Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
274
 

Yüreğimiz yangın yeri...

Yüreğimiz yangın yeri...
 

Güne her uyanışımız kaygılarla başlıyor...

Televizyonları her açışımızda, içimizi bir korku sarıyor...

Hakkâri’de verdiğimiz şehitlerle yüreğimiz bir yangın yerine döndü...

Ve her yaşadığımız acılardan sonra verilen demeçlerin tekdüzeliği, siyasilerin ezberlenmiş konuşmaları artık bizleri bıktırmış durumda...

Ne olmuş başbakan, bakanlar, yurt dışı gezilerini iptal etmişler... Bunlar yüreğimizin yanmasını durduracak mı?

Tüm bu yaşadığımız acıların sorumlusu,  kararlı bir anlayış yerine gevşek bir duruş sergileyen siyasi iktidarlardır...

Açılım yapıyoruz diyerek, belli kesimlere umut aşılayanlar, süreç içinde ne olduğunu tam olarak bilemediğimiz bu açılımlardan vazgeçmiş gibi görünmeleri,  terörün hızını artırmıştır... Bozulan duruş yerine, sağlam ve kararlı yeni bir duruş sergilenememiştir...

Kendi iç sorunlarımızı bir tarafa bırakarak; komşularımızın ve diğer bazı ülkelerin içişlerine karışmaya başladığımız bu dönemde acıları yaşamaya devam ediyoruz...

Cumhurbaşkanımızın olay üzerine verdiği demeçte ilk kez “İntikam” sözcüğünü kullanması ise çok ilginçti ve yorumlara açıktı...

Gerginliğin  ve sabırların test edildiği bir dönemden geçmekteyiz..

Artık bazı gerçeklerle yüzleşmemizin de zamanıdır...

Ordumuzun bu kadar şehit vermesini, ordumuzun zafiyeti olarak değerlendirilmesini doğru bulmuyorum...

PKK, dünyanın en acımasız terör örgütlerinden biridir... Vur kaç taktiği uygulamaktadır... Bunu yaparken de sivil, asker, çocuk ayrımı yapmamaktadır... Ordumuz ise tüm bu ayrımları yapmak zorundadır... Gündüz sokakta vatandaş rolünde, gece dağlarda terörist rolüne soyunan bir anlayışla karşı karşıya bulunmaktayız...

PKK, kuruluş örgütlenme aşamasından sonra silahlı eylemlerle duyurduğu adını şehir ve siyasi örgütlenme ile tamamlamıştır... Geldiği bu aşamada da Türkiye Cumhuriyetine bir savaş açmış durumdadır... Kimse kimseyi kandırmasın, PKK’nın mecliste olduğunu artık herkes biliyor... PKK, mecliste olmasına rağmen silahını bırakmamıştır, silahını bir baskı, korku, yıldırma, amaçlarını gerçekleştirmenin bir aracı olarak kullanmaya devam etmektedir... Mecliste sözde demokrasi adına bulunan bu küçük grup, kendi istek ve arzularının gerçekleşmesi için çoğunluğa tahakküm etmeye başlamıştır...

Siyasilerin, her şehit verdiğimizde söyledikleri ezberlenmiş demeçlerden bıktık... Şehit cenazeleri bize büyük acılar veriyor... Yüreğimiz bir yangın yerine dönüyor... Yüreğimizdeki yangının söndürülmesi için siyasileri ve siyasi iktidarı göreve çağırıyoruz...

Oturun konuşun ne yapılması gerekiyorsa karar verin... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir ülkenin iktidarı, bizzat kendi ordusu ile uğraşırsa, iktidar yandaşları her PKK eyleminden orduyu sorumlu tutup, beceriksizlikle itham ederse, ordunun %10'u soruşturmalar ile tutuklu bulunursa, bu PKK'dan başka kime yarar? Yine kınayacak, intikam nutukları atacaklar. Ama sonu var mı? Yok! Zaten millette dünden razı yarın unutmaya. Ateş te düştüğü yerde yanmaya devam edecek... Saygılar...

Murat Yazmacı 
 19.10.2011 16:34
Cevap :
Katkınızdan dolayı teşekkür eder, esenlikler dilerim.  19.10.2011 23:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1388
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1019
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster