Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '09

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
186
 

Yüreğinizin penceresinden aydınlanın

Yüreğinizin penceresinden aydınlanın
 

Zor günlerin sözleri vardır.

Paylaşmak, anlatmak ister insan.

Yığınla yaşamın gizleri var içinizde..

Derin üzüntülerin başlattığı, derin düşünceler dönemindesiniz.

İnsan denen varlığız sonuçta ve bakışlarımızla okşadığımız bir yaşam içindeyiz.

Ateş denen acılar da çöker içimize bazen..

Teselli için söylense de ;

Hayatı nasıl yaşadığınız, sevmenin hakkını nasıl verdiğiniz önemli.

Sevdiklerinizle aranızdaki bağın gücü önemli..

Endişelerin, sıkıntıların, sorunların ortasında kalsak da, olumsuzlaşsa da yaşadıklarımız yüzeye çıkmak için çırpınmaktan vazgeçemeyiz..

Yüzeyde bir hayat var devam eden...

Dünün tecrübesiyle yarını planlayabilmek ve fırsatları değerlendirebilmek önemli..

Nasıl ki yazı yazmak zor olsa da yazmalıyız deriz.. İşte öyle birşey..

Hintli bir şirket yöneticisi olan Vivekacharya P. Choudhary, "Battığınız Zaman, bir Denizaltı Olun" isimli bir kitap yazmış ve iş hayatında dahi insanı ayakta tutan şeyin “şevkat” olduğunu anlatmıştı.

Şevkat ve merhametin önemini vurgulamıştı. Pek çok insan, başkalarının, kendi teknelerinde bir delik açtıklarını gördüklerinde o deliği hemen kapatmaya/yamamaya çalışır ama siz teknenizi bir denizaltıya dönüştürün." demişti. Egoyu kontrol altında tutmayı öneriyordu.

Dolayısıyle endişe ve sıkıntıları azaltıp direncimizi güçlendirmeliyiz.

İçgüdüsel bir yaklaşımla hayatımızda fark yaratma gayretinde asla vazgeçmemeliyiz.

Önemli olan olumlu şeylere odaklanabilmek..

Günlerin tortusu dedikleri şeyin ne olduğunu yaşayarak öğreniyoruz.

Özellikle de en korkulan şeyden kaçmanın mümkün olmadığını

Ve aslında hiçbirşeyden korkmamak gerektiğini öğreniyoruz...

Acıdan sonrası yok zaten...

Önemli olan cesareti bir zırh gibi giyebilmek sırtına..

Her acıyı göğüslemeyi bilmek.

Alçak gönüllü olup hafiflemek ve kuş gibi yükselerek yaşamalı insan hayatı..

Güçlü olup hayata karşı da gücümüzü geliştirebilmek.

Üzerimizdeki gereksiz yükleri atmayı, sadeleşmeyi, hayatı daha basite indirgemeyi başarabilmek.

Hafiflediğimizi hissedebilmek..
ve önemli olan değerlerimizden ödün vermeden yaşamak...

Olaylara çok yönlü bakarak öyle değerlendirmek..

Rüzgarda eğilmemekte ısrar edip kırılan dallardan olmamak..

Sırt dönenler olsa da onlara el uzatmak..

Aydınlık düşünüp etrafı aydınlatmak..

İşte böyledir yaşam..Anlamlı bir döngüdür devam eden.

Rutin durakları ve sıkıntılı anları vardır hayatın..

Doğası budur yaşamın.

Zaman zaman masanın üzerine bırakmamız gereken sıkıntılar olduğunu da bilmeliyiz.

Yoksa içimizdeki ağırlık asla hafiflemez...

Hayatın da nabzı vardır. Dolaşımın ritmidir...

Kısadır hayat ve bu kısıtlı zamanda ayrıntılar içinde kaybolmayın...

Önceliklerine daha çok değer vermeli insan.

Hüzünlerinize dalıp hayatınızı bulandırmayın..

Açın yüreğinizin penceresini içiniz aydınlansın...

Unutmayın en bulanık su bile bir gün durulur...

Emine Sütcü
20 Mayıs 2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 62
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 702
Kayıt tarihi
: 18.11.08
 
 

1962 dogumluyum. Doğu Akdeniz Üniversitesi mezunu bilgisayar programcısıyım. Mesleğim gereği birçok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster