Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

05 Mart '18

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
240
 

Yüce Kitabımız Kur'an'da Cinsellik ve Kadınla İlgili Kaç Ayet Var... Allah Aşkınıza...

Yüce Kitabımız Kur'an'da Cinsellik ve Kadınla İlgili Kaç Ayet Var... Allah  Aşkınıza...
 

Kadın... Başka konu yok...


Ünlü bir bayan "Yeter artık, biri sustursun şunu" diyor ya...  Gerçekten yeter ... 

Kendi çocukları, hanımları,yakınları ne diyor bu adamlara bilemiyorum...

Ya kardeşim...  Siz gerçekten Müslüman mısınız... Yoksa güzel dinimizi , inancımızı; içinden çıkılmaz labirentler haline getirip tümden insanları "dinden imandan" etmeye niyetli tutulmuş misyoner misiniz... 

Kur'an'da  başka konu yok mu, kadından  cinsellikten başka. Ağzınızı açtınız mı kadın ve bel aşağısı...Yakınlarınızdan da mı utanmazsınız ...  Bilmiyorum ki... 

Yaşar Nuri Hoca'mız yaşasaydı , o engin bilgisi ama sabrı taşmış insanların kızgınlığı ile size; o kendine özgü üslubu ile hak ettiğiniz cevabı verirdi ... 

Ben sıradan bir vatandaş olarak Allah'ın mesajlarını anlayabildiğim yorumlayabildiğim kadarı ile okuyorum, üzerinde kafa yoruyorum, araştırıyorum. Bir çok yerinde "ama nasıl olur" dediğim yerler de oluyor... O an için cevap bulamıyorum. Sonraları bir yerlerden cevap çıkıyor karşıma... Halen cevap bulamadığım onlarcası da var.

İnanç, iman her gönülde ayrı tecelli eder, Kimi insan son deminde bulur bir lokma Güneş huzmesini... Allah indinde o bir kurtuluştur onun için. Hiç kimse bilemez, gönül ve beyin arasındaki gel/gitlerin nedenini, nasıl sonuçlanacağını...

Bırakın herkes gönlünce yaşasın dinini, hayatını...

Yaradan ne diyor peygamberine...  "Boşuna uğraşma inanmaları için, şayet ben isteseydim, yeryüzündeki her insan inanırdı..." 

Ha..." Neden böyle" diyebiliriz, sorgularız... Sonuç olarak; herkesin bir sınavı var bu üç günlük dünyada deriz, diyebiliriz. Daha derine inersek, evrenin yaratılmadan önceki zamanlara ait bilgilere girmek gerekir ki  yazının amacından sapmış olurum...

Kitabımız; yanında açık gezmenizde  - Kuran diliyle- "ziynetlerinizi göstermenizde" sakınca olmayanları sayarken , anne, kız, kardeş hatta kocaların babaları, kardeşleri diye sayıyor.  Adam anasının dizinden kolundan bahsediyor. Tam açık yazamıyorum terbiyem uygun değil zira... Onu geçtim, yorgan battaniyeye geldi sıra ...

Allah'ım aklıma mukayyet ol...  Diyor artık insanlar...

Ben öyle tahmin ediyorum ki gündemi saptırmak, özellikle kafaları karıştırmak için de bu adamlar bilinçli zamanlarda konuşuyorlar... Ayrıca İslam'ın "İ" si kalmaması için uğraşıyorlar...

Allah aşkına diyorum, Allah aşkına...  Kur'an'da kaç ayette kadın ve cinsellik var ... Niye yoksuldan yetimden söz etmezler... Başka dine mensup olanlarla olan ilişkileri anlatmazlar... İnfak diye geçen zekat, sadaka kavramları...  Komşuluk, akraba ilişkileri... Bilimin de onayladığı; gezegenlerin hareketleri, çocuğun oluşumu ile ilgili  ayetler...  Örneğin benim dkkatimi çeken bir ayet bu konuda: "Biz her gün Evreni uçlarından eksiltiyoruz" diyor...  Bunlardan bahsetsene  birader ...  Biz de yararlanalım  o "engin" bilginden...

 Yok...  Bunlar zor konular... Varsa yoksa kadın şöyle giyinecek, kadını şöyle döveceksin, cinsellikle ilgili Kitap'da olmayan abuk subuk bir yığın saçmalamalar...

Hz. Muhammed'in yaşamından istediklerini, işlerine gelenleri, işlerine geldiği şekliyle alıp "sünnet" kılıfı geçirip dayatıyorlar.  Hz. Ayşe'yi 9 yaşında aldığını söyleyip bunu sünnet olarak lanse ediyorlar. Arabistan'ın sıcağı nedeni  ile erken ergenliği ve o günkü koşulları göz ardı ederek... Ki  Hz.Ayşe 'nin o yaştan büyük olduğunu  söylüyor, başka kaynaklar. Peki 25 yaşında iken kırkında çocuklu dul bir kadın almasını (Hz.Hatice) o ölünceye kadar  yirmi yıl kadar onunla yaşamasını neden örnek alıp sünnet olarak kabul etmiyorsunuz? sayın " çok bilmiş" beyler...

 İnancı olmayanlar da tutturmuşlar bir huri geyiği... Muhkem ve müteşabih ayetlerden söz ediyor Kur'anın kendisi... Mecaz kavramlar var ... 

Onlar  ayrı bir uç...  Bunlar başka bir uç...

Neden zor gelir  Kur'an'ı Türkçe okumak...  İlk okumada hiç bir şey anlamayabilirsiniz ya da çok şeye kafa takılabilir...     Araştıra sorgulaya, beyninizde ışıklar yanmaya başlıyor, tabii doğanızda  kaynak varsa...

  Bu efendileri kendi silahları ile vurabilir, onların bu şekilde ortalığı pisletmesine, genç beyinleri zehirlemesine, dinin asil ve asıl  kaynağı ile cevap vererek  engel olabilirsiniz...  Aksi takdirde... Birisi filan hoca şöyle diyor,  öteki yok falan hoca böyle diyor  gevelemeleri ile kararan, aydınlanma umudumuz,  rafa kalkmak zorunda kalır...

 

Cemile Torun, Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bakın ne güzel söylemişsiniz; İnanç, iman her gönülde ayrı tecelli eder. Bu şu demektir. Kimsenin dünya algısı bir diğerine benzemez. Allah'ın ne düşündüğünü ve ne istediğini hiç birimiz bilmiyoruz ve hepimiz kafamıza göre takılıyoruz. Bu kargaşanın son bulabilmesinin tek bir yolu varsa o da şu dur ki, hepimizin kutsal kitapları bir kenara bırakıp bilimin ışığında ilerlemektir. Bunu yapmadığımız müddetçe her birimizin inanç ve imanı da kendine göre doğru olacaktır. Allah herkese sabır versin...

Matilla 
 09.03.2018 9:47
Cevap :
Sayın Matilla siz de olaya; ayrı bir pencereden bakanlardansınız ve her görüş gibi sizin de değerlendirmeleriniz, yorumlarınız saygı değerdir.İnanmak da inanmamak gibi kişinin kendi dünyasının yörüngesidir. "Kutsal kitapları bir kenara bırakma"dan da "bilimin ışığında" ilerlemek pekalâ mümkündür. Bugün çağdaş diye nitelendirdiğimiz bir çok ülke; devlet başkanlığı için yemin ederken "kutsal kitap"larına el basıyorlar.Her pazar kiliselerinde vaaz dinleyip çocuklarına vaftiz töreni yapıyorlar... "Kargaşa"; kutsal kitabımızı okumamak, araştırmamak, "hoca"kisvesi altındaki insanların safsatalarına inanmak nedeniyle oluyor.Haklısınız dünyada yedi milyar insan varsa, yedi milyar ayrı görüş var.Hiç birimizin görüşü tamamiyle başkası ile aynı değildir.Ailemizdeki bireylerle bile farklı düşündüğümüz noktalar olabiliyor zaman zaman.Bu yüzden kimsenin kimseyi,düşündükleri ya da inancı nedeniyle sorgulamaya hakkı yoktur. Saygılar...  09.03.2018 20:45
 

Kur'anda kadının her zaman övüldüğünü ve yüceltildiğini biliyorum Nur hanım, birkaç kendini bilmez yobaz diyelim bu hale getirip aklınca Kur'anı yorumlayarak cahil insanları etkilemiş ve dinimizde kadının gerçekten hor görüldüğüne inandırmışlardır.. Bu yobazların yatacak yerleri yoktur;)) onları Allah asla affetmeyecek;)) Ben hiç dinlemiyorum, duymuyorum o yobazları.. Dinimizde cinsiyet ayrımı bile yoktur, hayvanlara bile ne kadar özenli ve vicdanlı davranmamız öğütlenirken cinsiyet ayrımı yapılabilir mi.. Tepkinizde çok haklısınız.. Kendinize iyi bakın.. SEvgiler selamlar..

Selda Çakmak 
 08.03.2018 17:38
Cevap :
Merhaba Selda Hanım... Bir kaç yobaz diye küçümsersek olayın vahemetini anlamamış oluruz diye düşünüyorum.Bunlar baya bi çoklar sayı olarak.Tarikat ve cemaatler çok fazla ve siyasilerin üzerinde bu yüzden etkileri ülkenin geleceğini etkileyecek boyutta maalesef...Devletin tepesinde olanlar nihayet bu aymazlığı fark ettiler.Eşime de "bak gördün mü benim yazımın etkisini" diye şaka yaptım :) Evet dediğin gibi Kur'anda kadına değer veren, onu yücelten ayetler var. Araplar kendi dillerinde olmasına rağmen Kur'anı anlamak işlerine gelmiyor sanırım.Özellikle Suudi ailesi İngilizlerle iş birliği içindeler.Kendileri Arupalı modern açık bayanlarla evleniyorlar ve son derece lüks içinde yaşıyorlar.Halk sefil vaziyette.Saçı gözüktü diye ceza alan zavallı kadınlara ancak acıyoruz...Katkın için çok sağ ol...Sevgiler...  09.03.2018 9:02
 

Hatırı sayılır derecede okunmuş yazınız Nur hanımcığım, yıllardır benim de kendim ve çocuklarıma da yinelediğim yol haritamdır yüce kitabımız,elinize sağlık sevgiler selamlar

Cemile Torun 
 07.03.2018 13:06
Cevap :
Ne güzel... Sizinle bir ortak yönümün olmasına sevindim sevgili Cemile Hanım. Ünlü bir ilahiyatçı; anılarını anlatırken okuldan mezun olduktan sonra bir Hristiyan ile sohbet ettiği sırada, Kur'anda yazan bazı hususları o Hristiyanın kendisine anlattığını ama ilahiyatçı olmasına rağmen kendisinin bunları bilmediğini itiraf etti.Okulu yeni bitirdiği zaman olmuş bu olay.Ben kulaklarıma inanamadım. Demek ki İlahiyat Fakültesi'nde bile Arapça öğretilen Kur'anın Türkçesine gerek duyulmuyor. Atatürk'ümüzden Allah razı olsun.Türkçe anlamı ile yayımlatmasaydı Kur'anı, bu zamana kadar hocaların elinde hepten oyuncak olacaktı dinimiz... Keşke halkımız da sözde hocalardan öğreneceğine dinimizi asıl kaynağından okusalar. Yaşar Nuri Hoca'mız "herkes nasibi kadar bir şeyler alır,öğrenir." derdi...Herkesin birikimi,algılaması,inancı farklı boyutta olması doğaldır elbette, bunu demek istemişti,mekanı Cennet olsun,sevgili hocamız...Sevgilerimle selamlarımı iletiyorum...   08.03.2018 16:46
 

Kulaktan dolma inanç kültüründe çok yanlışlar ve çelişkiler var.İslamda kadın eşittir.Ve hiçbir yerinde tartışma yoktur.Dine dayalı sosyal düzenlerde dinci fenatiklerin çıkar amaçlı saçma sapan söylemleri kadını ikincil konuma getirmiştir.Kadın,yaşam içindeki anlam ve önemini gözden geçirip özgürlük bilincini yükselttikçe kimliğini de koruyacaktır...Oldukça önemli ve hassas bir konuyu dile getirmişsiniz Nur hanım.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 07.03.2018 12:18
Cevap :
Önderimiz Atatürk, Kur'anın ilk kez Türkçe mealini yazdırıncaya kadar ,dediğiniz gibi bilgiler hep kulaktan dolmaydı. Hamdi Akseki'nin meali ile, Arapça bilmeyen büyük çoğunluk Allah ile arasında aracı olmadan iletişim kurabildi. Günümüzde ise halkımız büyük oranda okuma özürlü olduğu için zahmet edip bu Türkçe anlamlı Kur'anı okumuyor.Şu hoca böyle dedi,öteki şunu dedi diyerek kendince bir yol çiziyor inanç dünyasında.Bu yüzden kadınlar kendi haklarından bihaber. Çoğu Arap ülkelerinde kadının hayvandan farkı yok maalesef.İfade ettiğiniz gibi "kimliğini koruyabilmesi" bu yüzden bazı kesimlerde neredeyse imkansız... Katkınız için sağ olu.Saygılarımla selamlar...  07.03.2018 15:49
 
 
Toplam blog
: 298
Toplam yorum
: 722
Toplam mesaj
: 87
Ort. okunma sayısı
: 1292
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster