Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
645
 

Yüreğim bir çingene şimdi...

Yüreğim bir çingene şimdi...
 

Dudaklarımda o çingene kızının ezgileri dolanıyor. Acıyı mı anlatıyor, yoksa aşkı mı bu kadar buğulu sesinde, bilemiyorum. İspanyolcanın ahengi, aşık olduğum gitarın tellerinde dans ederken, buğulu sesin feryadı dolduruyor yüreğimi...

Yüreğim bir çingene şimdi....

Özgür hayaller kurmanın ötesinde yüreğim,
Uçcuz bucaksız sahillerde, kara kumların üzerinde özgürce koşan vahşi atlar gibi...

Bir türlü yaşayamadığım sadece hissettiğim aşkım; gitarım...

Yaşanmamış tüm aşkların yok sayılamayacağı gibi, yok sayamadım yaşamasam da; sadece sarıldım bazen, öylece sarıldım. Çalamadım hiç bir zaman...Yaşayamadım aşkımı, sadece hissettim ve uzaktan baktım...Yine de sesini her duyduğumda bir çingene oldu yüreğim.
Duyduğum sesi yetti bana bu aşkımın...Ve sesini duyduğumda bile ben, kulağımda bir gülle, eteklerini savuran bir çingene kızıydım artık....

Uçsuz bucaksız sahillerde, yükselen alevler yaktığımız ateşten değildi....Kanımızı kaynatan ve bizi bulutların üstüne çıkaran ne ateşin kırmısıydı ne de şarabın...

Kara kumların üzerinde yükselirken kıpkırmızı alevler, döndükçe etekleri coşan kırmızı elbisenin içinde, simsiyah saçlarımın arasına sıkıştırdığım kıpkırmızı gül, dudaklarıma veriyordu rengini. Gitarın ritmi hızlandıkça, hızlanan dansım değildi sadece, ruhum yükseliyordu; en yasaksız özgürlüklere...Yüreğim bir çingeneydi şimdi...

Kanımda gitarın sesi vardı şimdi, aşk tenimin altında ve sadece bir kişiydi...

Bayrağım yoktu, sınırlarım da....Ülkem dünyaydı benim...

Yüreğim dünyayı almıştı içine, yüreğim nevalesiz yollara düşmüştü; gidiş ve dönüş bileti olmadan...

Hayatı duyduğum gibi yaşamak, hayatı hissettiğim gibi yaşamak....

Kara kumların üzerinde vahşi atlar gibi özgür....
Kara kumların üzerinde bir ateş dansı, ruhum gökyüzünde sınırları delerken...
Kanımda gitarın sesiyle...
Ezeli sürgündeyim...

Hep buydum, hep böyle kalacağım...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yoldaşım, bilir misin ? ruhunun vahşi atlar gibi özgüar olduğu, sınırların, milliyetin olmadığı o sonsuz özgürlükler ülkene beni de al ne olur...Bir gitar, bir de kırmızı şarap ve kara kumların üstünde ateş...Zamanlardan gece tabii ki. yıldızlar kocaman mutlaka...Ve dalgaların sesi karışıyor sadece gitarın nağmelerine...Biz aynen resimde ki kadın gibi, kırmızı kocaman güllü, fırfırlı elbiselerimizle, çingene dansı yapalım. Ama saçlarımızda kan kırmızı kır çiçekleri de olsun...sevgiler çingene yürekli yoldaşım...

Neşe İleri 
 26.09.2007 15:13
Cevap :
Yüreklerimiz çingene bizim yoldaşım...ama sana bir sır vereyim mi, ben bahsettiklerimin çoğunu yaptım, ortam gerçekti, sadece düşünceler sınırların ötsindeydi. Ve bu hazzı da yaşadım gerçekten. Eksik olan sadece dansımdı, bir onu gerçekten yapmayı çok istiyorum. Saf, temiz, uçsuz bucaksız sevgilerde kanatlanıp yol almak, kara kumların üzerinde tertemiz bembeyaz bir dünya hayaliyle...Sevgiler çingene yoldaşım.  27.09.2007 9:46
 

Aşkı aslında aşkı içimizde yaşamaktır, yaşamak için ete kemiğe bürünmez aşk.Gitarın her bir nağmesi,  çingene ruhun aşka teslimiyetidir. Eline yüreğine sağlık... SEVGİLERLE .

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 24.09.2007 12:33
Cevap :
Hissetmek varlığını bilmektir bence, ama yaşamak bambaşka bir şey olmaı ne dersin Serap'çım. Sevgi dolu yüreklere sağlık. Sevgiyle.  24.09.2007 12:42
 

dansların en özgürü olsa gerek bu:D

TUNA 
 23.09.2007 23:08
Cevap :
Merhaba Tuna, seni gördüğüme sevindim. Hayatı yaşamanın ve dansın en güzeli bu olmalı...Sevgiler.  24.09.2007 12:06
 

Hadi gel serin kumların üzerine uzanalım. Ateş yakması benden. Üstünden atlayıp, etrafında bağdaş kuralım, sen gitarını al eline ben de bağlamamı, şarkılar söyleyelim bir çingen edasında. Ne dersin güzel Deniz'im.  Hep özenirim çingen hayatına. Ve çoğu kez içimden geçiririm çingence yaşamı. Kimbilir onların mutluluğu yansıyordur  bana. Sen de hep böyle kal emi elinde gitarın, saçında gülün, içinde sonsuz mutluluğun hep böyle kal canım arkadaşım hep böyle kal.

Abla 
 21.09.2007 21:39
Cevap :
Ah Sevim Ablam; ben gitara aşığım ama çalamıyorum ki! Ama bu konuda Yeşim'le anlaştık, o çalacak gitarı kumsalda. EE sende de bağlama varmış. Ben saçıma gülümü takıp koşmaz mıyım yanınıza. Ne güzel olur o ateşin etrafında bir çingene özgürlüğü dostluğu yaşamak. Bir sonraki yaza böyle bir toplantı yapalım biz Sevim Abla. Çok güzel olur gerçekten. Teşekkürler, sevgiler sana ve sevgili eşine selamlar.  22.09.2007 9:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 1379
Toplam mesaj
: 381
Ort. okunma sayısı
: 1568
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster