Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Nisan '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
9637
 

Yoruma muhtaç

Yoruma muhtaç
 

“çünkü bunu yaparsam babamın gözlerinin içine bakamam. Bundan da öte, babamın yalancı biriyle yaşamasına dayanamam!..”


Değerli okurlar bu hafta sonu yazımda, yaşantımızda her zaman karşılaşabileceğimiz kıssalara yer verdim. Yorumlarını yapmak istemedim. Hisselerini siz bulun diye düşündüm.

Hepinizin bildiği bir hikâyedir;

Cenaze namazını kıldıracak imam bulunamayınca, bir grup cemaat, başındaki sarığa bakarak Bekri Mustafa’ya gelmişler:

—Cenaze ortada kaldı, bize bir cenaze namazı kıldır da defnedelim mevtayı.

Bekri Mustafa“olmaz” falan demişse de, çok ısrar etmişler.

Bekri, elinden geldiği kadarıyla cenaze namazını kıldırmış.

Mevta tam omuzlara alınacakken de ağzını tabuta yanaştırıp bir şeyler fısıldamış.

Birisi "Hocam, ne dediniz mevtaya” diye sorunca Bekri cevap vermiş:

“Mevtaya dedim ki, eğer sana öteki dünyada bu dünyanın ahvalinden sual edecek olurlarsa, onlara Bekri Mustafa imam oldu dersin, onlar dünyanın ne halde olduğunu anlarlar artık.”

                                                        ***

Cam yıkayıcı çocuk, sabah akşam “Bizim üniversitelerimizde başörtüsü diye bir sorun yoktur. Kızlarımız başını açıp huzur içinde derslere giriyor diyen bir rektöre arabasının kirden görünmeyen camlarını göstererek “Sileyim mi efendim” demiş.

Rektör “İstemem, camlar temiz” deyince, çocuk ikinci bir öneri getirmiş:

“O halde izin verin de, gözlüklerinizi sileyim!”

                                                          ***

Abdullah CevdetShakspeare’den çevirdiği Hamlet’i imzalayarak Neyzen Tevfik’e hediye eder.

Neyzen, bir gün Kadıköy’den karşıya geçecektir, ama çoğu zaman olduğu gibi gene meteliksizdir.

Hamlet’i, Fenerbahçe’de 5 kuruşa satarak vapur parasını çıkarır.

Onun bu hali,  tanıyanlarını üzmüştür.

Birisi, “Ah Neyzen ah, gene meteliksizsin galiba!” deyince, Neyzen şöyle der:

“Ne yapalım, Allah mekândan münezzehtir, ben de metelikten.”

                                                 ***

Hep hikmetli konuşan Lokman Hekim’in derisi siyah, dudakları da kalınmış.

Değerli sözlerini duyarak hayranı olan biri bir gün bakmış ki hayalinde büyüttüğü Lokman, siyah yüzlü, kalın dudaklı biri.

Şaşkınlıkla yüzüne bakarken Lokman Hekim, adamın içinden geçenleri sezmiş olacak ki, şöyle çıkışmış:

– Birader, neden öyle şaşkın bakıyorsun? Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?

                                                        ***

Bir baba Park'ta çocuklarının oyunlarını seyrediyordu.

Gitme zamanı geldiğinde kendi çocuklarıyla birlikte oynayan bir çocuğu lunaparka götürmek istedi...

Çocuk "gidemem efendim teşekkür ederim!" dedi, “belki babam razı olmaz!”

Adam "babana söylemezsen onun haberi olmaz!" dedi.

Çocuk "yine de gidemem!" diye ısrar etti.

"neden?" diye sordu adam.

Çocuğun cevabı çok manidardı: “çünkü bunu yaparsam babamın gözlerinin içine bakamam. Bundan da öte, babamın yalancı biriyle yaşamasına dayanamam!..”

Hoş çakalın! Sizlere keyifli bir tatil günü diliyorum sevgili okurlar!

 

Ahmed F. Yüksel

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bütün öyküler harika. Ama benim favorim: Bekri Mustafa ile ilgili olan. Çok komik ama düşündürücü, ve her devre de uyacaktır eminim.. Özellikle bu son yıllarda artmış durumda, dikkatli olmak lazım..

Yunus Emre Başbuğ 
 18.05.2014 21:44
 

Entellektuel bit pazari haline gelmis blog sayfalari arasinda dusunce dunyamizin kapilarini aralayan ,gercek ve dogru bilgi olan, "bugun acaba ne yazmis sn.Yuksel"diye merak ettiren , sasirtan , sukrettiren, bilgi coplugu icinde acan gul mahiyetindeki, karsilik beklemeden yazdiginiz yazilariniz icin cok tesekkurler sn Yuksel.. Sizin dusunce sisteminizden anladigim kadariyla, " hayati yorum yapmadan izlemek gerek " kamil insan olmak icin..bu nedenle yazdiklarim yorum degil,sukur ve tesekkurdur..saygilar..

Nil Goksun 
 01.05.2012 14:30
 

Öğrene öğrene bilgi yığınına döndük de ne oldu? İsim vererek yazdığım bir yazının sonunu ""BİREYSEL BÜTÜNLÜĞE" ERİŞEMEYENLERİN, SADECE KENDİLERİNE DEĞİL, TOPLUMUNA DA SAĞLAYACAK FAZLA BİR KATKILARI OLAMAZ" diye bitirdim diye, MG yazımı BLOGE etti... Şimdi ben bu MG'nin gözlerine utançtan bakmaya dayanamadığım için yazı da yazamıyorum. "Yapılanların yapanların yanında kâr kalmasına izin verilirse, gerçekler yerine hayallerle yaşayan bir toplum oluştururuz." "Örnek olmaktansa örnek vere vere bilgi çuvalına döndük, zaman zaman başımıza geçirilen bu çuvalı kanıksar olmamızın sebebi budur"... Diyesim şu ki, Sayın hocam, gerçekleri "rencide olur" adına gizledikçe, varacağımız yer 'çuval içi'dir; yani, anlayacağınız, düzensizliğin "düzen" olarak algılandığı bir toplumda, KURU DALLARDIR TUTTUĞUMUZ KURU AĞAÇLAR ARASINDA, sadece... şen ve esen kalınız.

Alaettin Morgül 
 29.04.2012 22:38
 

Sn Yüksel, Milliyet Blog interaktif bir yazım ortamıdır, sadece yazılarınızı gönderip savunduğunuz düşünce sisteminin yaygınlaştırılması amacı burada pek rağbet görmez, ama her fikre ve düşünceye saygı vardır. Ancak yorum isteyebilmeniz için, diğer yazıları da okuyup yorumlamanızı da ben size tavsiye ederim. Görüyorum ki bir adet bile bir başka yazıya yorum yapmışlığınız yok. İçeriklerinizdeki düşünce sisteminiz itibari ile okuyanınız ya da okumadan tıklayanınız) çok olabilir ancak bir yazı yorumları ile bir bütündür... Zaten siz de yazınızı "yoruma muhtaç" olarak nitelendirip, hisseleri okurunun yorumuna bırakmışsınız. Umarım siz de benim yorumumdan bir hisse çıkartabilirsiniz..."Almadan vermek sadece Allah'a mahsustur. Yalnız Allah'ın karşılıksız verdiğine, O'nun bitip tükenmez bir hazineye sahip olduğuna, hiçbir şeye ihtiyacı olmadığına inanılmıştır"... değil mi! ...sizin de gününüz güzel olsun

Earlybird 
 29.04.2012 11:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 612
Toplam yorum
: 1989
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10230
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster