Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
80
 

YUNALMANYA

Birkaç haber sitesinde okuduğuma göre Yunanistan’la savaşın eşinden dönmüşüz. Yunanlılar mal sahibini arayarak olaya müdahale etmesini istemişler. Kimi? Elbette Almanları aramışlar.

Savaşı Alman başbakanı Merkel önlemiş. Merkel’in bizim ve Yunanistan üzerinde bu kadar etkin hatta olaylar müdahil olması aslında altı yedi yıl önce borçlarından dolayı batan Yunanistan olgusunda gizli. Hatırlayın ne olmuştu? Almanya’ya beş yüz milyara yakın borçları vardı ve borçlar bir şekilde halledildi.

Acaba Almanlar borçlarını nasıl tahsil ettiler? Çünkü batıda geçerli tek olgu aslında paradır. O halde parasını almaktan vazgeçmeyeceğine göre Batı Yunanlılar paraları olmadığı bilindiğine göre Almanlara ne vermiş ve Almanya’yı razı etmiş olabilir?

O zamanlar Alman gazeteleri alenen Yunan adalarını talep ediyordu hatırlarsanız. Sadece adalarla yetinmedikleri, yasal olarak yaptırdıkları değişikliklerle elektrik dağıtımından tutun da turistlik tesisler, otoların periyodik istasyonları, paralı yollar, para getiren ne varsa Alman şirketlerinin eline geçtiği, Almanların artık Yunanistan’da ev sahibi, Yunanlıların kiracı olduğu varsayılabilir. Bizde de benzer uygulamalar olsa da malum ülkemizin gündemi her zaman yoğun ve farklı. Aslında benzer uygulamalar, Macaristan, Polonya, Slovakya, Romanya gibi doğu Avrupa ülkelerinin hepsinde mevcut. Yerli işletmeler batmış veya batırılmış, yerlerine Alman firmaları gelmiş, Almanlar patron yerel halk işçi geçinip gidiyorlar. Mevcut Alman şirketleri ki çoğu Naziler zamanında da mevcuttu. Bu şirketler Nazilerin hayalini ekonomik olarak fazlasıyla gerçekleştirmişler. Yönetimle boş yere meşgul olmaksızın ekonomik kaynakları ele geçirmek suretiyle yerel halka kendi ülkelerinin adlarını bahşetmişler. Sözde Macaristan’da yaşıyorsunuz, Alman şirketinin marketinden alışveriş yapıyorsunuz. Alman şirketine elektrik su ve gaz parası ödüyorsunuz. Alman firmasının işlettiği metro ve tren yolunu kullanıyorsunuz. Alman firması asansörlerinizin periyodik kontrollerini yapıyor yine ona para ödüyorsunuz, Alman şirketi otomobillerinizi kontrol ediyor yine ona para ödüyorsunuz. Alman içkilerini içiyorsunuz. Sonuç itibariyle ülkenizin adının Macaristan olması eğer ülkede yaşayan Macar’sanız size bir boş gurur vesilesi olarak kalıyor o kadar.

Yunanistan da aynı tuzağa düştü ve aslında teorik olarak şeklen bir Yunan devleti var olsa da ekonomik enstrümanların tamamı Almanlara geçmiş durumda olduğundan Yunanistan ve Almanya arasında bir hakem olmaktan ziyade Almanya olaylarda gerçek bir taraf. Biz bu kısır döngüden nasıl kurtuluruz bilmiyorum ama büyük devletler, daha doğrusu sermaye sahipleri izin vermeden coğrafyada kuş uçmaz onu biliyorum. Yunanlılara kuru bir Yunanlı gururundan başka kalacak şey, Alman yatırımlarını koruma uğruna ölüp, kendilerini dinen şehit sayma yarışına gireceklerine dair kuvvetli öngörü ne zaman gerçekleşeceğinin zamanıdır. Tarihte bu işler hep böyle olmuştur. Dünyaya son yüzyıllarda sirtakiden başka bir şey veremeyen bir millet yaşasa ne yaşamasa ne diyor, aynaya bakıyorum.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Konu önemli başlık da ilginç geldi

Kerim Korkut 
 03.08.2020 20:42
Cevap :
Tabi aslolan Yunan değil, aynamızdır bizi gösteren ayan  04.08.2020 11:26
 

İlhan Bey, bizi aydınlattığınız için size çok teşekkür ederiz. Ben bunları bilmiyordum. Kalemine ve yüreğine sağlık.

Dr Atanur Yıldız 
 03.08.2020 10:39
Cevap :
Ülkelerinin adının ne olduğunun günümüzde önemi yoktur. Elektriğini kim dağıtıyor, suyunu kim satıyor, tren yolunu hangi ülkenin şirketi işletiyor, otomotiv testi gibi nakit para getiren yerleri hangi ülkenin şirketi işletiyor, sigara dağıtımını ve satışını kim yapıyor ve en nihayetinde paralar bir ülkeden çıkıyor mu? Çıkıyorsa ona bakmak lazım. Bu Osmanlı’daki Düyunu Umumiye gibi düşünülebilir. Ama ona rağmen yine de vakti gelince yıkılıyor. Gelirlerine el konulduğu halde bir yapının yaşamasına neden izin verilmez? Bu durum pek akıllıca değil gibi ama daha fazla şey istenir ve bir av haline gelen yapının başına birden çok yırtıcı musallat olmuşsa, bu yırtıcıların boğuşması (1. Dünya Savaşı buna en iyi örnektir.) söz konusu avın da son anda yırtıcılardan birine taraftar olması kaderini değiştirmese de ömrünü biraz uzatabilir. Dünyada devletlerin çoğunun milli şirketleri yoktur aslında, yani kazandıkları para uluslararası kanallara akmaktadır. Bu durumda kavgaya neden nedir?   03.08.2020 19:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1970
Toplam yorum
: 306
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 166
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster