Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
2443
 

Yüksek Topuklar

Yüksek Topuklar
 

Bir erkek kadın olmayı ne kadar anlayabilir?Belki de en çok yüksek topukların üzerindeyken.

Kadınları inceleyişi korkutan boyutlardan olan Murathan Mungan’ın bu ilk romanı, sürekli düşünen Nermin’in Tuğde adında bir kaşık suda boğulası tipten bir veledin geçirdiği beş dayanılmaz günü anlatıyor. Bu arada Nermin’in geçmişiyle hesaplaşmasını ve bir kadının zihninin en karanlık en çözümlenmemiş düşüncelerini anlatan kitap kadınları o kadar objektif bir şekilde genelliyor ki bir erkeğin elinde çıktığı apaçık. Ama sanki bizi anlatıyor; satır satır kendimizi okuyoruz.

"Bu yüksek topuklu ayakkabılar hayırlı bir şey olsaydı, erkekler asla bırakmazlardı bize onu...
Yüksek topuklar hız yavaşlatır.
unutma erkekler çabuk çabuk giderler..."

“Erkekler tavlarlar, kadınlar ele geçirir.”

“Beklentisi yüksek kadınların, yalnızlığı daha koyu olur.”

Kitap boyunca aslında çok az konuşan, hep düşünen, ve düşündüklerini dışa vurmaktan çekinen Nermin, 32 yıllık yaşamını kitabın başında şöyle özetler: Hayatım içimden geçen cümleler içinde geçti.

kitaptan;
"... ve külkedisi kaçarken, papucu ayağından fırladı. ertesi gün prens
ayağı bu papuca sığacak genç kızı aramaya koyuldu. Ülkenin tüm kızları,
prens tarafından beğenilmek için, ayaklarını daha ufak hale nasıl
getireceklerinin çabasina giriştiler.
İste o gün bu gündür kadınlar, ayaklarını, erkekler tarafından belirlenmiş
kaliplara sıkıştırmaya çalışır, böyle yaparak erkeğin "prensesi" olacağını
düşler dururlar. Zaman geçtikçe topallamasının, kendini depresif hissetmesinin sebeplerini sürekli kendi eksikliklerinde arayarak.. Ve papucun ne denli geçerli
olduğunu hiç düşünmeden... Erkekler ise ellerindeki "ayakkabıya" (veya düşlerindeki kalıba) "ayağını" (kendini) sıkıştıracak kadını arar; "ayağı sıkışmış" bir kadının ne denli gerçek, ne kadar huzurlu, mutlu olup, mutlu edebileceğini düşünmeden ve...
ve birlikte yalınayak yasayabilmenin özgür keyfinden habersizce..."

Türkiye’de edebiyata eşcinsel bir bakış açısı kazandıran Mungan’ı şiirleri ve oyunları dışında bu romanıyla da şiddetle tavsiye ederim.Ve kitaptaki en sevdiğim cümle:

“Başı dolu kadınlar, erkeğin omzuna ağır gelir.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben bayılarak okudum bu kitabı... kendimi buldum resmen

Pınar Yeşiltay SEVİM 
 21.09.2007 16:45
 

Zor okuduğum beni boğan kitaplardan biriydi.Akıcılık yoktu diye hatırlıyorum.Sevgiler.

Ufaklık 
 28.08.2007 9:21
Cevap :
bence kitabın hakkını verememişsiniz...yeniden okumaya değer bir kitap.  28.08.2007 11:36
 

Yüksek topuklarda yürümeyi, sonradan kadın olanlar da beceremiyorlar,eğreti duruyor ayaklarında...Murathan Mungan'ın iki kitabını okudum,ama şiirlerini daha çok severim...sevgilerle..

Fatma Köse  
 27.08.2007 20:52
Cevap :
aşk yalnız bir operadır biliyorum/operada bir gece uyudum ,hiç uyanmadım(yaz geçer den)sevgilerle  28.08.2007 11:53
 

Sen harikasın...

ROSEMOON 
 27.08.2007 20:18
Cevap :
teşekkürler...öyleyse bu kitabı şimdiden okudun sayıyorum  27.08.2007 20:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1394
Kayıt tarihi
: 24.06.07
 
 

19 yaşında İstanbul Üniversitesi'nde amerikan edebiyatı öğrencisiyim. Hobilerim: okumak, yazmak, fil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster