Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '19

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
86
 

Yürek Mahzeninden Monologlar

Yalnızca seninle konuşmak istediğim günlerdeki suskunluğun biri diğerine benzemedi. Her şeyi söyleyebilme ihtimalinin , bütün hayatımın irili ufaklı önemseyişlerinin beni sana getiren iz olduğuna dair inancın derinliğince suskunluk...

Hayat devam ederken içerde  taşıdığım  ruhsal yaşantımın yükü bazen gerçeğe ağır geldiğinde döküldüm. O evrenin izahını ve kapalı yollarıma çıkış  ararken yerli yersiz konuştuklarımın pek azı dökülmek sayılır yine de...

Bu soğuk dünyada ateşle sarsmakta olan her şeye rağmen suskunluğu sürdürmek zordur. Sayfalarca yazıp yırttığım, kağıtlara dokuduğum duygular, düşünceler gökkuşağının her renginden ve renklerin olancasından  binlerce nüansla işlendiği halde her nefeste sende kalan parçamın iadesini istemek ne tuhaf. Kendi kendine acımayı ve kendi kendinde teselli bulmayı yeterince öğrendiğime göre ; bu noksanlıktan azledilmek hakkımdır. Öyle değil mi? 

Sana kaçıp duran hissiyatımı kulağından kavrayıp getirirken defalarca kez incitmişimdir. Hissiyatımın ele verdiği ne varsa inandın onlara. Senden önce yalnızca bulanık ve karışık şeyler vardı. Senden sonra  olan bitenin apaçık görünmesine sebep yüreğimin karanlık mahzenine inme cüretin. Sahi onca korkuluksuz basamağı nasıl indin? 

Artık hatırlamadığından kesinlikle emin olduğum , sessiz sedasız geçtiğimiz karşılaşmalarımız olmayan akıbetimizin aymazlıklarına dağıldı. 

Beni dinlemen ihtimali olan vaktin kapısını kapatıp sürgülerken gerisinde seni sevmekten yorulmayacağım bir hayatı  öc alıcı, kötü ve fesat birilerinin arasında  yaşamak yasaklı olmaktı. 

Sessiz ve sadece konuya yoğunlaştığım günlerin ardı arkası kesilmedi. Afedersiniz konu neydi? Evren, kosmos, galaksiler, tüm zamanların sembol alemi, suptil boyut, enerjiler... 

Son derece içten ve nezaketli davranışların , gösterişten uzak sadeliğin susturduğu içerdeki kavgacı ile baş etmek kolay değil. Gülünç olduğunu düşündüğüm ürkekliği sarmalayan çekingen yaklaşımlarla sana senden söz etmem mümkün olmadı. Henüz karşılaşmamıza rağmen, tanımadığım birinden efsane yaratmak açıkçası bana da tuhaf gelmişti. 

Kendimi sende bütünüyle yitirmekten korktuğum için sevecenliğini sezinlediğim andan itibaren kavgalıyım seninle. İnsanı kucaklayıcı, kendine çekici olmana rağmen ansızın itici ve hırpalayıcı eğiliminden anlamıştım irade savaşı vermekte olduğunu.Pek çok kez yenildiğin gibi kaybedecektin isteyerek ve bilerek, ölümüne savaştığını varsayarak, hem de en kısa sürede O sevecenliğinin yanlızca bana olduğu yanılgısında değildim. Gayet insaniydi. Yeni yetmeliğimde saklı kör düğümler birer birer çözüldüğü için bocaladım. Sonrasız olarak vurgun kalan odur, yeni yetmeliğinden uyanan. Adını söylemekten sakındığım halde yarı sırrımın (!) alaycı yaklaşımlarla kurcalandığından şüphe duymasaydım adanmış ömürlerin sevme yetisinden söz açacaktım. 

Aşkın ortak bir kader olduğunu bilir misin? Tüm benliğimle yaşadığım sen değildin, kaderimdi. Kaderimi sevmekle uğraşırken oldu ne olduysa ; yoktun, hiç olmamıştın aslında. Kan yüreğe daha bir sıcak akmaya başladığında aşktır o. Buz gibi dünyada ruhu hayata yabancı olanları karşılaştıran tezahürdür aşk belki de. Birilerinin düşü bizde canlandı. Besleyip büyütemediysek kabahat değil ya. 

Mahcubiyetin olanca güzelliği ile hayranlık duyarak bir adamı sevmek kaderine boyun eğen bilgeliğin işidir. Utanma duygusunu kaybetmemiş olanlar yalnızca serüven olamazlar çünkü sezgilerin açtığı pencerenin ardındaki düş şeffaftır. Bu nedenle görünmez olur düş kafesinden şeffaflığa yol alanlar. 

Ben miyim o diye soruyorsun ya... Sence bu soruyu sorabilecek senden başka kaç kişi var?

 O sen değilsin.

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 142
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 99
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Yazmak gönülden çağlayan bir sanattır. Vakti an, mekanı hayattır.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster