Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
716
 

YSK’nın vetosu, BDP’ye muhteşem bir reklam oldu

YSK’nın vetosu, BDP’ye muhteşem bir reklam oldu
 

Demokrasi iki ileri bir geri, mehter marşı ile yürümeye devam ediyor. Tortulanmış ve katı bir balçık haline gelmiş vesayet sistemini, birey odaklı değil devlet merkezli yapılandırılmış bir sistemi zamanın ruhuna adapte etmek, evrensel demokrasinin kurallarını işlerliğe kavuşturmak hiçte kolay değil…üstelik Türkiye gibi ne sosyal ne de siyasal alt yapısı henüz oturmamış bir ülkede.

YSK, bir yargı kuruluşu…Bağımsız Kürt milletvekili adaylarını veto etti, adaylıkları bir kanun maddesine göre bir anda iptal edebildi. Yüzde on seçim barajı nedeni ile meclise girmesi mümkün görünmeyen ve bu yüzden bağımsız olarak öne sürülen adayların kesinleşmiş terör suçları nedeniyle milletvekili olamayacağını bildiriyor.

Kanuna göre karar doğru…ancak hukuka göre yorumlandığında, mevzuatlar ve geçmişteki uygulamalara bakıldığında, suçu sabitleşmiş ve hapis cezası almış olmasına rağmen meclise girmiş milletvekilleri yok mu? Üstelik adaylığı iptal edilenlerden bazıları daha önce milletvekilliği yaptı.

İptaller “kanuna uygun ama hukuka aykırı” gibi bir sonuç çıkıyor ki bu da mecvut yargı sistemimizin “duruma göre” karar aldığının en son örneği.

Tepkiler üzerine “memnu hakların iadesine ilişkin” mevzuat akla geliyor ve bu belgenin ibrazı ile milletvekili adaylıklarının kabul edilebileceği belirtiliyor. İptal kararından önce bu belgeler istenemez miydi?

Ciddi bir devlet ve yargı sisteminde bu tip olaylar olabilir mi? Olmamalı ama burası Türkiye diyorsunuz. Yargı sistemi kendini böyle böyle yıprattı. Bireyin değil, devletin yargı sistemi olunca her konu devlete göre yorumlanıyor, birey hak ve özgürlüklerine ilişkin olarak değil.

İşte vesayet sistemini demokrasinin doğal işleyişine çekmek bu nedenle çok zor. Kanun emrediyor ancak mevzuatlar siyasetin gidişatına göre yorumlanıyor! Mevzuatları özgürlükçü zihniyet ile yorumlamadığınız sürece, devletin kendine göre demokrasi anlayışı ile ancak iki ileri bir geri gidiliyor. Katedilmesi gereken yol da haliye uzuyor. 80 yıldır hala aynı yolu yürüyoruz!

Türkiye’de hukun temeli sadece devleti ayakta tutmaya yetiyor, insanı değil...İşte bunun için acilen özgürlükçü ve birey odaklı bir anayasaya ihtiyaç var.

BDP ise milyonlarca lira harcasa yapamayacağı reklamı, YSK sayesinde yapmış oldu. Tıpkı AK Partinin 367 rezaleti sonrasında rüzgarı kendi yönüne çevirmesi gibi bir fırsatı yakaladı. Bir anda “dağ hevesi” depreşti, “madem ovada siyasete izin verilmiyor” havasına anında girdiler.

Kesinlikle BDP’ye destek olunmalı, vatandaşın tercih hakkını engelleyenlere demokratik tepki verilmelidir. Ak Parti işine gelmediğinde “yargı kararıdır” diyerek işin içinden sıyrılamaz. “Büyük Türkiye” vadediyorsanız önce demokrasi!

YSK’nın bu kararı ve iktidarın bu karar karşındaki tutumu Kürt sorunu için yeni bir turnosol etkisidir. Kürt sorunu vardır, bu sorunu “kürt kardeşlerin meselelerine” indirgeyen bakış açısının hemen ardından devreye giren YSK kararı ise şaibeye elbette yol açacaktır.

Seçimlerin meşruiyetine gölge düşürmeye çalışanlara, Kürt sorunun çözülmemesi için Türkiye’nin önünü her fırsatta tıkayanlara, tüm bu ciddiyetsizliklere ve saçmalıklarla tepki gösterirsek, demokrasi mehter yürüşü olmaktan çıkabilecek ve yol daha hızlı katedilebilecektir.

Adaylıkları engellenenler, “memnu hakların iadesine ilişkin” belgeyi ibraz ederek adaylıklarını kabul ettirseler dahi YSK'nın ciddiyetine büyük bir gölge düşmüş oldu.

Bu anlamda YSK’nın kararını ciddiyetsiz ve AK Parti’nin konuya yaklaşımını da yetersiz buluyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

YSK'nın aldığı bu karar ülkemin gündemine atılmış bir atom bombası değil de nedir? İnsanların seçme ve seçilme haklarına zeval gelmeyecek bir çözüm bulunur İnşaallah... YSK'nın 2005 ve sonrası yapılan değişiklikleri dikkate almadığı da gün yüzünü çıkmış bulunmakta. İnsanın sorası geliyor; "Bu kararı alan YSK üyeleri başka bir güneş sisteminde mi yaşıyor?" Seçim seçim dedikleri nedir ki, insan istediğini seçemedikten sonra... Adaylıkları reddedilenlerin tekrar adaylıklarını kazanacaklarına (bir şekilde bir çözümü bulunarak) inanıyorum. Peki o zaman sormazlarmı insancıklar (!) bu yaşananlar neydi diye... Kaleminize sağlık... Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 20.04.2011 10:41
Cevap :
Kesinlikle başka bir güneş sisteminde yaşıyorlar:) şimdi veto kararından dönüş yapacaklar, buna eminim ancak bir kere ok yaydan çıkmış oldu, Bundan sonra YSK nın ciddiyetine ve aklına gölge düşmüş olacak ve seçimler sonrasında bu konu, 367 rezaleti gibi dönüp dolaşıp ayaklarına bulaşacaktır...yeni anayasa bakalım ne getirecek, iktidar yendien bir u dönüş yapmaz ve yeni anayasa için kolları sıvarsa tabii ki...değerli yorumunuz için teşekküler, sevgiler  21.04.2011 8:07
 

madem bu yasaları evrenselleştirmek hukuka uygun hale getirmek zor referandumda onaylanan ileri demokratik paket nedir..?seçimden kısa bir süre önce alel acele yüksek yargının yapısını değiştiren ama seçim yasasına ve dokunulmazlık konularına değinmeyen bir paket neden sivil anayasa olarak sunuldu..?bu pakete seçim yasasıve dokunulmazlıklarla ilgili maddelerin konulmamasını eleştirenlere bunlar parlementoda da değiştirilebilecek konulardır anayasa ile alakası yok deniliyordu neden seçimler öncesinde bunlar mecliste görüşülmedi.?.aynı konudan başbakanın da sıkıntıları olmuş o istemezükçü! deniz baykal sayesinde sorun aşılmıştı..şimdi neden olmasın ..demokratik açılımın vardığı sonuç ortada..herkafadan bir ses çıktı herkes bir şeyler söyledi de nedense hiçbir somut adım atılmadı somut birşeylerin olmadığını lafebelerine söyleyenler ise barış lkarşıtı istemezükçü ilan edildi...şimdide timsah gözyaşları akıtılıyor..umarım bu yanlıştan kısa süre de dönülür ve herkese meclis açılır..

Meltem Şahin 
 20.04.2011 10:07
Cevap :
Merhaba Meltem, "Neden" lerinde haklılık payı var. Seçim yasasının mutlaka değiştirilmesi gerekiyordu ve son anayasa değişikliğinde bu da yapılabilirdi. Ancak bu süreçlerin ne kadar zor oluğunu, toplumsal uzlaşmaya gitmenn neredeyse imkansız olduğu bir altyapı da demokrasi adına atılacak adımlar da öyle hemencecik olmuyor. Evet, iktidar partisi 8 yıldır bunların çoğunu yapabilirdi, bir kısmını yaptı bir kısmını yapmadı ya da yapamadı, bunlar eleştirlilecek noktalardır. İktidar partisi hem devlete hem bireye yakın olmak gibi bir politikayı benimsemiş ve bu politika zaman zaman U dönüşler yapmalarına ve belirli bir standart tutturamamalarına yol açıyor. İstense radikal değişimler yapılamaz mıydı, kesinlikle yapılabilirdi. YSK nın vetosu ise tamamen saçmalık.. değerli .katkın için teşekkür ederim, sevgiler  21.04.2011 8:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 476
Toplam yorum
: 2871
Toplam mesaj
: 123
Ort. okunma sayısı
: 2319
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

Çok eskidendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster