Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4784
 

Yumurta içeriden kırılırsa yaşam başlar

Yumurta içeriden kırılırsa yaşam başlar
 

Görsel alıntı


Yumurta içeriden kırılırsa yaşam başlar, eğer yumurta dışarıdan kırılırsa yaşam sona erer. Tüm başarılı değişimler içeriden dışarıya doğru hareket eder.

İç dünyamızda oluşan, gelişen, herhangi bir şeye karşı duyulan sevme hissi, aşk veya muhabbete Sevgi diyoruz.

Elde değil, avuçta değil, iç dünyanın membasından gelen bir mücevherdir. Sevgi, İlgi'nin annesi, Hasret'in kardeşi, Nazlı ve Özlem'in ablası olur.

Bir bakmışsınız ki ilgiyle birleşmiş iki Gönül arsında yol olmuş. Varmış mutluluğa ulaşmış, birde bakmışsınız, yolda kalmış mutsuz ve hüzünlü olmuş. Sevgidir onun ne yapacağı belli olmaz.

Uzun zamandan beri “ Kart hamili yakınımdır, ilgilerinizi rica ederim “   yazılı kartlar iç ceplerde tozlandı. Alınan notlar ziyadesiyle birikti.

Verilen sözlerin gereği, kart hamillerinin görücüye çıkmaları, birçok vaatler ve sözler için “ hele bu seçim bitsin gerisi kolay “ diyenlerin sayısı tahminlerin ötesinde.

Yani ışığın yanacağını, ama ne kadar aydınlık, ne kadar karanlık olacağı ile ilgili kesin bir bilgi veremiyorlar.

Lakin yaşamın içeriden, umutların dışarıdaki görüntülere bağlı devam edeceği konusunda kesin konuşuyorlar.

Mütevazı ancak bakımlı Emekliler parkı beş yol ortasında kurulmuş en eski parklarımızdan biridir.

Şimdilerde bu Parkta Emeklilerden çok Suriyeliler daha fazla oturup dinleniyor.

İnsan ilişkileri sağlam ve muhkem, tatlı sohbetleriyle tanıdığımız Abdülkerim Bey’de Emekliler Parkında otururken bize sesleniyor.

Mehmet Beg, yahu gel biraz oturalım.

- Teşekkür ederim, gelemem işim var.

Yahu kim işi bitirmiş ki sen işi bitiresin, Vallahi bu dünyada iş, her kesin işini bitirmiş.

+ De hadi gel Allah’i seversen gel biraz otur.

-  Peki,

-  Ne yapıyorsun, nasıl geçiyor?

Geleni, gideni seyredim, Mehmet Beg ben bu insanlara hayret edim.

-  Neden?

+ Yahu her tarafı süsliler, şarkılar, türküler söyliler, geziler, bakiler, bir yerde oturup biraz

dinlenemiler.

-  Durum nasıl? 

Siyaseti mi sorisen?

-  Yani,

+ Valla her kes bir şeyi sevi,

Şey dediğin ne?

+  Kimi Ağacı sevi,

   Kimi ampuli sevi,

   Kimi oklari sevi,

   Kimi de hilalleri sevi,

-  Siz kimi seviyorsunuz?

Valla doğrisi ben Ağaci sevim,

-  Peki,

-  Bu Fasih Kayabalı Caddesi hayli hareketli ve kalabalık oldu.

He dorğudur. Karşıda Adliye dayresi var buraya girenler, çıkanlar, çantalılar,

evrakçılar var.

Diğer yandan Tapu dayreleri var, onlarında ellerinde tapular, evraklar gidiler, geliler.

- Ne arıyorlar bu insanlar?

+ Mehmet Beg, Adliyeye gidenler hak ariler, adalet ariler.

-  Aradığını buluyorlar mı?

Vallah doğrisi bulamirler.

Tapuya gidenler de mal, mülk peşinde geziler, onlarda birbirine satiler,

bir birini kandıriler.

Kırk yılı aşkın zamandan beri tanıdığım Abdülkerim Bey şivesiyle, görüşleriyle, düşünceleriyle

samimiyetiyle hiç değişmemiş.

Evet, kimileri adalet arıyorlar ( Hak hukuk ) bulamıyorlar. Kimileri de mal, mülk arıyorlar,

birbirine satıyorlar, birbirini kandırıyorlar.

Kimi Ağacı seviyor, kimi ampulü seviyor, kimi okları seviyor, kimi de hilalleri seviyor.

Sevgidir ne yapacağı belli mi olur, canı isterse gider bir namerdin kapısında kul olur.

Sevgidir neyi severse güzel odur. İnsanların arayışları devam ediyor. 

Yumurtanın içeriden kırıldığını ve hayatın devam ettiğini gösteriyor. Bütün bu gelişmeler birer nişanedir. Demek ki insanlar böyle mutlu oluyor.

 

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gönül neyi veya kimi severse güzel odur kardeşim. Hilalleri, ampulü, ağacı ve okları sevme konusuna gelince; birileri bir yerlerden yara almışsa bir başka safa geçiyor ve o tarafı seviyor. Gelecek belirsizliklere gebe, selamlar size ve değerli ailenize...

Yurdagül Alkan 
 29.05.2015 0:55
Cevap :
Kıymetli Yurdagül Alkan : Abdülkerim bey de siyaseti sevmez. Çok açık konuşur.Israrlı daveti üzerine yanında oturdum.İşte söylediklerinden aklımda kalanları yazmıştım.Evet her kes bir şeyi seviyor.Sevilen şeylerde hep dünyalık,esas için çok az şeyler seviyoruz.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  29.05.2015 3:28
 

Müftü köprüsünün başında,stadın girişinde de var bu parktan :)))...ve muhabbetler genelde aynı bu günlerde...hayırlısı...:)))...eyvallah GaziBaba...

nedim üstün 
 25.05.2015 15:51
Cevap :
Kıymetli Nedim ÜSTÜN ; Evet Müftü köprüsü bitişiğindeki park emekliler parkından daha küçük ama daha gösterişli.Son yıllarda dereyi ıslah ettiler o parkta otururken derenin denize akışını da seyrediyoruz.Zaten Abdülkerim de bu günlerdeki konuşmaları, müzik seslerini kast ediyordu. Evet, hayırlısı olsun.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   25.05.2015 20:53
 

Yumurtanın içten kırılmasını ben iç ses olarak düşünüyorum sayın Burakgazi. Elinde Kuran ile insanları kandırmaya yönelik dış sesleri duyacağıma iç sesimi dinlemeyi yeğlerim. Ama ne yazık ki insanların çoğu dış seslere kanıp, yanlış adımlar atmaktadırlar. Abbdülkerim beyin tahsilini bilmiyorum ama, konuşmalarından hayat üniversitesini bitirmiş biri olarak algıladım. Güzel bir sohbet olmuş. Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 25.05.2015 11:25
Cevap :
Kıymetli Erol Işık: İnsanların dış seslerinden,hal ve hareketlerinden,görünüşlerinden sıkılan Abdülkerim de sizin gibi düşünüyor.İşte onun için diyordu " Yahu ne yapi bu millet,bız bu zırt,pırtları senelerdir dinlik" Neler söyledi neler onların hepsini bir araya getirmek mümkün değil.Allah insana dünyalık, makamlık,benlik sevgi nasip edeceğine katıksız, sade ve öz sevgisini ihsan eylesin.Abdülkerim bey İstasyon civarında en eski mobilya mağazası işleten biri.Şimdi işi çocuklarına devretmiş. Zahmet, zaman ve güzel yorumunuza teşekkür ediyorum.Saygılar sunuyorum.Hep sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.   25.05.2015 15:28
 

Sayın Burakgazi Merhaba,okuduğum güzel yazınız aklıma neler getirdi neler.Son günlerde manzara hepimizin bildiği,gördüğü gibi...Ama ben şimdi ustanın sözünü söyleyerek sözümü bitirmek istiyorum''Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmassa'' Sevgi ve saygılarımla.

Şennur Köseli 
 24.05.2015 21:35
Cevap :
Kıymetli Şennur :Yazıldığı gibi Sevgi ilginin anasıdır, hasret ve nazlının bacısı, Özlemin ablasıdır. Sevgidir ne yapacağı belli olmaz.Ben özellikle Abdülkerim Bey'in önemli, sözlerini dile getirmeye çalıştım.Bazıları Ağacı sevi, bazıları Ampulü sevi, bazıları Okları sevi, bazıları Hilalleri sevi gibi sözlerini ben çok beğendim.Saygılar sunuyorum.Hep sağlık, daima mutluluk diliyorum.   24.05.2015 23:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 607
Toplam yorum
: 7050
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1797
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster