Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '12

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
917
 

Yükselen değer Türkçe ve Türkçenin artan önemi

Yükselen değer Türkçe ve Türkçenin artan önemi
 

türkçe


Avrupada başlayan sanayi devrimi ve getirdiği refah, sanayi devrimi öncesinde yaşanan rönesans ve reformlar sayesinde bilim ve kültürel alanlardaki illerlemeler avrupa dillerine olan ilgi ve önemi arttırmıştı. Dille birlikte yayılan kültür sayesinde batılı ülkeler dahada hızlı kalkınarak gelişmişliklerini tamamlamışlardı.  Günümüzde İngilizce bilmemek mutfakta tencere olmadan yemek pişirmek olarak adledilmektedir. Fransızca, Almanca ve keza İspanyolcada dünyanın en önemli dilleri arasında başı çekmektedir.   Ülkemizde dilin önemi bilinmekle beraber ülkemiz insanın iş ve özel hayatında kullanmadıkça bir anlam ifade etmediği için dil öğrenimi yeterince yaygın değildir.  Ülkemiz insanı dünyanın en eski dillerinden olan Türkçenin önemininde yeterince farkında değildir. Komiktir ki bir dil bir insan ata sözümüzde dile önem verdiğimizi göstergesidir.   Bu makalemde şimdiye kadar Türkiyede yabancı dil öğrenimi üzerine kaleme alınmış yazıların tersi yönde acaba yabancılar için Türkçe nedir ve Türkçe ögrenimi hangi seviyelere ulaşmıştır? sorusu üzerine kurgulanmış bir beyin fırtınasına odaklanacağım.

Yazımın başında belirttiğim devrim, evrim, gelişim, aydınlanma değişim dönümüşüm veya adını her ne koyarsak koyalımlar sayesinde yayılan batı dillerinden pek çoğu artık popularitesini yitirmeye başlamıştır. Uzayda da yıldızlar doğar parlak dönemler geçirir ve sonra sönerler. Peki dünyada halen bu dillerin egemenliği sürüp giderken (parlaklıkları azalmaya başladı) dünyanın yaşadığı hızlı değişim ve dönüşüm sayesinde gelişmekte olan ülke dillerine olan önemi ne kadar arttırdı? Bu sorunun cevabını aramak için fikir denizinde yüzmeye hiç ama hiç gerek yok. Batılı ülkelerde araştırma ve bilimde öncü ülke olan Amerikanın başı çektiği ülkelerdeki üniversiteler, düşünce kuruluşları gerekli bütçeleri ayırarak araştımalarını sürdürmektedirler.   Türkçe, Çince, Korece, İspanyolca ( Latin ülkeleri hatrına), Hintçe dillerine ilgi giderek artmaktadır. Bu yıldızların yaydığı ışık ve enerji giderek artacaktır. 
 
Dil ögrenimi bir ihtiyaç sonucu olmaktadır.  Türkçeye başka ülkelerin insanlarının ihtiyacı çeşitli başlıklar altında toplanabilir,
 
·Ekonomik (İş kariyer ve Ticaret)
 
·Kültür Öğrenimi- Din
 
·Eğitim
 
·Uluslararası- Diplomatik ilişkiler
 
Türkçemizin değerini bilmediğimizi yukardaki cümlelerde belirtmiştim.  Her ne kadar Türkçe olimpiyatları gibi etkinliklerle talep yaratılmaya çalışılsa da bu talep sınırlı kalmaktadır. Türkçeye olan talebi kitlesel boyutlara dönüştürmemiz gerekmektedir. Aslında bu dönüşüm çok kolay ve devletin yeterli desteği ve motivasyonu ile sağlanabilir. Bu gün eğitim fakültelerinden on binlerce gencimiz mezun olup işsiz geziyor ve ardından ülkede neye ihtiyaç varsa bir şekilde o yöne kayıyor. ( Polis, itfayeci, zabıta :)  ) Başlangıçta Dünyanın  nüfusu 1 milyon üstünde olan şehirlerinde 1 er tane Türkçe ögretmeni istihdam ederek ilgili ülkelerde Türkçe kursları açılabilir tabi bu arkadaşlarımızın en az orta seviyede İngilizce konuşuyor olmalarıda gerekmektedir.
 
Bugün sosyal mecralarda arama motorlarında  ingilizce ‘’Native Turkish Speaker’’ yazarak arama yaptığımızda karşımıza binlerce iş ilanı çıkmaktadır. Burdan çıkarılacak çıkarım. Türkçenin önemine birileri yine bizden daha evvel vardılar ve bu özelliklere sahip insanları talep ediyorlar. Başka ifadeyle beyin göçü oluyor. Ülkemizde milyonlarca işsiz varken ekonomik dille üretim fazlası, arz fazlası varken ve dünyadada bu dile bilen insanlara ihtiyaç varken neden ülkemiz insanını ihraç etmiyoruz? Bu ihracat dünyanın en karlı ihracatı olabilir.  Öyleki giden kişi hem gelir elde edecek  hem ülkesini tanıtıcakt.
 
Yine aynı arama motorlarında ‘’Turkish studies’’ yazdığımızda pekçok üniversitede Türkçe araştırma merkezleri, Türk kültürü ve Türkçeyi tanımak üzere istihdam edilmiş profesyonelleri görürüz.  Türkçeyi Türkiyenin dünyada artan önemine binaen ögrenip bilgileri kendi uluslarıyla paylaşarak daha fazla kazanım sağlamak için bu çabalara giriyorlar. Türkiye ile ticaret yapmak, kendi ürünlerini satmak veya Türkiyeden ürün almak istiyorlar.
 
Çok uzaklarda aramadan Türkçe olarak arama motorlarına türkçe dersi yazdığımızda veya ingilizce olarak turkish lessons yazdığımızda bu dili öğrenmek için hevesli on binleri bulabiliriz.  İstanbulda Taksimde, Etilerde, Kadıköyde ve Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde özel Türkçe kursları ve Türkçe öğreticileri mantar gibi hızla büyümekte. Expat diye adlandırılan Türkiyeye çalışmak ve yaşamak için gelmiş olanlar harıl harıl Türkçe çalışmakta ve öğrenmekteler.  Ciddi bir pazar oluşmuş ve bu pazar gelişmektedir.  Türkiye konjoktürden yararlanarak Türkçeyi İngilizce gibi bir dünya dili haline getirmek için tarihi bir fırsata sahiptir.  Hepimizin bildiği gibi ingilizce öğrenimi için Work&Study programları ile ülkemizden insanlar Amerika, Kanada, Avustralya ve Kanada gibi ülkelere gidip o ülkelerin en ücra köşelerine kadar giderek konuşulan dil ve aksanla pratik yapmaktadırlar. Benzer uygulamalar Türkiye içinde tasarlanabilir.  Güzel Anadolumuzun az gelişmiş illerinin ekonomileri canlandırılabilir. Kültürel değerleri kültür aşılanarak ilgili ülkelere ulaştırılabilir.
 
Yaşadığım çevre aldığım eğitim ve gözlemlerim sonucu anadilimizin artan önemine binaen kaleme aldığım bu yazı sonrası dilerim  Türkçe ile ilgili yaplanlar daha etkin ve birbiri ile uyumlu bir şekilde yürütülür ve ülkemizin gelişme hızına olumlu katkı sağlar.
 
Ahmet DOĞDU
 
Ahmetdogdu1981@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her şey ekonomik, teknolojik ve siyasi bir güç haline gelmekle ilgili. Bu sayede artık bizler onların dilini değil, onlar bizimkini daha çok öğrenmek isteyeceklerdir.Türkçe'ye önem veren yazınız dolayısıyla kutluyorum. Selamlar.

Turbest 
 08.04.2012 0:42
Cevap :
Keşke yazdıklarımız okunsa, analiz edilse ve insanlar bozukluğa, yozlaşmaya itiraz edebilecek medeni cesareti taşısalar. Haklarını koruyabilseler.   16.08.2014 13:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 572
Kayıt tarihi
: 03.07.08
 
 

37 yaşındayım, yüksek lisans mezunuyum. ve girişimciyim. İngilizcem iyi sayılır. Gıda ve perakend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster