Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '15

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
258
 

Yüksek kültür alt kültürleri ezer geçer...

Yüksek kültür alt kültürleri ezer geçer...
 

malatyam.com


Ya bu dünyada bilimden, teknikten, eğitimden, sanattan her alanda en ileri düzeyde yararlanacaksınız ve ülkeniz en ileri ülkelerin gelişme ivmesini yakalayacak; olmazsa, o zaman, bu alanda ileri gitmiş ülkelerin pençesinde, zelil bir hayat süreceksiniz veya toplum olarak eriyip ortadan kalkacaksınız.
 
Bunun başka yolu yoktur.
 
Bir toplumun yaşayabilmesi için iki koşul olmazsa olmazdır. Bir, bilimin gelişme düzeyini anlayacaksın ve toplumunu bu gelişme düzeyine çıkaracaksın. İki, her konuda çağdaş, uygar ülkelerin peşinden gidip, onların uygarlık araçlarından yararlanıp, ana düşünce biçimlerine akılla ulaşacaksın.
 
Yerinde sayayım. Dünyanın gidişinden bana ne, ben bana bakarım… dersen, düşersin.. Gelirler bir tekme de onlar vururlar. Ve zelil, düşkün bir toplum olarak sürünüp gidersin.
 
Bakın çevrenize, hep kötü, zelil, zavallı bir hayat süren milletler bu gelişme ve değişme olayını kavrayamayıp, yerinde sayan toplumlardır. 
 
Onları, ne yazık ki, sürekli ileri giden; değişen; uygarlığın temsil ettiği değerleri benimseyen toplumlar eziyorlar; esir ediyorlar ve yok ediyorlar.
 
Uygarlık, bilimiyle, teknolojisiyle, kültürüyle amansız bir biçimde, yerinde duran, yerinde sayan toplumlara yaşama hakkı vermiyor. Onları durdukları yerden gün be gün daha alt kademele itiyor.
 
Çünkü bilimi, tekniği, üretimi olmayan toplumların hiçbir değişim değerleri olmuyor. Siz istediğiniz kadar, onların da belirli bir harsları var, kendilerine göre bir kültürleri var. Öyleyse onların da yaşama hakları var deyin. Uzun erimde zayıf toplumlar, güçlü toplumların önünde tutunamıyor, eriyorlar.
 
Tabii burada önemli olan, kafa yapısı.. Değişmeyi ve gelişmeyi kendisine rehber edinen, bundan kaçınmayan, bunun gereklerini yapan toplumlar yaşarlar. 
 
Ama, üretmeyen, Necmettin Hoca’nın deyimiyle “taklitçi toplumlar” çalma çırpma teknolojileriyle bir süre yaşasalar bile, sonunda erirler ve tarihin içine gömülürler.
 
Çünkü “Evrim”in hiçbir insafı yoktur.. Evrim, zayıf olanlara yaşama hakkı tanımaz. Yaşayanlar evrenin gelişimine, doğrultusuna itiraz etmeyen; bunu kabullenen ve bunun icaplarına göre hareket edenlerdir. Duranlar, gelişmeyenler düşerler ve en azından kaybederler.
 
Onlar, istedikleri kadar silahlandıklarını sansınlar… Dünyanın parasını verip, en ileri teknolojili uçakları alsınlar; tankları, topları alsınlar… Bunların en ufak arızasında ne yapacağını bilemiyeceklerdir. Ve bunu hayatlarıyla ödeyeceklerdir.
 
Yalnız , bilim, teknoloji de yetmiyor. Toplumsal alanda da değişim değerlerini, yeni modaları ve gelişim çizgisini yakalamak gerekir. İnsanların envai türlü kumaşlar, trikotajlar, mallar ürettikleri bir çağda, yalnızca çarşaf üreterek kalkınamazsınız. Bunun dünyada bir değişim değeri yoktur. Dünyanın yeni kafa tarzını benimsemek; yeni eğilimleri anlamak ve üretim teknolojinizi de bu esaslara göre kurup çalıştırmak esastır.
 
Küreselleşme kaçınılmazdır. Değişen, gelişen bir dünyada, ben istediğim gibi yaşarım; bana kimse karışamaz; benim inanç dünyam bu; yaşamım bu, diyemezsiniz. Kendinizi ve toplumunuzu, dünyanın gidişine ve hızlı ivmesine mutlak uydurmanız gerekir.
 
Tabii, dolayısıyla, eğitiminizi dünya standartlarına uydurmanız gerekir. Bu, üç beş bilgisayarı sınıfa koymakla olmaz; eğitimde değişim, bütünüyle bir sistem değişimidir. Bunu anlamak gerekir.
 
Bilim ve teknoloji yapınızı yüz yıl önceki anlayışa ve yapılanmaya göre kuramazsınız. Çıkardığınız mallar, satılamaz, elde kalır. Dünyaya ve onun gidişine mutlak uymanız gerekir. Küreselleşme budur. Evrensel bilimi, eğitimi, üretim araçlarını kabullenmek, bunları geliştirmek ve bunları tedavül değerleri üzerinden piyasaya sürmek. Geri kalmış bir eğitimin çıkaracağı insan gücü, dünya değerlerini temsil edemez. Bunlar dünyaya hitap edemez. 
 
Eğitimini ve dolayısıyla bilimini ve teknolojini sürekli yenilemen gerekir. Bu pahalı bir olaydır ama kaçınılmazdır. Çünkü bu işlerde asıl kural: “Durma , düşersin..” Senden daha ileri teknolojiler kullanan ülkeler gelir seni geçerler  ve sana ürettikleri üretim araçlarını satmak isterler. O zaman senin durumun nedir? 
 
Tabii, önemli olan nasıl bir ülke olacağınıza karar vermektir. Bir “Üretim” ülkesi mi olacaksın; yoksa “Tüketim” ülkesi mi?
 
Sen istediğin kadar ben “Üretim” ülkesi olacağım; herkes benim mallarımı alacak..de. Fakat eğer kafa yapını değiştirmezsen; bütün sanayini ve alt yapını bunu örnek alarak kurgulamazsan; sen ister istemez bir tüketim toplumu olursun. Sonunda yaptığın her şey, teknolojisini geliştirmiş ülkelere hizmet etmek olur. Gelirler seni satın alırlar veya sana satarlar. Bu takdirde sen nesin? En fazla basit bir komprador; olmazsa mujik…
 
Bakın çevrenize. Ne alıyoruz, ne satıyoruz? Hala sattıklarımız, fındık, fıstık, domates mi… Yoksa, mamul mal; makine; araba, uçak, tank, top, köprüler; metrolor,.vs  satabiliyor muyuz? Çok güç değil mi? O zaman değişmemiz gerekir. 
 
İstenilen gerçek bir dönüşümdür.
 
Köylerimizi, sanayi ile uğraşan, tertemiz birimler haline getirebiliyor muyuz; onlar köylüler tertemiz evlerde oturabiliyorlar mı?
 
İnsanlarımızın %90’ı yüzme biliyor mu?
 
Kızlarımızın %80 üniversite bitirebiliyor mu?
 
Bütün şampiyonalarda madalyaları toplayabiliyor muyuz?
 
Yok mu? 
 
Peki biz bu dünyada ne yapıyoruz, Allahaşkına…Dua etmek ve namaz kılmaktan başka…
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yasca buyuk abim bile olsaniz ayni ekolden geldigimiz belli.Bu yuzden cogu kez durum tesbitlerinde ayni noktalarda cakisiyoruz . Tesbitiniz yerinde! Tasima suyla degirmenin donmiyecegini biliyoruz ama; Siyasi amaclar ugruna ulke egitiminin katledilisine sahit oluyoruz. Burada doyasiya yasadigim yuksek egitim ve uygulamasindaki mantalite ve yasanmisligin malesef ulkem universitelerinde olmasi mumkun degil.Bu orient ile bati beynin aralarindaki kirmizi cizgisi. Bizim diyebilecegimiz hic bir sey yok son yillarda.Hep isaretiniz gibi, arge ve yuksek calisma zemini birazda ulke ozgurlukleriyle orantili.Ve suna emin olun abd'de insanlar hepsi milliyetci ve vatanlarini ozel bir sevgi ile severler.Kendi irkini inkar eden bir duzende vatan sevgisi ve milliyetciligin ne olcude cosku katkisi olur mechul, cok acik yazamadigim icin ifadem de galiba sig kaldi!

Newyorker 
 01.03.2015 3:36
Cevap :
Gayet iyi anlatmışsın New-York'lu .. Eğitim temel gibi bir şey. Her şey onun üzerine kuruluyor. Eğer Temel çürükse, gerisine boş ver. Tabii, dini temellere dayanan bir eğitim sisteminin dünyaya, evrensel değerlere hitap etmesi düşünülemez. Bu günkü insanların ve bu toplumun ihtiyaçlarını da karşılayamaz. Ama bu anlaşılmıyor. Hedef saptırılıyor. Aslında eğitimde bile, büyük farklar olsa bile bazı uluslararası değerler ve kabul edilmiş yapılar var; onun dışına düştüğünüz zaman "Yabancılaşıyorsunuz.." Bu böyle.. Ama bizim büyüklerimiz nereye gittiklerini bilmiyorlar... Veya Ala ala heyy , gidiyorlar. Allah selamet versin. Teşekkürler Sayın N.Y.lu.  01.03.2015 12:05
 

Yasca buyuk abim bile olsaniz ayni ekolden geldigimiz belli.Bu yuzden cogu kez durum tesbitlerinde ayni noktalarda cakisiyoruz . Tesbitiniz yerinde! Tasima suyla degirmenin donmiyecegini biliyoruz ama; Siyasi amaclar ugruna ulke egitiminin katledilisine sahit oluyoruz. Burada doyasiya yasadigim yuksek egitim ve uygulamasindaki mantalite ve yasanmisligin malesef ulkem universitelerinde olmasi mumkun degil.Bu orient ile bati beynin aralarindaki kirmizi cizgisi. Bizim diyebilecegimiz hic bir sey yok son yillarda.Hep isaretiniz gibi, arge ve yuksek calisma zemini birazda ulke ozgurlukleriyle orantili.Ve suna emin olun abd'de insanlar hepsi milliyetci ve vatanlarini ozel bir sevgi ile severler.Kendi irkini inkar eden bir duzende vatan sevgisi ve milliyetciligin ne olcude cosku katkisi olur mechul, cok acik yazamadigim icin ifadem de galiba sig kaldi!

Newyorker 
 01.03.2015 3:36
Cevap :
Gayet iyi anlatmışsın New-York'lu .. Eğitim temel gibi bir şey. Her şey onun üzerine kuruluyor. Eğer Temel çürükse, gerisine boş ver. Tabii, dini temellere dayanan bir eğitim sisteminin dünyaya, evrensel değerlere hitap etmesi düşünülemez. Bu günkü insanların ve bu toplumun ihtiyaçlarını da karşılayamaz. Ama bu anlaşılmıyor. Hedef saptırılıyor. Aslında eğitimde bile, büyük farklar olsa bile bazı uluslararası değerler ve kabul edilmiş yapılar var; onun dışına düştüğünüz zaman "Yabancılaşıyorsunuz.." Bu böyle.. Ama bizim büyüklerimiz nereye gittiklerini bilmiyorlar... Veya Ala ala heyy , gidiyorlar. Allah selamet versin. Teşekkürler Sayın N.Y.lu.  02.03.2015 17:39
 

Yazınızın başlığından ve bitiş cümlenizden çıkardığım sonuç şudur. "Eğitim ve öğretim bilimseldir. Bilimsel kalıplar üzerine oturtulmalıdır. Lokal ve dini değerlerin payandasında eğitim yapılamaz. Yapılırsa sonuç bu olur" Aynen öyle. ***Diğer taraftan NewYorker sade vatandaş "eleğin kalın tarafının alt tarafı zaten oluşuyor, önemli olanın eleğin üst kısmını oluşturmaktır" diyerek çok önemli bir duruma işaret etmektedir. Selamlar.

DurmuşGüler 
 28.02.2015 12:35
Cevap :
Elbette bir eğitim sisteminde çok önemli olan kısımlardan biri de Yüksek Lisans; Doktora eğitimidir.. Mutlaka, buradan mezunların sayısı artmalı, aynı zamanda nitelikli insan yetiştirilmelidir. Çünkü bunlar genellikle araştırmacı ve yol gösterici insan olurlar.. Ama bunun için de "araştırma"nın değeri gerçekten anlaşılmalıdır. Saygılar efendim.  28.02.2015 19:58
 

Hocam ne yapcaz, ne etcez ama bilim öğretecezzzz... Bu toplum kötüsünü nasıl tekrar ediyorsa, iyisini de edecektir. Biraz uğraş gerekiyor... Saygılarımla

ERIC VAN BUYTEN 
 28.02.2015 10:59
Cevap :
Sayın Buyten, farkındaysan zaman geçiyor.. Ve bu arada çok kötü kuşaklar yetişiyor. Daha sonra bunlarla başımızın belaya girmesi mukadderdir. Evet, çaba göstermek gerekir... Elimizden geleni yapacağız. Va mı başka çaresi..?  28.02.2015 20:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 737
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster