zorluğu olduğu muhakkak. Ruhsal problemli olmak prim getiriyor mu dersen, galiba evet:)  31.12.2007 19:39
 

yazdıklarına katılıyorum ve bana sorarsan yöneticin ruh sağlığını bozuyor mu diye... Yok öyle bişiy asla:))) Mutlu olmamın yegane sebebi:) Sevgiler

Ozlem Ozkulak 
 31.12.2007 12:17
Cevap :
Ne mutlu sana sevgili özlem. yöneticine selâm söyle diyeceğim geldi:)...  31.12.2007 12:33
 

Hani konu ile ilgili bir önceki yazında memeleri sanırım 110 falan olan bir resim kullanmıştın ya; ben hala o resimde takılı kalmışım meğerse. Yazının giriş paragrafında da konuyu biraz daha açalım deyince ben de sandım hatun bikinisinin üstünü de fora edecek. Öyle bekliyordun yani:) Fakat göğüslerden sonra bu defada 150-200 cm boyutunda bir hatun resmi görünce şaşırdım ve galiba Baverin bunlarla bir alıp veremediği var dedim. Ben de dersi kaynatmaya çalışan haylaz çocuklar gibiyim değil mi:)) Neyse. Güzel bir konuyu gayet güzel irdelemişsin. Eline koluna sağlık. Ha bu arada keşke burada olsaydın diyorum. Benim ufaklığın bütün dersleri beş bir matematik kötü. Karne yine beş olsa da. Deneme sınavlarında matematikten çöküyor kerata. Dedim ya keşke senin gibi, yani zehir gibi bir öğretmeni olsa. Destan yazdım yine bak. Bana aylık maaş bağlamalısın aslında:))

Ayrıntıda gezinmek 
 31.12.2007 2:53
Cevap :
Yaaa Aynurcuğum, bilirsin, dam üstünde un eler, tombul tombul memeler.:) Bir de başkaldırıyorlar ki, işte kavuşmuyor düğmeler..Bak kimmiş konuyu kaynatan haaaa:)**Keşke senin delikanlı burada olsa da onu dershanemize alsak..En azından liseye kadar fırsat buldukça anlatırdık birşeyler,lisede zaten daimi öğrencimiz olurdu.**Görüşmek üzeree  31.12.2007 12:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1369
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1857
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik (1992) Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Mak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster