Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
755
 

Yorumsuz mutluluk…

Yorumsuz mutluluk…
 

İnternetten alıntı


Bir telaş almış hepsini; yaşlısı genci yuvarlak masa başında; kimi kaleminin ucunu kimi de gözlüğünün sapını kemiriyor.

Ne oldu bizim yeniçerilere; kılık kıyafet değiştirmekten; birbirlerini yağlayıp yıkamaktan; fırçalamaktan bitap düştüler.

Bu ne enerji… Haybeye harcanan bir güç?

Otuzüçlük bozuk plak gibi aynı noktada takılıp kaldılar.

Allah muhafaza sürmenaj olup kazan kaldırmasınlar…

Bence yeniçeriler: Yorum Hatun ile Tık Hatun’a âşıklar; paylaşamıyorlar.

Sistemi kontrol ettiniz mi?

Ettik ama bir nane bulamadık.

Biz zaten nane aramıyoruz. Ondan bizde bol bol var.

Doyumsuz yeniçeriler demek; topluca göç; ambargo ve boykot demek, isyanları bize pahalıya mal olur.

Yuvarlak masa başında gözlüğünün sapını kemiren derin bir nefes aldıktan sonra yumruğunu masaya vurur.

Sürahi sağa sola yalpalar ama içindeki suyuna sahip çıkar.

“Buldum” der…

“Yorum hanesini yok etmek” Yorum pek cilveli olmaya başladı. Yeniçerileri baştan çıkarıyor.

Yuvarlak masa başında kalemini dişleriyle cezalandıran: “ TIK” tıkı da unutmayalım. O da en az “Yorum” kadar cazibeli ve kışkırtıcı. Yeniçeriler bunların müptelası oldular. Gerçi şimdilik kendi aralarında kazan kaldırıyorlar ama belli mi olur.

Bence; yorum tık sitemizden gitmeli; rakip takıma onları satabiliriz. Birazda orasını karıştırsınlar.

Hangi rakip?

Ne zamandır bizim rakibimiz var kalemtıraş kardeş?

Yuvarlak masa başında en geniş koltukta oturan; masaya yumruk vurma hakkına sahip olan nihayet son kararını bildirir.

“Başkâtip yaz! Bundan böyle her yeniçeriye; günde iki öğün yorum verilecek ve günde on kez tıklanacak.

Tıklanma işleminde bir sıkıntı zuhur etmez.

Öğün meselesine gelince titizlik isterim. Sizler işin erbabısınız, mekteplisiniz.

Göreyim sizi; âşıkları aç bırakmayın. Taze, besleyici olmalı yorum öğünleri… Tok olan ağlamaz kazan neyin kaldırmaz.

Mesaiye kalmanız gerekiyorsa kalacaksınız ama gönüllü olarak.

Ha yapamayız derseniz sizleri zorlayamam.

Üstadımız Kalemtıraş’ın teklifini uygularız.

Yorum ve Tıkı ikinci küme takımlarından birine uygun bir fiyata veririz.

Anlaştık.

Hadi öyleyse, oylamaya geçelim.

30 Haziran 2011 Perşembe

Alev Meisel

Hoşça kal Berlin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Birileri haddini mi aşmış? Tez sorgulana... İslâmbol'un pardon İstanbul'un önemli, yerlerini arşınlayıp yazmaya çalışırken, internetin en medeni semtte olmayışının beni çileden çıkardığı yetmiyormuş gibi, gıyabımda sanat-edebî-bilgi yüklü yorumlar dedikoduya mı dönüşmüş? MB'da bunlar olmamalı... Esenlik yüklü selamlar, sevgiler...

Ayten Dirier 
 06.07.2011 1:53
Cevap :
Siz: Burada olun olmayın, haddimizi aşmak: Söz konusu olamaz. Gıyabınızda? Ben şahit olmadım. Merak buyurmayın. Arkadaşlar derleyip toparlamaya çalışıyorlar. İstanbul'un keyfini çıkarmanıza sevindim. İstanbullu yazanlar size kucaklarını açmışlardır. Sabiha Rana Hanımefendiyle görüşmek kısmet oldu mu? Oğlumuz yeni işinde mutlu mu? Umarım herşey yolunda gidiyordur. İyi güzel haberlerinizi bekliyoruz. Ben geçtiğimiz pazar günü Berlin'den döndüm. Kısmet olsun görüşelim. Katkınız mutlu etti. Teşekkürler selamlar saygılar.  06.07.2011 13:48
 

Siz başka açıdan, Sevgili Can Mehmet'de bir başka açıdan öyle güzel özetlemişler ki konuyu gerisi can sağlığı diyorum.. Size sevgim saygımla..

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün 
 04.07.2011 11:41
Cevap :
Merhabalar; karınca kararınca katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Gerekli mi? Evet; hem de çok...Kendimizi kontrol edebilme açısından büyük önem taşıyor. Oldukça zorlu bir iş...Bir guruba dahil olunduğunda; sadece seyirci kalmak; o topluluğun ciddiye alınmadığı izlemini bırakır. O zaman adama sorarlar "ne işin var senin burada" Güzel günlerin hatırına susmak... Güzel günler için susmak...Yeri geldiğinde fikrini zikretmek...Katkınız mutlu etti Sultanım; sevgiler selamlar.  04.07.2011 14:04
 

Değerli Alev Meisel, Ortam bünyesinde yetişkin insanları barındırmaktadır. Yazı ve yorumların, "Hukuken (ahlak kuralları zaten hakgetire!) bir sıkıntılı durum oluşmaması için denetlenmesi gereğini" samimi bulmuyor ve inanmıyoruz. İnandığımız ilgililerin, içeriği, halkı inandıkları çizgide dizayn arzusudur. Düşünce ve ifade özgürlüğü olan bir ülkede, büyük çoğunluğu yüksekokul öğrenimi görmüşlerin nesini denetleyeceksiniz? Bırakınız yazsınlar, bırakınız (affınızla) kussunlar! Yazılan her yorum ve cevabı, yazanı bağlamaktadır. Ve isteğe, şarta bağlı olmadan anında yayınlanmalıdır. İnternet ortamında haberlerin altındaki yorumları okuyanlar bilirler, istendiği zaman hükümete veya muhalefete hertürlü küfür ve hakaret içerikli yorumlar yayınlanmaktadır. Özetle, ülke ortalamasının üzerinde bir kalite çizgisine sahip kişiler denetlenmemelidir. Bir sorumluluk oluştuğunda, yazılanlar bilinçli olarak yapıldığı için karşılığı görülmelidir. Samimiyet olmayınca olmuyor. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 01.07.2011 12:46
Cevap :
Merhaba Canmehmet Bey, ne güzel özetlemişsiniz...Samimiyet olmayınca olmuyor. İnternet hayatımıza girdi gireli açıldık saçıldık; unutulmaması gerekenleri unuttuk...Bilgi dünyası ayaklarımızın altına serildikçe; hatır saygı kaybolmaya yüz tuttu. Yasaklar taraftarı değilim. Bizleri bizden başkası kendine getiremez onu da biliyorum. Gördüğünüz gibi arada sırada "yeter" demek sanki iyi geliyor. Yüce: Yarı cahaletin eline düşürüp esir etmesin. Deyip; gittiği yere kadar...Değerli yorumunuz ve telkinleriniz için teşekkürler. Selamlar saygılar.  02.07.2011 19:39
 

Bir yiğide çıkmış Berlin'den meydane... Ama nerde dürdane?.. Kalemtraş ve Angara da iki tane merdane... Ve bitmek bilmez bir traş... / Sevgiyle, dostça selamlarımla.

zeki etferat 
 30.06.2011 11:39
Cevap :
Hoşgelmişler; buyursunlar... Ben de Zeki Bey kimbilir nerelerde diye düşünüp duruyordum. Bitmeyen senfoni çok haklısınız. Kuru gürültü; biraz toz biraz duman... Yemini billah edemem ama biz bu kadarız işte... Zekasına güvenen tembel çocuklar. Ödevlerimizi yapmak yerine mazaret uydururuz. Bir gün biz de... o zamanda tadımızdan yenilmez olacağız. Allah hepimize o günleri görmeyi nasip eyler inşallah... Teşekkürler, saygılar sevgiler.  30.06.2011 21:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster