Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
199
 

Yüreğimiz Kömür Karası

Yüreğimiz Kömür Karası
 

Canımız yandı. Yüreğimiz yandı. İçimiz kan ağladı.. Hangi söz dindirebilir bu acıyı bilmiyorum. Hangi vaat geri getirebilir gidenleri.. Hangi ümit teselli olur kor olan yüreklere. Bilmiyorum. Bilemiyorum. Böyle durumlarda sözler kifayetsiz kalıyor hep. Dil kaçıyor, boğaz düğümleniyor. Bakışlar yere iniyor, acının ağırlığından..

Dört harf, iki hece. Kısacık bir isim Soma. Ama çok şey anlatıyor artık. Tarihe kapkara harflerle yazıldı. Unutulmayacak. Hep acıyla hatırlanacak. Dört harfle dört bin ciltlik kitap olacak yaşananlar. İki heceyle iki bin acı anlaşılacak. Sıradan bir isim olmayacak artık. Ne geride kalanlar ne de gidenler için..

İki hece ikibinli yılların en büyük acılarından birini anlatacak bundan sonra. Öncesinde ve sonrasında sorumluların ihmalleriyle birlikte hem de. Dünyanın ve ülkenin geldiği düzeyin bir göstergesi olacak yitip giden 301 can.. Daha fazla kazanmak için insan hayatını hiçe sayan bu sistemin en büyük ayıbı olacak bu rakamlar. Gereken zamanda gereken tedbiri almayan kim varsa bu acıyla yaşayacak ömrünce.

Kanunlar önünde suçlu olsun ya da olmasın, vicdanlar kendini sorgulayacak her zaman. Her kim ne hata ettiyse bedelini illa ki ödeyecek. Ama burada kanunlar önünde ama orada ilahi mahkemede.. Ne var ki ateş düştüğü yeri yaktı geçti. Hiçbirşey bu acıları dindirmeyecek ama hiç olmazsa bundan sonra daha fazla canlar yanmasın diye, daha fazla insanlığımızı unutmayalım diye, daha fazla körleşmeyelim diye gereken tedbirler alınsın istiyoruz..

Sözlerin gönlümüzden geçenleri anlatamadığı bu noktada hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, mekânlarının cennet olmasını niyaz ediyorum. Yakınlarına da Allah gani gani sabır versin. Milletçe başımız sağ olsun..

Murat HACIOĞLU

www.murathacioglu.com

https://twitter.com/murathacioglu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nerdee o eski; sini sini, çöven çöven dağıttığımız bol ihsanlar.Nerde o kınalı gözlü, şeytani dilli, alttan verir samanı,üstten çıkarır dumanı yorumcular, çat kapı boşta gezerler, çatacak yer arayanlar, mendakkalı, men dukkalı haspa arayan zerzavatçılar. Herkesler gitti, kaldık meyhanede der gibi, herkes gitti kaldık blog deryasında yapayalnız.Yalnızlıkları oynaya oynaya, oynamayı bile unuttuk bre!Nerde o şen şakrak şarkılarımız. Nerde o harçlığı evden koparıp da, elma şekercide, pamuk helvacıda, binbir renkli macuncuda soluk aldığımız o günler. Hepsi battal oldu. Zigetvar Kalesinin kapısını örümcekler örtmüş. Habur Sınır Kapısında, elinde, ucu çatallı mızrakları ile bizleri bekleyen İdarecilerimiz. ucundaki çatallarla bizi BLOG kapılarında bekleyen editörlerimiz.N'olcek bu gidişle blogların hali bre!Şu fıttırma mı, tivit mi neyin nesiyse çıkanlara çanak tutan İdaremiz.Battal oldu bre işler. Keşke onlar olmayaydı. Resmi görünce, Somalı mı, Somalili mi,belli olmuyoru.Netcesin?Selamlar

Muzaffer Cellek 
 22.05.2014 0:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 660
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1623
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster