Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '20

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
61
 

Yugoslavya'nın Çöküşü ve Bosna

Peki neden yugoslavya tam olarak dağıldı? 

 

 

Neden dağıldığına bakmadan önce 1918’e ve 1. Dünya savaşının sonuna geri dönmeliyiz.

 Yugoslavya, Sırbistan Krallığı, Karadağ Krallığı ve eski Avusturya-Macaristan imparatorluğu’nun toprakları olarak kuruldu. Ülke başlangıçta Sırplar, Hırvatlar ve Slovenler Krallığı olarak adlandırıldı, ancak daha sonra adını Yugoslavya Krallığı olarak değiştirdi. Bu, Yugoslavya’nın II. Dünya savaşı sonrasında Nazi Almanyası ve Faşist İtalya’nın güçleri eksen tarafından işgal etmesi 1941 yılına kadar sürdü. Bu Eksen güçleri, Yugoslavya Krallığını etkili bir şekilde sonlandıran kendi kukla hükümetlerini kurdular. 1945’te müttefiklerin II. Dünya savaşı’ndaki zaferinden sonra, Yugoslavya, bu kez altı cumhuriyetten oluşan bir federasyon sosyal devleti olarak yeniden kuruldu. Bu devletler; Slovenya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Makedonya. Başlangıçta Joseph Stalin ve Sovyetler birliği ile yan yana geçtikten sonra, Yugoslavya soğuk savaş boyunca tarafsız kaldı ve hatta “Hizasıs Hareketi’nin” kurucu üyelerinden biri olmaya devam etti. Yugoslavya’nın varlığı boyunca çeşitli etnik gruplar arasında her zaman etnik gerilimler olmuştur. Bu, nihayetinde ülkenin çöküşüne yol açacak, ancak ilk başkanları Josip Broz Tito yönetiminde, bu cumhuriyetler arasında “kardeşlik ve birlik” politikası uygulanacaktı.  1980’de Tito’nun ölümü sık sık Yugoslavya’nın sonunun başlangıcı olarak görüldü. 1980’lerde Yugoslavya’nın ekonomisi daha da kötüye gitti ve etnik gerilimler artarak, milliyetçilik bazı bireysel cumhuriyetler arasında büyümeye başladı. Ülkedeki iktidardaki siyasi parti, komünistler birliği idi. 8 üyesi vardı. Altı cumhuriyetin yanı sıra Sırbistan’ın iki özerk vilayeti; Vojvodina ve #Kosova vardı. 1986’da Slobodan Miloševic Sırpların lideri oldu. Belgrad, ülkenin bu bölgelerinde siyaset üzerinde çok az kontrol sahibi olduğu için Miloševic ve destekçileri Sırbistan’ın özerk illerinden rahatsız olmuşlardı. Miloševic’in destekçileri, “gerçegin mitingleri” olarak bilinen büyük protesto gösterileriyle, Miloševic’in müttefikleri olan Kosova, Voyvodina ve Kadarağ’daki siyasi liderleri devirmeyi başardılar. Sırbistan 8 oy’dan 4’üne sahip bir oylama bloğu oluşturdu. 1989’da Kosova eyaletinin özerkliği kaldırıldı. Kosova’nın %80’i Arnavut kökeniydi ve Sırplar ise azınlıktı. Bu durum 1300’den fazla Arnavut medencinin açlık grevi yaptığı Kosovalı madencilerin grevine yol açtı. komünistler birliğinin son toplantısı sırasında, Sloven ve Sırp liderler arasında Yugoslavya’nın yapısı hakkında hararetli bir tartışma oldu. Slovenya, bireysel cumhuriyetler için daha fazla özerklik çağrısı yaparken, Sırbistan daha fazla birlik ve merkezileşme istedi. Slovenya’lı delegeler kongre toplantısını protesto ederek salonu terk ettiler. Kısa süre sonra Hırvatlar ve Makedonlar da salonu terk ederek, toplantıyı protesto ettiler. Yugoslavya Komünistler birliğinin dagılmasının ardından 6 cumhuriyet ilk kez çok partili seçimler yaptı. Hırvat halkı, yeni kurulan Hırvat Demokrat birliği partisi ve liderleri olacak olan Franjo Tudman için oy kullandı. Yeni Hırvatistan bayrağı bagımsızlıgı temsil ederek yeni halini aldı. Hırvatistan’ın nüfusu çoğunlukla etnik olarak hırvatları kapsıyordu, ancak ülkenin Sırp azınlığı da vardı. Hırvatistan’ın büyük bölgelerinde Sırp çoğunlugu özellikle Bosna Hersek sınırına yakındı. Hırvatistan azınlığı olan Sırplar, yeni seçilen hükümetin endişelere yol açacağını anlamıştı. Birçok Sırp, Hırvatistan’ın son kez bağımsız bir ülke olduğunu anlamışlardı. Hırvatistan, aşırı savaşçı, faşist bir grup olan (Ustaşa)’ların Nazi Almanyası tarafından yönetildiği bir yönetim haline gelmişti. Hırvat grupları etnik sırplara karşı soykırım kampanyası düzenledi. bu yüzden 1990 yılında, pek çok Sırp halkının yeni seçilen Hırvat hükümeti hakkında ki endişeleri artmaktaydı ve Sırp çogunlundaki kent’de, yerel sırplar, Hırvatistan’nın yollarını kapatarak isyan başlattılar. İsyana, Hırvat özel kuvvetleri acımasızca müdahale etti. Bu sadece Sırp isyanları değildi, Yugoslav ulusal ordusu tarafından da destek çoktu. Sonraki haftalarda, ulusal ordu asilere silahlar vermeye başladı. Hırvatistan’da bulunan isyancı sırpların sloganları ise; Sırbistan’a katılmak istiyor olmalarıydı. 3 ayrı isyan grupları kendilerini Hırvatistan’dan bağımsız ilan etmişlerdi. Bu 3 grup daha sonra birleşerek Sırbistan’a katılmanın yollarını aramışlardı. 25 Haziran 1991’de Slovenya ve Hırvatistan resmen bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ancak, Yugoslav savaşları başlamıştı! Slovenya’nın bağımsızlığı kendilerini savaşa dahil etti ve Yugoslav ordusu Slovenya’ya doğru yol aldı. Bağımsızlıklarını düşünmenlerini dile getirdi Yugoslav ordusu. İki gün sonra, Slovenya ile Yugoslav ordusu arasında 10 gün savaşı başladı. 10 günlük savaştan sonra, Avrupa sponsorluğunda Slovenya, Hırvatistan ve Yugoslav arasında bir anlaşma imzalandı. İşleri barış içinde çözmek için taraflar arasında müzakerelerin başlatılması istendi. Yugoslav ordusunu geri çekildi. Ancak bu girişim, çokta işe yaramadı. Yugoslavya, Slovenya’ya tanklar, hava kuvvetleri ve topçularla büyük bir saldırı hazırlıyordu. Askeri güce daha fazla sahipti Yugoslav ordusu fakat Sırbistan’ın onayı gerekiyordu müdahale için, ama Sırbistan bu durumu onaylamadı. Sırp temsilciler Slovenya’yı umursamadılar.  Sloven ya neredeyse tamamen etnik Slovenlerin ülkesiydi. Slovenya’da çok az sayıda Sırp olduğu için Sırbistan ayrıldıysa da bu durumu umursamadı. Öte yandan Hırvatistan farklı bir hikayeydi. Bu nedenle Sırbistan bu kadar kolay ayrılmalarına izin vermiyordu. Hırvatistan’daki Sırp milliyetçileri zaten bir düzine kasaba ve köyün kontrolünü eline almıştı ancak Hırvatistan ile asi Sırplar arasındaki çatışmanın tırmandığı Hırvat sınır kasabası Vukovar’da işler daha da kötüye gitti. Yugoslavya ordusu tarafsız bir barışı koruma birimi olduğunu iddia ederek Hırvatistan ve Sırbistan sınırına büyük bir güç gönderdi. Artan şiddet nedeniyle altı cumhuriyetin başkanlarının tümü olası barış planlarını görüşmek üzere Avrupa birliği tarafından Lahey’e çağrıldı. Hırvatistan cumhurbaşkanı Franjo Tudman, Hırvatistanın Yugoslavya’dan başarılı olmak için her hakka sahip olduğunu iddia etti. Sırbistan cumhurbaşkanı Slobodan Miloševic ise Hırvatistanın başarılı olmak hakkı varsa Hırvatistandaki Sırplarında ülkemize katılma hakkı var dedi. Yugoslav ordusu Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de büyük bir saldırı planlıyordu ancak böyle bir saldırı büyük riskler yaptırımlar ve hatta dışarıdan müdahale gerektirebilirdi. Barış topluluğu başkanı Carrington bu sözlü anlaşmayı yazılı olarak almak için çok istekliydi. ancak belgeyi imzalamanın zamanı geldiğinde önemli bir fark olacaktı bu anlaşma Hırvatistan’ın bağımsızlığını kabul etmeyecek aynı zamanda altı cumhuriyetin tümünü de bağımsız millet yapacaktı Miloşeviç Yugoslavya’nın dağılmasını istemediği için bu anlaşmayı reddetti. Carrington’un planı sadece Sırbistan ve Miloşeviç için değil planı oylayan tüm cumhuriyetler içindi, planın geçmesi için beş oy gerekiyordu Sırbistan hayır oyu verdi ancak diğer beş cumhuriyet’in tümü oy kullandı. Bu durum Karadağ ve Sırbistan’ın güçlü bir şekilde birleştiği göz önüne alındığında çok şaşırtıcı bir hal alacaktı. Daha sonra da olduğu gibi, İtalya, Karadağ’a Carrington planını kabul ettikleri takdirde kendilerine büyük bir yardım programı teklif etmişti. Planının ilerlemesine karar verildi ancak Sırbistan daha sonra Karadağ cumhurbaşkanını Lord Carrington’a bir mektup göndermek için oylarını değiştirmesi gerektiğini ya da Yugoslavya’nın hain halkı görüleceklerini söyleyerek Şantaj yaptı mektup gönderildi ve plan bozuldu. Bu zaman zarfında Makedonya %95 lehine olan bağımsızlık referandumunu düzenledi Makedonya Yugoslavya dan tamamen barışçıl bir şekilde ayrılan tek cumhuriyetti bu arada Hırvatistan Vukovar’daki Hırvat kalesi kuşatıldı. küçük Hırvat savunma kuvveti şehri çok daha büyük bir Yugoslav ordusuna düşmeden 87 gün boyunca elinde tutmayı başardı. Sırplar sadece şehrin 3/1’ini elinde tutmayı başarabildi.  1992 Ocak ayında Hırvatlar ve Sırplar arasında ateşkes anlaşması imzalandı ancak Yugoslavya’daki savaş sadece Hırvatistan ile Sırbistan arasında değildi aslında Yugoslavya’daki en kanlı savaş Bosna Savaşıydı. Bosna-Hersek Cumhuriyetlerin En kültürlüsüydü ve üç ana etnik gruba sahipti bunların en büyüğü genellikle boşnak Müslümanlar olarak adlandırılan Boşnaklardı ancak çok büyük bir Sırp azınlığı Ve daha küçük bir Hırvat azınlığı vardı. Bosnalı Sırp parti lideri Bosnalı hükümete bağımsızlık sürdürmemesi yönünde sert bir uyarı verdi ancak Şubat 1992’de Bosna-Hersek referandum düzenledi çoğu boşnak ve Hırvat lehine oy verirken, Sırpların çoğu oylamayı boykot etti. Ertesi gün Bosna’da bir Sırp sivil başka bir Sırp tarafından öldürüldü ve Sırplar ülkenin başkenti Saraybosna’da barikatlar kurarak bu cinayete misilleme yaptılar ve şehrin büyük kısmı hızla bosnalı sırpların askeri işgali altına girdi. Bosna’daki Sırplar kendi bağımsız cumhuriyetlerini ilan ettiler. Yugoslav ordusundaki bütün Bosnalı Sırplar, sırp ordusuna devredildi 27 Nisan 1992’de Sosyalist federal Yugoslavya cumhuriyeti resmen sona erdi. altı cumhuriyetten sadece ikisinden oluşan Sırbistan ve Karadağ federal Yugoslavya cumhuriyeti ilanı ile yeni bir anayasa kabul edildi. Birleşmiş Milletler Yugoslavya üyeliğini otomatik olarak sürdürme isteğini reddetti Bosnalı Sırplar, Sırp sınırına yakın olan Müslüman şehirlerinin yanı sıra Bosna’nın sırp çoğunluğunun tüm bölgelerinin kontrolünü almaya başladı. Bunun yanı sıra Saraybosna’ya saldırı da başlattılar Bosna’nın başkenti. yaklaşık dört yıl boyunca kuşatma altında kalacaktı. Bosna Savaşı’nın başında Boşnaklar ve Hırvatlar ortak bir düşmana karşı savaşırken birbirleriyle müttefik oldular. Ancak Bosnalı Hırvatlar, Bosna’nın Hırvat çoğunluğu bölgelerinin kontrolünü ele geçirmek ve Hırvatistan’a katılmak için Bosnalı Sırplarla benzer fikirlere sahipti ve Sırplar gibi Hırvat kuvvetleri de yalnızca Hırvat şehirlerinin kontrolünü ele geçirmedi. Bosnalı Hırvatlar Bosna-Hersek’ten ayrı bir devlet olan Hırvatistan cumhuriyeti “Hersek-Bosna’yı ilan etti.  1993 yılının mayıs ayında birleşmiş milletler Komutanı evlerinden kaçan Bosnalı müslümanların sığınağı haline gelen #Srebrenitsa kasabasına gönderildi. Birleşmiş milletler komutanını Srebrenitsa’da bulunan halka kollarını açarak karşılıyordu ama komutanın gitme zamanı geldiğinde bir insan kalabalığı ona izin vermedi. insanlar kendilerini güvence altına almalarını dile getirdi. Bosna’lı Sırplar şehri çoktan kuşatmışlardı. Komutan birleşmiş milletler politikalarına karşı geldi ve kasabasının beşmiş milletler koruması altında olduğunu açıkladı daha sonra Srebrenitsa ve diğer Müslüman nüfuslu bölgelerini güvenli alan olarak ilan eden beşmiş milletler kararı kabul edildi. Uluslararası toplum Bosna Hersek’i on etnik eyalete bölecek Vance-Owen planı tasarladı. Bu plana üç boşnak, üç Sırp, üç Hırvat ve tarafsız başkent Saraybosna olarak Bosna cumhurbaşkanı, Hırvat cumhurbaşkanı ve Bosnalı Hırvatlar dahil olacaklardı. Sırbistan cumhurbaşkanı Bosnalı Sırpları plana katılmaya çağırdı ancak  Bosna-Hersek’in yaklaşık üçte ikisinin kontrolü ellerindeydi. Vance-Owen planını kabul etmek sahip oldukları bölgenin yaklaşık %25’ini bırakmak anlamına geliyordu bu yüzden plan sonuç olarak bozuldu. Boşnaklar ve Hırvatlar, Hırvatistan’dan Bosnalı Müslümanlara karşı savaşmalarını durdurmalarını veya yaptırımlarla yüzleşmelerini talep eden Washington’da barış anlaşması imzaladı. 1994 yılının şubat ayında Saraybosna’da bir pazara yapılan bombalı saldırıda 68 sivil öldürüldü. Cevaben Nato Bosnalı Sırplar için bir ultimatom yayınladı; ağır silahlarınızı tepelerden veya Saraybosna’dan on gün içinde geri çekin. Bosnalı Sırplar ültimatomu reddetti. Bosnalı Sırplar Boşnaklar üzerindeki askeri üstünlüklerini göstermek ve batı tarafından zorbalık edilemediklerini göstermek istedi birleşmiş milletler in güvenli bir bölgesi olan Gorazde’deki hastaneye Sırplar tarafından saldırı başlatıldı. Nato, Bosnalı Sırpların hastane baskınına misilleme olarak hava saldırı düzenlemek istedi ancak Bosnalı Sırplar 150 BM askerini rehin aldılar ve siper olarak kullandılar. Bunun üzerine Hava saldırısı iptal edildi. Diğer birleşmiş milletler güvenli bölgelerinden biri olan Srebrenitsa birleşmiş milletler askeri koruması altındayken binlerce sivilin öldürüldüğü Srebrenitsa katliamına şahitlik eden bir bölgedir. Bosna’da sürekli yüksek olan şiddetin ardından Saraybosna’da öldürülen 37 sivilin ardından Nato Bosnalı Sırplara karşı tam kapsamlı bir bombalama kampanyası başlattı. Sırbistan cumhurbaşkanı Miloşeviç Bosnalı Sırpların kendi adına bir barış anlaşması müzakere etmelerine izin vererek bütün bağları keserek #Belgrad’dan destek almalarını istedi. 1995 yılının mayıs ve ağustos aylarında Hırvatistan, Hırvatistan’ın Sırp kontrolündeki bölgelerine iki büyük çaplı askeri saldırı başlattı. bu noktada Hırvatlar daha güçlü bir orduya sahipti Sırpların çoğunluğu ülkeden kaçtı. Sırpların geri dönmemesi için Sırp köyler yakıldı. Bosnalı Sırplar zayıfladığında Hırvatlar ve Boşnaklar Bosna’da birlikte olabildiğince toprak alarak birlikte çalıştılar. Sırplar, Sırbistan ve Karadağ’a kaçtılar. Amerikalılar bir barış anlaşmasının imzalanmasını istedikleri için Boşnaklar ve Hırvatlar’ı durdurmak istedi. ABD’nin Dayton kentinde barış görüşmeleri yapıldı. Plan Bosna Hersek’i bir ülke olarak sürdürmek ancak iki ayrı tüzel kişiliğe ayırmaktı: Boşnak Hırvat federasyonu ve Sırp cumhuriyeti 17 günlük müzakere ve yeniden çizilen çeşitli haritaların ardından barış anlaşması imzalandı. Yugoslavya’daki savaşlara son veren bu barış anlaşması şiddetin sonu değildi 90’lı yılların sonlarında Kosova’daki arnavut çoğunluğu arasında bağımsızlıklarını ararken Sırbistana karşı savaş başladı NATO’nun desteğiyle Kosova kurtuluş Ordusu Kosova’yı kontrol altına aldı.  Savaş 1999’da sona erdi ve 2008’de Kosova cumhuriyeti bağımsız bir ulus ilan etti. ancak bu durum hala bugüne dek çözülmedi. 2000 yılında Slobodan Miloševic’in devrilmesinin ardından Sırbistan ve Karadağ Yugoslavya’nın tek yasal halefi olarak devam etme isteğinden vazgeçti. Sırbistan ve Karadağ birleşmiş milletlere yeni üye olarak katıldılar ve 2003’te devlet Birliği’nin resmi adını değiştirdiler. Sırbistan ve Karadağ Birliği sadece üç yıl sürdü çünkü 2006’da #Karadağ bir bağımsızlık referandumunu kazandı. Yugoslavya kardeşlik ve birlik üzerine kurulu bir ülkeydi ancak iç müdahale ve savaştan dolayı bölündü. Ülke hala olmayabilir ama mirası hala devam etmekte. Ancak Kosova meselesi hala çözülmemiştir. Bununla birlikte #Balkan’larda bir başka savaş her zaman bir olasılıktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 80
Kayıt tarihi
: 04.06.20
 
 

Yusuf İşler, 24 yaşında olup, Tahsilini Uluslararası Saraybosna Üniversitesi Siyasal Bilimler Fak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster