Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '14

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
357
 

Yüksek enflasyon mu faizin yükselmesine yol açar, yoksa yüksek faiz mi enflasyonu yükseltir?

Yüksek enflasyon mu faizin yükselmesine yol açar, yoksa yüksek faiz mi enflasyonu yükseltir?
 

Son günlerde yükselen enflasyon rakamları, faizin indirilmesine mani olurken, Ekonomi Bakanı ve Seçilmiş Cumhurbaşkanı, Başbakan, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, danışmanı Yiğit Bulut’un önerisi ile “Faiz Lobisi”ne ortak savaş açıp, Merkez Bankası Başkanı’na “Faiz”i indirmesi için baskı yapıyorlardı.

Bu baskılar az da olsa sonuç verdi ve faizler yarım puan kadar düşürüldü. Ancak Temmuz ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yüzde 0.45 artıp, yıllık tüketici enflasyonu yüzde 9.32 olunca, enflasyonu düşük gösterme çabaları da arttı.

Geleneksel olarak yaz aylarında düşen gıda fiyatlarının etkisiyle gerileyen enflasyonda bu kez tam tersi bir seyir yaşanıyor. Üstelik enflasyonun yükselme nedeni olarak da gıda gösteriliyor.

Zira bir yandan kuraklık bir yandan ramazan, gıda fiyatlarını oldukça artırmıştı. Bu noktada, zaten devam etmekte olan “faiz tartışması” da yeni bir boyut kazandı.

Artık bu tartışmanın odağındaki soru şuydu: Yüksek enflasyon mu faizin yükselmesine yol açar, yoksa yüksek faiz mi enflasyonu yükseltir? 

Bu atmosfer, önceki günkü “tarım ürünleri ihracatı değerlendirme toplantısını” da etkisine aldı. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in katıldığı toplantının dikkati çeken mesajlarından biri de “Gıda, enflasyondan çıkarılsın” şeklindeydi. Nihat Zeybekci, “Enflasyondan sivri biber ve limonu sorumlu tutmak meseleyi ıskalamak olur. Asıl sorun faiz” derken Mehdi Eker de, “Gıdanın enflasyon sepetindeki ağırlığının azaltılması gerekir” yönünde bir açıklama yaptı.

Böyle bir uygulamanın dünyada örneği var mı?

Benim bildiğim kadarıyla bu dünyada örneği yok!

Belki öbür dünyada vardır..!

Bu konuda uzmanlar ne diyor?

Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölüm Başkanı Doç.Dr. Umut Halaç: 
“Enflasyon sepetinden gıdayı çıkarmak mümkün değil. Anlamlı da değil. Gıda, tüketicilerin ana harcama kalemlerinden biri. Dünyada örneği olduğunu sanmıyorum. Fiyat değişimlerinin yansımadığı bir sepet oluşturmak mümkün değil. Eğer gıda fiyatları sepetten çıkarılırsa gıda fiyatları değişmez, inişli çıkışlı seyrini sürdürür. Daha düşük bir rakam çıkacağı kesin. Havyarı sepetten çıkartalım derseniz anlayabilirim ama gıda tüketiminin tamamının enflasyon sepetinden çıkarılması anlamsız.” 

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ege Yazgan: 

“Tüketici fiyatları endeksinin içindeki bütün kalemlerin ağırlıkları her yıl TÜİK tarafından tüketicilerin bütçelerindeki ağırlıklarına göre belirleniyor. TÜİK, her yıl bu ağırlıklarını değiştiriyor. Metodolojik açıdan bu şekilde yapılıyor. Keyfi olarak, “Gıda fiyatlarının ağırlığını değiştirelim” demek olmaz. Bunu kastettiklerini sanmıyorum. Son gelen enflasyon verisinin yüksek olması Merkez Bankası Başkanı tarafından gıda fiyatlarına bağlandı. Bu tartışma oradan çıktı. Gıda fiyatları, dalgalı giden fiyatlar, kontrol edemeyeceğimiz; mevsimsel etki gibi etkilere bağlı. ‘Enflasyon artıyor gıda fiyatlarının ağırlığını azaltalım demek’ doğru değildir. Enflasyondaki son yükseliş sadece gıdaya bağlanamaz. Bu daha genele yayılmış bir enflasyon artışı. Enflasyondaki artış sadece gıdadan kaynaklanmıyor daha genel bir artış var. Fiyatlama davranışındaki değişikleri tartışmak gerekiyor.” 

Piri Reis Üni. Öğr. Üyesi Taner Berksoy: 

“Ortalama bir Türk ailesi gelirinin yüzde 24’ünü gıdaya harcıyor. Bu yüzde 24’lük paydan dolayı insanlar gıda mallarının fiyatlarında artışından çok etkileniyor. Bu nedenle biz de enflasyon takibimizde gıda mallarının fiyatlarını dikkatli inceleriz. İstenirse bir araştırma yaptırılır ve gıdanın ağırlığı nedir bakılır. Araştırma düzgün bir yöntemle yapılıp farklı sonuç çıkarılırsa değişikliğe gidilir. Ama TÜİK zaten daha eskine göre daha çağdaş bir yöntem kullanarak hesap yapıyor ve ağırlıkları her yıl değiştiriyor. Bu, tartışılabilir ama böyle düşürelim derseniz bu alaturka bir şey olur. Ülkede refah seviyesi arttıkça gıdanın harcamalar içindeki, aile bütçesinin içindeki göreli payı da azalıyor. TÜİK bunu tespit eder. Bu da ağırlıklara yansır. Bütün malları kapsayan endeks dışında bir de bazı malları hesap dışı bırakan endeksler var. Bu endekslere de bakılabilir.”

Uzmanlar böyle söylerken, bizimde naçizane bir önerimiz olacak. Bence enflasyon sepetindeki maddelerden fiyatları dalgalı olanları çıkartıp, az kullanılan, fiyatı sabit maddeleri koyalım. Böylece enflasyon olmaz ve “Faiz” aşağılara iner..!

Vatandaş mı?

Onlar nasıl olsa sadaka ile yaşamaya alıştılar!

Ülkede 19 milyon insan devletten aldıkları üç kuruşluk yardımla yaşamlarını sürdürüyorlar. Onlar için gıda fiyatının bir önemi yok! Nasıl olsa yakacakları ve koli koli günü geçmiş gıda maddeleri kendilerine bedava veriliyor. Bu arada 250 lira da aylık para verildiği için, gıda maddesi veya başka bir maddenin enflasyon sepetinden çıkartılması fazla önem ifade etmiyor.

Kalan 55 milyon mu?

Onların büyük çoğunluğu çocuk zaten! Böyle ekonomik söylemlerle bir ilgileri yok. Ve en önemlisi de İktidar partisine oy vermiyorlar. O halde onların enflasyondan etkilenmelerinden iktidar partisine ne?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3016
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster