Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '20

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
34
 

Yükselmek mi ? Ne gereği var

Her çalışan bir basamak yükselmeyi hayal ederek çalışır.

“Nasıl yani çok kesin konuştun bazıları istemez “dediğinizi duyuyorum. Haklısınız biz onlara “memur zihniyetli çalışanlar” dediğimiz için bir an unuttum.

Bu arada memur bir babanın evladı olmanın gururuyla yaşadığımı belirtmek isterim. Burda ki “memur zihniyeti” 1990 yıllarda ortaya çıkan bir kavram olup sadece işini yapıp sorumluluk almak istemeyenler için söylenmiştir.


Mevcut yerinden mutlu, aman başım ağrımasın, mesai bitiminden sonra kimse beni aramasın diyen arkadaşlardır bunlar. Bazen pekte haksız sayılmazlar.

Sorumluluğu fazla, her an yönetim tarafından sorgulanan, olumsuz bir durumda hesap veren biri durumunda olup astlarından çok az kazanç farkı alıyorsan neden yükselip dertsiz başına dert alasın ki.

Kal yerinde, yap işini, bırak amirin yesin fırçayı

Babam nihayet memur kadrosundan şefliğe yükseldiğinde, anneme müjdeyi vermek istemiş.

“Hanım yükseldim şef oldum müjdemi isterim “

Annem klasik anne olduğundan “maaşın ne oldu “

Babam mahcup bir sesle “ya yükseldim ama maaşım aynı “

Annem durur mu “aman ne yapayım ben onu maaşın aynı olduktan sonra” demiş

İnşallah babam bu yazımı okumaz, o güzel anı böyle yazarak nasıl mahvettiğime kızar kesin…

Yeni dönemde yükseldikçe kazanımlar da aynı oranda yükselmemesi ufak rötuşlarla yenilenmesi kişilerde “neden yükseleyim ki” mantığını ön plana çıkarmaktadır.

Bu yazıyı okuyan birçok yönetici “evet kazanımlarımız yükselmedi ama stres, sorumluluk, hesap verme çok daha fazla arttı” diyordur.

Halbuki yöneticilik sadece maaştan ibaret değil. Yıllarca aldığınız eğitimlerin ve öğretimlerin nihayet ortaya çıkacağı ve lider olup olmayacağınızın ispat dönemidir.

Yapılan işlerde sorumluluk sahibi olma, gerektiğinde ödül aldığınızda, gerektiğinde de hesap verme yeridir yöneticilik.

Kimileri bunu becerir ve sorumluluklarının üzerinden gelir, kimileri  ise verilen sorumluluğu algılayamaz yukarda belirttiğim zihniyetle bulunduğu mevkii sürdürmeye devam eder. Zaten genelde de bir sorunla karşısında hesap verdiğinde “aldığımız maaş ne ki” cevabını bunlardan alırız.

Bu kişiler sorumluluğu sadece ofisin anahtarını, mağazanın anahtarını teslim almayı sanırlar.

Daha büyük tehlike ise bu kişileri lider olarak gören çalışanları kendilerinin de kısa sürede sorumluluk sahibi olacağını düşünerek yükselmenin hayaline başlarlar ve genelde şu cevabı verirler “6 aydır çalışıyorum neden yükselmemeyim”

Bir mağazamızda, mağaza müdürümüzle kahvemizi içerken liderlik ve yöneticili üzerine konuşuyorduk. Çok fazla yol alamadığımı düşünmeye başladığımda 7 aydır bizimle çalışan satış danışmanı arkadaşımıza sordum. “Sen müdür olur musun”

Arkadaşımızın cevabı basitti “evet olurum”

“Neden” dediğimde ise

“Fatura kesmeyi, ürün iade almayı, transfer yapmayı, ürün kabul etmeyi biliyorum. Mağazayı da açıp kapatabiliyorum. Neden olmayayım ki” dedi

Kahvemden bir yudum alarak müdürüme

“O kadar basit müdürlük yapıyorsunuz ki 7 aylık çalışanımız bile müdür olabileceğini düşünüyor,

Halbuki sadece mağazayı açıp kapatmak, personelden farklı giyinmek ve merkezden aranacak ilk kişi olmak yerine onlara,

Satışlar düştüğünde neler yapılmasını

Satış tekniklerini geliştirmeyi

Verilen servislerden sonra eksiklerini

Hedeften uzaklaşıldığında nasıl aksiyonlar alınmasını

Satan satmayan ürünlerin nasıl tespit edildiğini

Müşteri memnuniyetinin nasıl sağlanması gerektiğini gösterseydin müdür olmanın ne kadar kutsal olduğunu öğretir, bu görevin aslında ne kadar zor olduğunu gösterebilir ve bu arkadaşlar da bu kadar kısa sürede yükselemeyeceğini ve müdür olma sürecinin ortalama 2 yıl olduğunu öğrenebilirlerdi” dedim

Yükseldiğimiz de aldığımız maaş, sosyal imkanlar az bile olsa yöneticilik ve liderlik kişinin gelişimi ve geliştirme yeteneğiyle ilgilidir. Ne kadar ekmek o kadar köfte mantığı denmemelidir.

İşe geldiğimiz de tüm sorumluluklarımızı bilerek çalışmalı ve arkadaşlarımıza örnek liderlik yaparak kendimizi iyi anlatabilmeliyiz.

İyi bir lidere bakan çalışanlar size özenir, duruşunuza ve konuşmanıza imrenir, liderliğinizle övünebilir, size daha iyi bir çalışan olmak için çalışır ve ilk fırsatta yükselmek için sizi örnek alarak yoluna devam eder. Bu çalışanlara sahip olmakta sizin değerinize değer katar.

Yöneticiliği sadece kazanımlarla ölçmeyiniz.

Yöneticilik para karşılığı yapılan bir şey değil, içinizde ki liderliği gösterirken kazanç sağlayacağınız bir mevkidir.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 38
Kayıt tarihi
: 13.12.20
 
 

Bir markanın kurumsallaşması, Mağazacılık yönetimi, Ekip yönetimi, Liderlik eğitimi, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster