Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Eylül '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
8899
 

Yönetimde yatak ve dikey hiyerarşik yapılanma

Yönetimde yatak ve dikey hiyerarşik yapılanma
 

Ayın her zaman bize tek yüzü dönüktür. Arkada kalan yüzünü hiç birimiz henüz görmedik... Hayatında, bize acaba hep tek yönü dönük olsa nasıl olurdu diye düşündüm...

Hep ana caddelerde sürse yaşam, arka sokakların puslu, izbe, dağınık rutubetli ve tedirgin eden yollarına sapmadan aksa hayat...O zaman nasıl deneyimler yaşardık, az çok tahmin etmek mümkün...Mutlu olmak için arayışımız tükenmek, doymak bilmez bir mertebeye ulaşırdı...

Bunun uğruna harcanan çaba; güneşli bir pazar sabahında, Boğaza karşı bir bankta taze çıtır çıtır bir simit ve bir bardak yeni demlenmiş tavşan kanı çayı martı sesleri eşliğinde yudumlamakla tatmin olamazdı...

Hayata baktığınız pencere ne kadar yüksek bir binadaysa, gördüğünüz manzara o denli geniş bir perspektife sahip oluyor. Maddi imkaanlar arttıkça şehrin en yüksek göktelenin tepesinden milyonlrca insanın yaşadığı şehre hakim olacak bir konumdan etrafı gözlemleyebilme şansına da sahip oluyorsunuz...

Görmeyi dilediğiniz her şey önünüzde...
Fakat ayrıntı namına hemen hemen hiç bir şeye sahip değilsiniz...

Ancak daha alçaktan bakabilenin görebileceği veya o binaların içinde yaşayanların bilebileceği hiç bir özel ayrıntı, tepeden bakarken göreceğiniz binlerce binanın hiç bir odasından size ulaşmayacaktır. Orada solunan havanın ne olduğuna dair, hiç bir fikir vermeyecektir...

Uzun yıllar boyunca, çalıştığım bir çok büyük ölçekli şirketin üst kademesinde yer alan yöneticinin, bu problemle yüzyüze kaldığına tanık oldum... Yönetim kadrosunda, piramidin en üst kısmında yer alan kişilerin yükselme süreçleri boyunca, dikey hiyerarşinin egemen olduğu yönetim tarzının geriği statükocu idare anlayışını benimsemelerinin nihayetinde gelinen mertebeden, manzaraları bulundukları irtifa ile doğru orantılı olarak geniş, ancak bir o kadarda yüzeysel kalmaktadır...

Alt kadrolarıyla bağı zayıflayan tepe yönetimin stresi, yükseldikleri noktada durabilmek için üzerlerine basarak tırmandıkları basamaklardaki kadronun ayak oyunlarına kurban gitmek olduğundan, çoğunlukla yukarılara tırmanıldıkça iç basınçta beraberinde o oranda artmaktadır...

Bunun, gerek söz konusu pozisyonun görev ve sorumlulukları göz önüne aldındığında, gerekse kişisel ilişkiler anlamında sağlıklı sonuçlar doğurması ise tabi ki, beklenemez...

Bu söz konusu yönetimsel yapının; gerek şirketin asli faaliyetlerini yürütmede(örneğin karlılık, verimlilik gibi) ve gerekse personel memnuniyeti söz konusu olduğunda orta ve uzun vadede sakıncalara sahip olduğunu düşünüyorum...

Burada benim kişisel tercih ve önerim basamaklı piramit tarzı hiyerarşik yapının (dikey hiyerarşi) yatay hiyerarşi kademeli olarak geçişini sağlamak yolunda olacaktır...

Yatak hiyerarşik yapının avantajlarından bir kaçından kısaca söz etemk gerekirse; Bilgi akışının şefaflaşması ve hızlanmasıyla beraber gerek karar verme mekanizmasının daha pratik işleyişi, gerekse basmaklı modelin dönüşmesiyle beraber, omuzlarına binen yükün ortadan kalmasıyla söz konusu piramidal yapının alt basamaklarında görev yapan kadronun motivasyonu artacaktır. Hız ve verimliliğin artışı; zincirleme reaksyondaki tepkime mantığıyla işleyecek ve bu aşamaya gelindiğinde karlılık otomatik olarak yükselme trendine girecektir...

Basamakli pramidal yapısal hiyerarşide, dengelenmemiş gerilimler (vektörel bileşkesi herzaman sıfırdan farklıdır) mevcut olduğundan işin, bu durum elemanlar arası gerginlik olarak tezahür edecek ve üst yönetim sürekli olarak bu gerginlikleri dengelemek zorunda kalacaktır. Soranlara da, bu durumdan şikayet edecektir.
Halbuki bu durum sadece eşyanın tabiatı gereği,"Dengelenmemiş gerilimlerin tezahürüdür..."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 267
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 1553
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Burada ne mi var? 45 Dünya yılı önce başlayan farkındalık yolculuğumun, "Ayna" ma düşen yansımaları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster