Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
212
 

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın , YKS Sorularının Derslere Göre Dağılımı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın , YKS Sorularının Derslere Göre Dağılımı
 

Türkçe ve Matematiğin Önemi.

ÖSYM, öğrencilerin merakını giderecek açıklamayı yaptı.Hiç olmazsa ilk aşamada temel yeterliliklerin sorgulanmasını istediklerini dile getiren Saraç, öğrencilerin her sınıfı başarıyla bitirdiklerini, karnelerini aldıklarını, daha sonraya liseye geçtiklerini belirterek, "Biz sanki bu başarıları göz ardı edermişçesine ortaokuldaki bütün müfredat bilgilerinden tekrar sınava alıyoruz. Bu gerçekten de doğru bir yöntem değil. Yeni sınav sisteminin temelinde aslında bu düşünceler yatıyor. Aslında biz kavram değişikliğine gidiyoruz. Bunun için de Temel Yeterlilik Testi olarak adlandırdık." dedi.

 

 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testi'nin (TYT) örnek soru kitapçığı ÖSYM tarafından yayınlandı. TYT’ de nasıl sorular olacak? Yeni üniversite sınavında hangi dersten kaç soru yer alacak konusu açıklığa kavuştu. İşte ÖSYM'nin yayınladığı TYT örnek sorular...(08.544 Aralık 2017)

 

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) birinci oturumu olan Temel Yeterlik Testi’nde, soruların derslere dağılımı:

Türkçe:40 soru

Matematik:40 soru

Coğrafya: 5 soru

Din Kültürü ve Ahlak:5

Felsefe: 5

Tarih: 5

Biyoloji:6

Fizik:7

Kimya:7

 

YKS’ de, Türkçe ve matematiğin önemi artıyor. Bu iki ders, soruların üçte ikisini oluşturuyor. Türkçe, soruların üçte birini oluşturuyor. Türkçenin temel amacı, öğrencinin okuduklarını, yaşadıklarını, gördüklerini, izlediklerini sözle ya da yazıyla belirtebilmeli. Düşünceyi besleyen, geliştiren ana kaynaklardan biridir okuma. Okuma, bilgisizliği yenen en önemli güçtür. Bilgili olan soruları çözecek. Okuma yazma becerisi, gücü olanlar, başarıyı yakalayacak; çünkü öğrenme, bilgi edinme, bilgi toplama okumadan gerçekleşmez. Okuma, anlama gücümüzü de gerçekleştirir. Düşünme için de böyledir. Okuma; anlama, düşünme, düşleme yeteneğini geliştirir. Eğitim öğretim izlencelerinde de okuma etkinliklerine ağırlık verilmiştir.

Metni hızlı okuyan, anlayan, yorumlayanların başarısız olması düşünülemez. Oysa okuma becerisi, yeterli olmayan öğrenci, soruları anlamakta, yanıtlamakta zorlanacaktır.

Peki, ne yapmalı? ÖSYM’nin önemsediği Türkçeye, temel eğitimin birinci aşamasından itibaren gereken önem verilmeli. Öğrencilerin Türkçelerini geliştirmek amacıyla okuma saatleri, yarışmaları düzenlenmeli. Öğrencilere, okuma alışkanlığı kazandırmanın yöntemleri saptanıp uygulanmalıdır. Öğrencinin okuyacağı masal, şiir, öykü, roman… Öğrenciyle birlikte seçilmeli. Öğrenci, seçtiği masal, öykü, romanı; öğretmenin vereceği bir plan çerçevesinde özetleyip sınıfta sunmalı. Sunumun değerlendirilmesi sınıfça yapılmalı.

Türkçe derslerinin amacı, öğrencileri, Türkçeyi kullanma gücünü geliştirmektir. Bu dilde yazılmış yapıtları, sesli ya da sessiz okuyarak yapıtın iletisini algılamak; konusunu, ana düşüncesini kavramaktır. Yapıtla ilgili görüş, düşünce ve izlenimlerini sözlü ya da yazılı iletebilmelidir. Bu nedenle, okuma alışkanlığı kazanılmalı.YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraçdahikâye, roman da okusunlar, Türkçe' ye hâkimiyetlerini biraz daha iyileştirsinler." diye konuştu.

 

Türkçenin temel öğeleri şunlardır:

 

1.        Söz ve yazıyı anlama yönünden:

1.1.   Sözcüklerin kavram düzeyleri:

1.1.1.Sözcüklerin temel, yan ve mecaz anlamlarını bulabilme

1.1.2.Sözcüklerin hangi anlamlarda kullanıldıklarını belirleyebilme.

1.1.3.Sözcüklerin seçiliş nedenlerini görebilme.

1.2.   Tümce düzeyinde:

1.2.1.     Tümcelerin yapısal,anlamsal, anlatımsal özelliklerini tanıyabilme

1.2.2.     Tümcelerin iletilerini, yargılarını belirleyebilme

1.2.3.     Tümcelerin seçiliş nedenlerini belirleyebilme.

1.3.   Paragraflarla ilgili olarak:

1.3.1.     Paragraftaki düşünceyi belirleyebilme.

1.3.2.     Paragrafın ana düşüncesini,yardımcı düşünceleri belirleyebilme.

1.3.3.     Paragraftaki ana düşünceyle yan düşünceler arasındaki bağlantıları görebilme.

1.3.4.     Düşünceyi geliştirme yol ve biçimlerini tanıyabilme.

 

2.      Söz ve yazıyla anlatma:

    

2.1.   Kavram düzeyinde, sözcüklerle ilgili olarak:

2.1.1.     Amaca uygun sözcüğü seçebilme.

2.1.2.     Seçilen sözcüğü,kullanabilme.

2.2.   Yargı düzeyinde tümcelerle ilgili olarak:

2.2.1.     Dilin işleyiş düzeyine uygun olarak kurallı tümce kurabilme.

2.2.2.     Tümceleri,uygun amaçlara sokabilme.

2.3.   Düşünce düzeyinde, paragraflarla ilgili olarak:

2.3.1.     Tümceleri, bir düşünceyi iletecek düzene sokarak arlarında dil ve düşünce bağlantısı kurabilme.

2.3.2.     Paragrafta, düşünceyi geliştirici düzenlemeler yapabilme.

 

Öğrencinin okuma alışkanlığı geliştikçe Türkçe sorularını çözme güçleri de artacaktır. Sonunda, öğrenci sorunun amacını, iletisini, konusunu, ana düşüncesini algılamakta zorlanmayacaktır.

 

Matematiğin temel öğeleri şunlardır:

 

1.      Matematiksel kavram ve ifadeleri anlama yönünden:

1.1.   Matematiksel kavramlarla ilgili olarak:

1.1.1.     Matematiksel kavramların ad ve simgelerini anımsayabilme.

1.1.2.     Matematiksel kavramların sözlü ya da somut karşılıklarını bulabilme.

1.1.3.     Matematiksel kavramların kullanılış amacını görebilme.

1.2.   Matematiksel ifadelerle ilgili olarak:

1.2.1.     Matematiksel kavramların ad ve yazılışlarını anımsayabilme.

1.2.2.     Matematiksel kavramların sözlü ya da somut karşılıklarını bulabilme.

1.2.3.     Matematiksel kavramların kullanılış amacını görebilme.

 1.3.Matematiksel kavramla sunulmuş düşüncelerle ilgili olarak:

1.3.1        Düşüncede yararlanılan değişkenleri bulabilme.

1.3.2        Değişkenler arasında kurulan bağlantıları belirleyebilme.

1.3.3        Bağıntıların, değişkenlere getirdiği sınırları irdeleyebilme.

2.      Matematiksel kavram ve ifadeler anlatma yönünden:

2.1.Matematiksel kavramlarla ilgili olarak:

2.1.1.Değişik amaçlara uygun gelecek matematiksel kavramları seçebilme.

2.1.2.Matematiksel kavramları, anlam ve özelliklerine göre kullanabilme.

2.1.3.Matematiksel kavramları, değişik amaçlarla hizmet edecek biçimlere sokabilme

2.2.Matematiksel kavramlarla ilgili olarak:

2.2.1.Değişik amaçlara uygun gelecek matematiksel kavramları seçebilme.

2.2.2.Matematiksel kavramları, anlam ve özelliklerine uygun olarak kullanabilme.

2.2.3.Matematiksel kavramları, değişik amaçlara hizmet edecek biçimlere sokabilme.

2.3.Düşünceleri, matematiksel anlatımla sunmayla ilgili olarak:

       2.3.1.Düşünceyi iletmede, işe yarayacak değişkenleri belirleyebilme.

       2.3.2.Değişkenler arasında uygun bağıntılar kurabilme.

       2.3.3.Değişkenler arasındaki bağıntıları, düşünceye uygun biçimde sınırlandırabilme.(Durmuş Ali Özçelik, Test Hazırlama Kılavuzu)

 

İlk aşamada temel yeterlikler sorgulanacak. Nedir temel yeterlikler? Okuduğunu anlama, yorumlama, açıklama, iletisini kavrama. Türkçede; sözcüğün temel, yan, mecaz anlamlarını bulabilme. Metindeki ya da sorudaki anlamını belirleyebilme. Tümcelerin yargılarını, iletilerini algılayabilme. Paragrafın ana düşüncesini, yardımcı düşüncelerini saptayabilme.

Matematiksel kavramları, simgeleri algılayabilme. Değişkenleri bulabilme, değişkenler arasındaki bağlantıları belirleyebilme. Düşünceleri, matematiksel anlatımla sunabilme.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Okunmaya ve not almaya değer Sayın Baş doğan. Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 15.12.2017 8:59
Cevap :
Abdulkadir Bey,eğitim-öğretim İslamî esaslara göre düzenlenmek isteniyor;bu nedenle de sık sık değişiyor.Ben,daha çok Türkçe ve matematiğin temellerini belirtmeye çalıştım.Selam ve sevgilerimle.  15.12.2017 15:10
 

İyi hatırlıyorsunuz hocam: Maarif Koleji Fis Kayası’ndaydı. Tepeden Dicle Ovası’na bakardı. Ben de ilk senemin yarısını orada okudum, sonra Şehitlik’teki şimdiki yerine taşındı (1969.) Bugün nasıl bir insan modeli yetiştirilmek istendiği ortada değil mi? Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 11.12.2017 16:07
Cevap :
Ata Bey,ben,1960 Diyarbakır Öğretmen Okulu mezunuyum.O yıllarda da,değişik bölgelerden,ilçelerden gelen öğrenciler arasında kavgalar olurdu.Çermikliler ile Liceliler arasındaki taşlı,sopalı kavga,halen gözümün önündedir.Bu nedenle,Diyarbakır'la ilgili tatlı anılarım yok;ama fırsat bulsam yeniden görmek isterim. Eğitimde,değişmeler her zaman olmuştur;bilimsel,kültürel,teknolojik değişmelere koşut olarak eğitimin de değişmesi kaçınılmazdır.Ne var ki son on beş yıldaki eğitimdeki değişmeler,geriye gidişler hiçbir dönemde bu denli olmadı.Her alandaki bozulma,yozlaşma eğitime yansıyor,dostum.Selam ve sevgilerimle.  12.12.2017 14:16
 

Hatırlıyorum da altmışlı yıllarda ilkokul, ortaokul ve lise bitirme sınavları olurdu ve de cumartesi yarım gün okul. Özel okullar kendi giriş sınavlarını yaparlardı. Ben Diyarbakır Maarif Koleji’ne o şekilde girmiştim. Son yıllarda bakıyorum da şu -üç harfli- sınav çeşitliliğini, değişiklikleri takip edebilmek için de eğitim almak gerek! Allah anne babaların yardımcısı olsun. Güzel dilimize ve edebiyata çok önem veren ebeveyne sahip olduğum için şanslıydım. Milliyet Yayınları’nın çocuk kitaplarından sonra okuduğum ilk ciddi kitaplar Martı ve Kelebek’ti. Okumak ve doğru yazmak önemliydi. Türkçe öğretmenim Cavidan Cengiz kompozisyonlarımı hep çok beğenirdi. Şimdilerde ise iyi bir eğitim almak için hem çocuklar hem de ebeveynler büyük çaba sarfetmek zorundalar ve de sonuç ne yazık ki eğitimli işsizler ordusu! Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 11.12.2017 6:52
Cevap :
Ata Bey,bizim çocukluğumuzda da zorluklar,yoksunluklar vardı.O yıllarda,özel okullar yok denecek denli azdı.Diyarbakır Koleji,Fıskiye denilen yerdeydi.Ben de Diyarbakır Öğretmen Okulu' nda yatılı okudum.O yıllarda,pek de bakımlı değildi;ama yatılı okullar olmasaydı,ben öğretmen olamazdım. Bugünkü çocukların işi daha da zor.Eğitim bir çıkmazda.Daha doğrusu,ekonomik,sosyal,kültürel sorunlar eğitimi çıkmaza soktu.Çözüme,salt eğitim açısından bakmamak,diğer sistemlerle birlikte düşünüp çözüm aramak gerekir.En önemlisi de nasıl bir insan modeli yetiştireceğiz onu saptayıp ona göre eğitim politikaları oluşturup uygulamamız gerekli. Dostum,katkıların için teşekkür eder;selam,sevgi ve saygılarımı iletirim.  11.12.2017 13:09
 

Sayın Başdoğan! Vallahi Eğitim Öğretin yaz boz tahtasına döndü öğrenciler de velilerde şaşırdı. Bu güzel yazınızla bilgilendim teşekkürler selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 09.12.2017 20:00
Cevap :
Değerli Meslektaşım,eğitim yaz boz tahtası olmaktan da çıktı.Ne tahta ne yazı kaldı.Selam ve saygılarımla.  09.12.2017 20:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 388
Toplam yorum
: 1301
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2448
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster