Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '18

 
Kategori
İnternet
Okunma Sayısı
40
 

Yorum ve Like

Yorum ve Like
 

İnternette karşımıza çıkan kötü yorum ve like sayıları hakkındaki endişelerimiz için küçük bir yazı yazmak istedim. Derinlemesine inceleme ve analiz yapmak için değil ama bu konuda düşünürken buldum kendimi. Bu sebeple konu hakkında yazmadan edemedim.

İnternet artık çağımızın vazgeçilmez bir parçası. Instagram ve twitter günümüzün en popüler uygulamalarından bazıları. Hepimiz bir şekilde bu uygulamaları kullanıyoruz. Hala hayatına bu yenilikleri almayan ve bu durumdan memnun bir şekilde yaşayanlar da var tabii ki. Ama sadece geciktirmiş oluyorlar diye düşünüyorum. Çoluk çocuğa karıştıklarında ve bilmedikleri, hatta anlayamadıkları yenilikleri kullanan çocukları karşısında, yeterli bir ebeveyn olmakta zorlanabilirler. Veya ileride alternatif bir iş yapmak istediklerinde ve reklama ihtiyaç duyduklarında bu hesapları kullanamayacakları için pişman olabilirler. Ben bu yazıda denklemin diğer tarafında yer alan ve beni de içine alan sosyal medya kullanıcıları, hatta çılgın bağımlı olma yolunda ilerleyen, internet tutkunları hakkında yazacağım.

Internette gezinerek like almak veya güzel yorum okumak çok keyifli. Fakat sana göre yeterince güzel ama insanlara veya algoritmanın tercihlerine göre, geri planda kalan paylaşımlar yaptığında, like sayısının düşmesi sinir bozucu olabiliyor. Bu durumdan etkilenme yaş, sosyal statü, karakter, hayat tarzı gibi pek çok şeyle değişse de, herkeste bir yerden sonra, acaba paylaşım yapmak gerçekten gerekli mi diye düşündürüyor. Bu düşüncenin diğer ucunda ise like alabilmek için akla hayale gelmeyen paylaşımlar yapmak yer alıyor. Bu paylaşımlar kimi zaman vicdansızlık, kimi zaman ahlaksızlık içeriyor. Şiddet, adaletsizlik, çoğu zaman cinsiyetçi ve ayrımcı dile hizmet ediyor.

Yorum ve fikirlerin uçuştuğu bir başka paylaşım platformu Twitter. Gündemi takip etmek için çok iyi bir araç olabilecekken, gerçek hayatında takdir edilmeyi başaramamış insanlarımızın 140 karakterle havalı ve düşündürücü cümleler kurarak beğenilmeye çalıştığı bir yer halinde. Daha kötüsü bu cümleyi kuramayanların çare olarak, beğenilen veya ünlü kişilerin paylaşımları altına yorum yapıp, muhalefet ederek fark edilmeye çabalaması. Çirkin ahlak bekçiliği. Kıskançlıkların dışa vurumu. Haddini bildirme kültürü. Sevginin olmadığı her şey.

Sosyal medya kullanıyorsan bunlarla karşılaşmama gibi bir ihtimalin yok. Karşılaşıp da bunlara tepki vermemek, en azından kendi iç dünyanda bunlara karşı bir duygu, düşünce uyanmaması mümkün değil. Bu insanları tek tek bu işi yapmaktan vazgeçirmeye, ikna etmeye çalışmak ise ütopik. Ancak gerçek hayatlarında tatmin olmaları halinde, beyinlerinin ve kalplerinin, öğrenmeye ve gelişmeye açık bir şekilde meşgul olduğu bir dünya kurulursa bu işten vazgeçerler.

Galiba biz, zorlukla karşılaşan insanın zorluğu yenmekteki başarısı gibi bu kötü yorum ve like sayıları için yeni bir bakış açısı geliştirmeyi öğrenmeliyiz. Belki yakında ‘sosyal medyanın olumsuz etkilerinden temizlenin’, ‘sosyal medyadan gelen negatif etkilerden nasıl korunabilirim’ temalı eğitim paketleri ve seminer dizileri satışa çıkar. Ne dersiniz?

Aklıma bu işin başka türlüsü gelmiyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz. Başka bir yazıda buluşmak dileğiyle. Sevgiler.

Yazımı beğendiyseniz başka bir yazı için tıklayınız.

http://rumeysasariarslan.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, psikoloji literatüründe sosyal medya bağımlılığının olduğunu biliyoruz artık.Ebeveynler elde telefon, bir ortamda çocuklarından dert yanıp sohbete katmaya uğraşıyorlar.Yaş farkı bu anlamda etkili değil.İnterneti kullanım biçimi farklılaşıyor sadece o kadar.Görsellik çok etkili, draje metinler, aforizmalar... Herhangi bir haberin, müziğin, filmin altındaki yorumlar hepsinin önüne geçiyor. Çoğu kez haberin trajedisi ya da tartışılması gereken şey etkisizleşiyor.Sonsuz bir dikkat dağınıklığında yaşayıp gidiyoruz.Geçen, Rusya'da galiba, ölen gencecik bir kız, telefonunu çok sevdiğinden mezar taşına birebir örneği yapıldığını geçti ajanslar. Ne onunla ne onsuz bir sevda işte. Güzel derlemişsiniz. Uzun ettim.:) Selamlar.

üç nokta 
 29.09.2018 13:33
Cevap :
Çok haklısınız... Bu güzel yorum için teşekkür ederim:) insan düşüncelerini paylaştıkça, anladıkça-anlaşıldıkça daha iyi hissediyor. Sosyal medyada durumumuz bu maalesef, inşallah sonumuz hayır olsun diyelim. Selamlar  07.11.2018 2:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 45
Kayıt tarihi
: 17.05.18
 
 

Merhaba,  Hayatımızın çoğunu bir sis perdesi ardından yaşıyoruz. Kişisel aydınlanmamızı yaşayacak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster