Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '09

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
28406
 

Yüksek tansiyon ve çörekotu

Kan basıncının normal değerlerin ( 12/8) üzerine çıkmasına yüksek tansiyon adı verilmektedir. Kan basıncı ( mmHg olarak) 14/9 ve 16/9, 5 sınır değerler kabul edilmektedir.

Yüksek tansiyonun nedeni %90 oranında bilinmemektedir. %10’unun nedeni ise; böbrek hastalıkları, böbreküstü bezleri ve tiroit bezidir.

Yüksek tansiyonun erken belirlenmesi çok önemlidir, anlık ölçümler yanıltıcıdır. Bunun için hastanelerde takılan bir alet vasıtasıyla 24 saat boyunca tansiyonun gözlenmesi en emin yoldur. Gündüz yapılan ölçümler gece ve sabah erken saatlerdeki tansiyon değerlerini vermediği için yanıltıcı olabilir ve durum ağırlaşana kadar da gizli kalabilir.

Hastalık belirtileri arasında kafada ağırlık hissi, dikkat dağınıklılığı, çalışma veriminde azalma, sinirlilik, uyku sorunları, kalp çarpıntısı, baş ağrısı, baş dönmesi, görme şikayetleri, kulak çınlaması ve burun kanaması görülebilir.

Alman kanunlarına göre modern tıbbi tedavide, sınır değerlerde bitkiler başarıyla kullanılmaktadır. Yılanotu kökü sınır değerlerin üzerinde de etkilidir.

Sakinleştirici olarak bitkiler (Kediotu kökü, şerbetçiotu çiçeği, lavanta çiçeği ve bunların karışımı) önemli bir destek sağlayabilir.

Yüksek tansiyon hastalığında içki ve sigara kullanılmamalı, hareketsiz kalınmamalı yeterli süre yürüyüş yapılmalıdır. Kilo fazlası verilmeli, az tuzlu ve az yağlı gıdalar yenmeli, meyve-sebze ağırlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir.

Sarımsak: Günde ortalama olarak 4 gr sarımsak ( diş) yenmelidir. Bir seferde 1 gr sarımsak yenir. Sarımsak havanda dövülür, 4-5 dakika havanda bekletildikten sonra yemeğe veya yoğurda katılarak yenir. Sarımsak kokusu akciğerlerden gelir, bu kokuyu bastırmak için maydanoz yenir, ağızda kakule çiğnenir, naneli sakız veya şeker kullanılabilir. Sarımsak kokusu eşinize geliyorsa, onun da yemesini teşvik ediniz.

Yılanotu kökü:
Hekim kontrolünde hazır ilaç olarak kullanılır.


Çörekotu:
Günde toplam olarak 15 gr çörekotu yenir. Bu miktar 2 veya 3 e bölünerek yemeklerden 30 dakika önce öğütülüp, az suyla yenir. Şeker hastası olmayanlar, pratik olması açısından haftalık kullanım miktarını öğütüp bekletmeden tahin-pekmeze karıştırarak yiyebilirler. Dişleri sağlam olanlar çiğneyerek yerlerse diş eti bakımı da yapılmış olur. Uygulamaya 8-10 ay devam edilir.Öğütülmüş olarak hazır satılan çörekotu alınmamalıdır, çok zararlıdır. Not: Çörekotu hamilelik döneminde yenmemelidir. Doğuma bir hafta kala başlanıp emzirme süresince yenirse anne çocuk sağlığı açısından çok faydalıdır.

Kaynaklar:

1- Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin verilen BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, İstanbul 2009, ISBN: 978-9944-790-31-4, (0212) 5285076-5286005.

2- Dr. Ahmet Toptaş, ÇÖREKOTU Tepeden tırnağa şifa deryası, Gonca Yayınevi, İstanbul 2008, ISBN: 978-9944-62-613-2, (0212) 5285076-5286005.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu çörek otunu denemek istiyorum. teşekkürler.

Ezgi Umut 
 23.12.2009 15:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 4365
Kayıt tarihi
: 14.11.09
 
 

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi kimya yüksek mühendisliğinden mezun oldum. İstanbul Üniversitesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster