Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '19

 
Kategori
Yurtdışı Tatil
Okunma Sayısı
20
 

Yunan Adaları Turu İçin Notlar

Vizesiz ya da vizeli Yunan adaları turuna çıkacaklar ya da çıkmayı düşünenler için hazırladığım gezi notlarının faydalı olacağı kanaatindeyim.

Kuşadası’ndan bir cruise gemisi ile başladığımız seyahatimiz sırası ile Patmos, Rodos, Girit, Santorini, Atina ve Mikonos ile devam ederek yine Kuşadası’nda son buldu.

Gezdiğimiz yerler ile ilgili kısa bilgileri sizlere vermeden önce özellikle ilk kez bu tür gemi seyahatlerine katılacakların çok işine yarayacak gemi hayatı ile ilgili kısa notlar paylaşmaya çalışacağım. Gemiye kalkıştan 1 saat önce gelmelisiniz.

Öncelikle gemiye bindikten sonra pasaportlarınızı tur sonuna kadar teslim ediyorsunuz. Hemen sonrasında da sizlere verilecek kartlarınız gerek adalarda gemiye biniş ve inişlerde gerekse de gemide ücretli ve ücretsiz tüm harcamalarınızda işinize yarayacak olup aslında her zaman üzerinizde bulunmalıdır. Kabinlerinizin kapısını da kartlarınızla açacaksınız. Kaybederseniz resepsiyondan yenisini çıkarabilirsiniz.

Her şey dahil sistemi ile turu alsanız da kabinlerinizdeki tüm içecekler ücretlidir. Yemekler sırasında şişe ile aldığınız tüm içecekler ücretlidir. Su, cola ve bazı içkiler ise bardakla isterseniz ücretsizdir.

Gemide doktor vardır ve ücretlidir. Tuvaletler uçaklarınki gibi vakum sistemi ile çalışmakta olduğundan içine tuvalet kağıdı atılmamaktadır. Kabinlerdeki havlular havuz ve plaj havlusu olup kullanıldıktan sonra geri getirmeniz gerekir. Kaybolursa ücretini sizden alırlar.

Gemide Wİ-Fİ ücretli olup bizim gemideki ücreti saatlik 8 euro idi.

Gemide sigara kabinlerde yasak olup bir tek bazı açık alanlarda kül tablası olan yerlerde içilebilir. Bu arada gemideki casino küçük olmasına rağmen sadece orada sigara içilmesine izin verilmektedir.

Gemi limana yanaştığında ilk önce özel ada turu alanlar gemiden inebilirler. Tur almayıp adayı biz kendimiz gezeceğiz diyenler önceden gidip sizler tarafından gemiden alınan küçük bot/motor numaralarındaki sıra ile gemiden inebilirler. Bunun saatine çok dikkat edin yoksa 10 dakika geç kalsanız 7. ya da 10. sıradaki motora kalırsınız.

Gemide hem SPA hem de Duty Free mağazası bulunmaktadır. Ayrıca küçükler için bir de mini bir oyun merkezi vardır.

Yemekler genellikle ara katlardan birindeki restaurant’ta ya da havuz katındaki restaurant’ta verilmektedir. Özellikle havuz ya da plaj kıyafeti ile öğlen ya da akşam yemeğine giderseniz kapıdan çevrilebilirsiniz. O yüzden kıyafet seçimine özen göstermeliyiz. Bizim Türklerden kapıdan çevrilip karizmayı çizdiren görgüsüzler uyarılara rağmen çıkıyor.

Sabahleyin bir adaya vardığınızda anons yapılmamaktadır. Öğleden sonra bir adaya vardığınızda ise anons yapılmaktadır. O yüzden gemide sizlerin kabinlerine her gün düzenli olarak konulan (her yolcunun lisanına göre) günlük program kağıdını dikkatli incelemek gerekmektedir.

Gemideki yemekler güzel. Barbekü ve ızgara akşamları olabiliyor. Kahvaltıda ve yemeklerde domuz eti olanlar altında domuz resmi ile gösteriliyor. Gemide her akşam şov ve animasyonlar yapılıyor. Karaoke bar da mevcut.

Gemideki ve odanızdaki klimalar ortamı iyi soğutuyor. O yüzden terli terli ya da ıslak ıslak gemi ya da kabin içinde durmayın hastalanabilirsiniz. Ya da yüz felci geçirebilirsiniz.

Gemiye biniş saatlerinize lütfen dikkat edin yoksa eşiniz ya da arkadaşlarınız istediği kadar kendilerini parçalasın gemi sizi beklemeyip adadan ayrılır.

Son bir not; katıldığınız bazı ada turlarında dolaşırken size rehberinizin anlattıklarını duyabilmeniz için kulaklık dağıtılacaktır. Eğer düşürüp kırarsanız hediyesi 80 euro tutuyor.

PATMOS

Kuşadası’ndan saat 13:00’te ayrılan gemimiz 50 mil uzaklıktaki Patmos Adası’na saat 17:30’da vardı. Adaya ilk olarak ekstra tur alan yolcular gitti. Onlardan sonra bizim gibi kendisi gezecek yolcular indi. Kimlerin hangi botlara bineceği anonslar ile bizlere bildirildi.

Patmos’ta tepedeki kaleye yürüyerek gitmek hem çok yorucu hem de vakit alıcı. Çünkü Patmos’tan akşam 21:30’da gemimiz ayrılıyor. O yüzden isteyenler taksi ile gidebilir. Onun dışında sahil kenarında ve biraz daha iç kısımlarda yürüyerek vakit geçirebilirsiniz.

RODOS

Gece saat 21:30’da Patmos Adası’ndan yola çıkan gemimiz 99 mil uzaklıktaki Rodos Adası’na sabah saat 07:00’de vardı. Rodos Adası için tur aldığımızdan önce inen yolcular ile birlikte adaya ayak bastık ve hemen tur otobüslerimize binip geziye başladık.

Otobüs ile yaklaşık 1 saat 15 dakikada ulaştığımız Lindos hem iki güzel koyu hem de harabeleri ve tarihi kalesi ile çok güzel bir yer. Kaleye ve harabelere diğer gemilere ait turlarla beraber adım adım sıcakta 300 basamak tırmanarak ulaşabiliyorsunuz. O yüzden dizinden sorunu ya da tansiyon sorunu olanlar kendilerini zorlamasınlar. Hele hele kucağında çocuğu ile ya da çocuk arabası ile çıkmak mümkün değil. Çıkamayanlar aşağıdaki cafelerde serinletici şeyler içebilirler.

Lindos’tan sonra yaklaşık 45 dakikalık bir yolculuk ile Rodos’un merkezine gidiliyor. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından alınan adada ünlü Rodos Şovalyeleri’nin yaptırdığı kale, kilise, surlar ve diğer kuleler mevcuttur. Halen 3-4.000 arası Türk’ün yaşadığı Rodos’ta iki adet camimiz mevcut olup biri kullanılmamakta diğeri ise bayramlarda özel izinle kullanılmaktadır.

Gezi sırasında Cem Sultan’ın yaşamaya mecbur bırakıldığı binayı da görüp üzülüyorsunuz. Eski Rodos’un tarihi çarşısı aynı bir Türk kasabasını andırıyor. Yokuşun yukarısındaki cami ve yanındaki Hafız Ahmet Ağa Kütüphanesi insanı duygulandırıyor. Hele içeride duvarda duran küçük bir Atatürk resmi tüyleri diken diken ediyor. Rodos Adası’nı Naziler 2. Dünya Savaşı’nda bombalamadan paraşütçü birlikleri ile ele geçirdikleri için eski Rodos ve harabeler ayakta kalabilmiş. Halbuki Girit öyle değil. Bombardıman sonucu ne eski Girit kalmış ne de tarihi eserler.

GİRİT

Akşam Rodos Adası’ndan saat 18:00’de kalkan gemimiz 166 mil uzaklıktaki Girit Adası’na sabah saat 07:00’de ulaştı. Girit Turu’na yazıldığımız için otobüs ile Miken uygarlığına ait Knossos Sarayı’nı görmeye gittik. Bir İngiliz Arkeologun bulduğu harabeleri bu İngiliz kendi mülkü olarak satın almış. Harabelerin bazı yerlerini restore edeceğim diye çimento kullanınca daha büyük zararlar vermiş. Ölmeden önce burasını Yunanistan’a bağışlamış. O yüzden girişte rehberimiz Yorgo’nun tabiri ile betoncu İngiliz amcanın da büstünü aslen Giritli olan Venizelos ile beraber koymuşlar. Nazilerin ağır bombardımanı yüzünden Girit’te ne eski Girit ne de eski harabeler kalmış.

Girit Adası’nda 2.400 metre yüksekliğinde 2 tepe mevcut olduğundan özellikle güneyden gelen kavurucu sıcaklıklar adanın kuzeyini fazla etkilemiyor. Girit Adası da İzmir gibi ufak ufak depremlerle sallandığından halkı bunlara alışkın. Ada son derece verimli ve kendi su kaynakları mevcut. Dünyaca ünlü mutfağı ile sebze ağırlıklı beslenen Girit halkı 85 yaşında ölenlere genç öldü gözüyle bakıyormuş. Ada halkının çoğu köylerde tarlasının başında üretim yaparak yaşıyor. Özel günlerde kırmızı ya da beyaz et yiyorlarmış. Hatta balık etine bile mesafeliler. Varsa yoksa sebze. Benim gibi Adanalı olanlar için felaket bir yer.

SANTORİNİ

Sabah saat 07:00’da geldiğimiz Girit Adası’ndan öğle üzeri saat 12:00’de ayrıldıktan sonra 67 mil uzaklıktaki Santorini Adası’na saat 16:30’da varıyoruz.

Büyük bir volkan patlaması sonucu bugünkü halini alan Santorini Adası’na öğleden sonra saat 16:30’da vardık. Ekstra tur almadığımız için gemiden indikten sonra hemen bizi adanın yukarısına taşıyacak olan teleferik sırasına girdik. Yaklaşık 45 dakika sıra bekledikten sonra adam başı 8 euro ödeyip adanın yukarısına çıktık.

Santorini manzara açısından en güzel adaların başında geliyor. Gerek kasabanın içinde ve gerekse denize tepeden bakan yerlerde ya da restaurantlarda harika fotoğraf çekebileceğiniz yerler var. Eğer fırsatınız olursa Oia Köyü’nü ziyaret edebilirsiniz. Sakın eşekler ile inip çıkmaya kalkmayın. Yollar çok dar olduğundan eşekten dengenizi kaybedip düşerseniz yere değil uçurumdan aşağı düşersiniz.

ATİNA

Gece saat 21:30’da Santorini Adası’ndan ayrılıp 131 mil uzaklıktaki Pire’ye sabah saat 06:30’da ulaşıyoruz. Fazla vaktimiz olmadığı ve ekstra tur almadığımız için kendimiz hemen taksiye binip 25 euro’ya Akropolis’e gidiyoruz. Bu arada yolda ünlü Syntagma Meydanı’nda durup askerler ile fotoğraf çektirdik. Zeus Tapınağı kalıntıları önünde de fotoğraf çektirebilirsiniz. Akropolis’e giriş 20 euro. Bizim Efes buradan daha güzel. 11 milyonluk Yunanistan’ın 7 milyonu başkent Atina’da yaşıyor. Aşırı sıcak ve sevimsiz bir kent.

MİKONOS

Sabah saat 06:30’da geldiğimiz Atina’dan hemen öğleye doğru saat 11.30’da 99 mil uzaklıktaki Mikonos’a gitmek üzere yola çıkıyoruz ve akşam saat 18:00’de dünya jet sosyetesinin favori mekanlarından Mikonos Adası’na ulaşıyoruz. Yunan Adaları Turu’nun en güzel fotoğraflarını çektiğim ve dolayısıyla en çok beğendiğim adası Mikonos oldu. Ada düz ayak olduğundan dolaşırken yorulmuyorsunuz.

Adanın ünlü yel değirmenlerinin olduğu küçük Venedik denilen yerine yürüyerek 20 dakikada ulaşıyorsunuz. Güneşin denize doğru batışını buradan izlemek için herkes buraya geliyor. Kıyıdan yürüyerek gelmek en güzeli. İsteyenler köy içinden de gelebilirler. Bütün adalarda olduğu gibi burada da harika magnetler var ancak daha pahalı. Yani Rodos’ta 1.5 euro olan magnet fiyatları burada 4-5 euro’ya kadar çıkabiliyor. Allahtan küçük su fiyatları bütün adalarda 0.50 euro. Mikonos’un salaş balık lokantalarında koca bir porsiyon kalamarın fiyatı 12-13 euro. Kaçırmayın derim.

Mikonos’tan gece saat 23.00’te ayrılan gemimiz ertesi gün sabah saat 07:00’de Kuşadası’na varıyor.

İnşallah sizlere faydalı bilgiler verebilmişimdir. Şimdiden iyi yolculuklar dilerim. Allah içinize sindirsin.

Sevgi ve Saygılarımla,

Mehmet Ulusal SAĞ

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1921
Kayıt tarihi
: 05.10.16
 
 

1971 Ankara doğumludur. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nden 1995 yılında mezun olduktan sonra ayn..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster