Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '06

     
    Kategori
    Basın Yayın / Medya
    Okunma Sayısı
    371
     

    Yorum - Makale

    AKP erken seçime gitmediğine pişman olacak...

    19 Eylül’de TBMM’ni olağanüstü toplayan AKP önce Vakıflar ve Özel Öğretim Eğitim Yasası’nda geri adım attı. Ardından da tarım sektörünü yakından ilgilendiren ve AB’nin isteğiyle Meclise sevk edilen Tohumculuk Yasa Tasarısı görüşmelerini 26 Eylül’e erteletti.

    Meclis’te grubu bulunan CHP, Anavatan ve DYP erteleme kararının ardından yaptıkları basın toplantılarında, ‘Tarım politikaları iflas eden hükümetin, eleştirilere göğüs geremediğini için Meclis’ten kaçtığını’ öne sürdüler.

    Vakıflar ve Özel Öğretim Eğitim Yasa Tasarısı’nda ise, AKP’lileri CHP uyandırdı. Yasanın Lozan’ı deldiğini ve bu haliyle geçmesi durumunda çok ağır siyasi ve tarihi sorumluklar doğuracağı konusunda CHP’nin uyarılarını dikkate alan AKP’li vekiller oy verdikleri için pişman oldukları yasayı son oylamada ertelettiler.

    Meclis’te bu durum yaşanırken, KKTC’deki Hükümet krizi AKP’yi sıkıntıya soktu.

    Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı’nın BM’nin küresel terörü destekleyenler listesinde yer alan Yasin El Kadı hakkındaki itirazından vazgeçmesi ABD ve BM tarafından tepkiyle karşılandı.

    Hükümetin tutarsız ve çelişkili tavrı Türkiye’yi azarlamayı alışkanlık haline getiren çevrelere cesaret veriyor. Tıpkı AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Kretschmer’in TSK’yı hedef alan açıklaması gibi. Bugüne kadar yaptığı benzer açıklamalarda hükümetten tepki görmeyen Kretschmer bu kez de, ‘TSK’yı yasal ve kurumsal düzene saygı göstermemekle’ suçlayacak kadar ileri gitti.

    Yurtiçinde yaşanan gelişmelerde son derece ilgi çekici ve vahim. AKP’li milletvekilleri, bakanlar hatta başbakan gittikleri yerlerde ya protesto ediliyor yada saldırıya uğruyorlar. Hiç birimizin tasvip etmediği bu durum kaygı verici bir hal almaya başladı. Eyüp Fatsa’nın kendi memleketinde partililerinin de aralarında bulunduğu bir grup tarafından saldırıya uğraması üzücü ve düşündürücüdür. Aynı günlerde Sağlık Bakanı Akdağ’da ‘bozuk aşı’ iddiasıyla Diyarbakır’da protesto edildi.

    Başbakan Erdoğan’da geçtiğimiz hafta içinde iki kez tepkiyle karşılaştı. İlk olarak Gaziler Günü nedeniyle gittiği TSK Rehabilitasyon Merkezi’nde gazilerden, bir gün sonra da memleketi Rize’de hemşehrilerinden tepki gördü.

    Rizeli çay üreticileri Başbakan’a “çay elimizde kaldı” diye tepki gösterdiler. Bugüne kadar Rize’de olağanüstü ilgi görmeye alışık olan Başbakan Erdoğan bu kez memleketinde de umduğunu bulamadı.

    Başbakan’ın “askerlik yan gelip yatma yeri değildir” sözü halen çok tartışılıyor ve bundan sonrada tartışılacak gibi. Son 7 ayda 100’e yakın şehit verilmesi bu sözü daha da unutulmaz kıldı. İnsanların hassasiyetlerine saygı gösterilmesini isteyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsmailağa Camii cinayetiyle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullanırken; “Burada, iki fakülte mezunu bir hoca öldürülüyor, onunla ilgili ailesine en ufak bir başsağlığı yok. Ama öbür tarafta öldüren hakkında linç girişiminde bulunulduğu, bulunulmadığı belli değil ve bunun öldürülmesiyle ilgili her türlü iftira, meşru, gayri meşru yayın yapılıyor.”

    Aynı günlerde Şırnak’ta şehit düşen iki üniversite mezunu Asteğmen Zeki Burak Okay’ın ailesini aramama gerekçelerini Başbakan CNN Türk’te bakın nasıl izah ediyordu; “Bir şehit annesine telefon açmadım, bir tanesine açtım. Yakınmalar, komutanın yakasına sarılmalar. E şimdi telefonda aynı durumla ben de karşılaşırsam bunu (şehit annesi) mu dinleyeceğim ben?"

    Cumhurbaşkanı’nın, TSK’nın, yargının, muhalefetin ve tüm duyarlı kesimlerin uyarılarına karşın irticai faaliyetler karşısında bir önlem alınmıyor. Bu durumdan cesaret alan bazı kesimler toplumun her alanında faaliyet göstermeye başladılar.

    Büyükşehirlerde can güvenliği “yok” denecek kadar azaldı. Daha dün 80 kişilik karalar giyen, maskeli ve silahlı bir grup İkitelli’de önce yol kesti sonrada müzikholleri bastı. “Pislik yuvalarını dağıtacağız” diye İstanbul’un göbeğinde slogan atan grup içki içenleri yere yatırılıp kafalarına tabanca dayayıp, ortalığı yakıp yıktı.

    Son aylarda yerel yönetimlerden gelen pis kokular etrafa iyice yayılmaya başladı. Usulsüz ihaleler, rüşvet iddiaları, adam kayırmacalar ve belediyelerdeki israflar ayyuka çıktı. Büyükşehir Belediyeleri istediği kişiye ihalesiz iş vermeye başladı.

    Yukarıdaki olayların hemen hepsi son bir ay içinde yaşanan gelişmelerin özetidir. Bu olaylar AKP’nin imajını ciddi şekilde sarstı. Türkiye’nin kararlı ve güçlü bir siyasi iradeye ihtiyaç duyduğu şu dönemde iktidar partisi AKP ne yaptığını bilmez bir vaziyette. Sudan çıkmış balık misali çırpınıp duruyor. Dışarıdan gelen baskılara direnemeyen, ülke sorunları karşısında çaresiz ve yetersiz kalan iktidar partisi giderek kamuoyu desteğini yitiriyor. Her geçen gün iktidarının aleyhine işlemeye başladı. Toplumun her kesiminden tepkiler yükseliyor. Verilen sözler ve vaatler havada kaldı. Bu durum böyle devam ederse ki edecek gibi görünüyor, AKP erken seçime gitmememin bedelini çok ağır ödeyecek. Belki de pişman olunacak ama son pişmanlık fayda etmeyecektir….

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 371
    Kayıt tarihi
    : 25.09.06
     
     

    İstanbul'da yaşıyorum, kent genelinde yayın yapan bir gazetede haber müdürü olarak çalışmaktayım. Ay..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster