Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
267
 

Yüreğime asılı kaldı özlemin

Yüreği ellerinde gezen bu adam, daha ne kadar dayanır özlemine, nasıl kurtulur göğsünün üzerine oturmuş bu derin acıdan.

Nasıl çıkar bu karanlık yoldan, ya da nereye kadar bu çıkmaz sokaklar?

Anasının ölümünde bile gözyaşı dökmemişken, misket bombalarıyla parçalanmış çocukların resimlerine bile ağlayan bu adamın yüreği, nasıl dayansın özlemine?

Sen, yalnızlığın arka sokaklarında gezen, umutlarını ertelemekten yorgun kadın; vazgeçmedin hayallerinin peşinde gitmekten.

Ne sabrı yetti, anlamsız bağırışlara, ne tahammülü kaldı yüreği taşa kesmiş sandığı bir adamın umarsız yakarışlarına!

Oysa kadın, yeni bir çift göz, yeni bir umut, karanlığın orta yerinde parlayacak yeni bir yüz, yüreğini alıp götürecek, sevdası yüreğinden koca bir adam istiyordu!

Bu bekleyişler, bu erteleyişler, bu umut kırgınlıklarıyla sarmalanmış yaşam,

Yüreğimin bir yanını kor ateş gibi kavuran özlem, sığmaz olur özgür bedenime

Bedenimi esir alır, yalnızlığın o müthiş ağırlığı

Ne yalnız masamdaki içki kadehleri, ne Sezen Aksunun hüzünlü şarkıları dindiremez yüreğimin sağ yanındaki acıları.

Güzel ülkemin uzak bir köşesinde kalabalığın içinde mahkum etsen de kendini yalnızlığa; hasret kalsan günlerce bir dost sesine ve meze yapsan, yitip giden umutlarını içkine, gitmez karanlığın gözlerine sinmiş uğursuzluğu.

Şimdi yorgun bedenimi bırakıp bir derin uykuya, sensizliğin kör kuyularına düşsem, bilirim çıkaran olamaz, tutup ellerimden.

Bedenimle birlikte ellerimde gezdirdiğim yüreğim de kurtulur mu karanlıktan?

Ya! Yüreğime asılı kalan özlemin?

Benimle birlikte nerelere kadar gider, daha ne kadar acıtır yüreğimi?

Hayallerinin peşinde gitmekten, sevmekten yorulmuştu adam; boşa geçen yıllara inat.

Tıpkı yalnızlığın arka sokaklarında gezen, umutlarını ertelemekten, hayallerinin peşinde koşmaktan yorgun düşmüş kadın gibi.

Ve şimdi benim, yüreğim ağrıyor be gülüm,

Yıllardır asılı duran özlemin midir, sevgisizliğin, yalnızlığın dayanılmaz acısı mı, bilmeden.

Artık ülkemde çocuklar ölmese, analar ağıt yakmasa da, ben yüreğime söz geçiremez oldum gülüm.

Gözlerimden akmasa da yaşlar, yüreğimde tortulaşan acılar, şu yaşıma kadar adam edemediğim sevdam, bir bilinmeze yolculuk eden hayallerim,

Hepsi birlik oldular, bir kör bıçakla doğruyorlar sanki bedenimi, dayanmaz oldu yürek yangını, çıkmaz oldu sesim.

Oysa haksızlığa, adaletsizliğe öyle çok haykırdı ki, yüreği ellerinde gezen bu adam.

Öyle çok acılar çekti, öylesine ağır sevdalar yükledi ki bedenine, şimdi ne bu koca bedeni, ne sevda yüklü yüreği taşıyamaz oldu.

Yüreğim ağrıyor be gülüm,

Çıkarıp atabilsem özlemini asılı durduğu yerden; kurtulur muyum acep bu yürek ağrısından?

Ya da bu kez senin yüreğin ağrır diye mi ağrır yüreğim?

İşte böyle gülüm, dinmiyor hiçbir şekilde bu yürek ağrısı!

O zaman yine doldurup bir kadeh rakıyı; umutlarımı, sevdamı da meze yapıp içmekten gayrı ne gelir elden.

Yüreğime asılı kalsa da özlemin, sen yalnızlığın arka sokaklarında inatla gezen, umutlarını, hayallerini ertelemekten yorgun kadın;

Şimdi bir hüzün gelip konmuşsa göz bebeklerine, yanı başında beni görmezde dalarsa uzaklara gözlerin ve akmaya başlamışsa sessizce yaşlar; yüreğinin bir köşesinde bana yer ayıramamışsan, bu kahrolası yüreğim nasıl dayansın bu acıya?

Yüreğim daralıyor be gülüm,

Özlemin yaksa, yalnızlık acıtsa ve ben senden bu kadar uzak da olsam

Bilesin ki; benzemez kimse sana!

 

AYHAN ONGUN(Gazeteci-Yazar) 05.05.2014/BODRUM 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 396
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 166
Kayıt tarihi
: 13.01.10
 
 

Barış içinde, birlikte yaşayabilmek adına insan ve emek odaklı paylaşımlardan yanayım.   Öğretmen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster