Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
975
 

Yürekteki zehir

Yürekteki zehir
 

Kadın çılgın gibi bağırıyor. Aklına ne gelirse söylüyor. Cümleleri arasında bağlantı yok. Karşısındaki adam öylece kalakalmış. Bu noktaya nasıl olup da geldiklerini anlamaya çalışıyor. Geçmişte yaşanan ve adamın kapandığını sandığı pek çok konu, kırık bir kolyenin incileri gibi dökülüp saçılıyor. Kadın susamıyor. Taşma noktasını çoktan geçmiş. İstese de susamıyor. İçinde biriktirdiği zehir önü alınamaz halde. Aklından süzüp yüreğinde damıtıp koyu bir zehre dönüştürüdüğü düşünceler, adamın yüzünde, gözlerinde ve en önemlisi kalbinde derin yanıklar oluşturuyor. Kadın susamıyor.

İlişkilerin en kırılgan noktasıdır bu. İncinmişliklerini, kırgınlıklarını içine atıp karşındakine söylemediğin zamanlar. Bu yaralar eskidikçe derine işler, iyileşmez. İltihaplanır ve yüreği zehirler. Karşındakine içindeki her şeyi son damlasına kadar söylemek zorundasın. Kendin için, onun için ve ilişkinin sağlığı için. Yoksa içinde kalan o minik kum tanesi gibi düşünceler, şüpheler ve kırgınlıklar zaman gelip büyüyüp bir tepeye dönüşüyor.

Kadınlar ayrıntılarla boğuşur, kendilerini tüketirler. Çizdikleri tablo karmaşıklaşır ve o karmaşadan karşıdaki bir şey anlamadığı gibi bir süre sonra kendileri de işin içinden çıkamazlar. İsterler ki yüreklerine kazıyarak yaptıkları tablo, ağızlarından tek sözcük çıkmadan, karşıdaki tarafından anlaşılsın. Ruhunda kopan fırtınanın dağıttığını karşıdaki bilsin ve o dağınıklığı birer birer toplasın. Oysa bir erkeğin bakışı ile bir kadının bakışı çok farklıdır. Kadın bir kumaşı tüm ipliklerine kadar didikler, erkek ise kumaşı görür ve onu bütün olarak kabul eder. İpliklerden oluşmuştur ama asıl olan kumaştır onun için. İplik kumaşı oluşturan parçalardır ve kumaşı oluşturduğu için artık bir önemi kalmamıştır. Ayrıntılar da iplikler gibidir. Kadın iplikleri kumaşın oluşma nedeni olarak görür ve önem verir, erkek ise kumaşı kumaş olarak görür ve iplikler üzerinde durmaz.

Tüm zıtlıklar da bu bakış farkından doğar aslında. Bakış açısını kim kime göre değiştirecek? Kimsenin kimseye göre değişmesine gerek yoktur aslında. Kadın kadın bakış açısına, erkek erkek bakış açısına sahiptir ve öyle kalırlar. Anlaşmazlıkları çözümlemek için bakış açısını değiştirmek zorunda değil kimse. Tek yapmak gereken konuşmayı hatta daha da önemlisi zamanında konuşmayı becerebilmektir. İçine atmadan, daha sonradan sararmış ve sandıkta unutulmuş çarşaflar gibi ortaya döküp saçmadan.

Birikenler zehirleşir yürekte. Zehir biriktikçe yürek katılaşır, onarılmaz yaralar açar hem kendinde hem karşıdakinde. Geç olmadan yürekteki zehri atmak gerekir... Konuşarak... Tam vaktinde... Geç olmadan... Birikmeden...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

fulya yüreğine sağlık.kadınlar nedense beni anlasın benim anlamama gerek yok düşüncesinde.bazen karşındaki ne anlatırsa anlatsın seni ikna edemez.kafaya takıp kurguladıktan sonra çözüm zor.insanları anlamak çok zor artık.onun için ne istediğini söylemek hem karşındakine hemde kendine yapmış olduğun en büyük iyilik.

naz akyol 
 19.01.2008 10:49
Cevap :
Sevgili Naz, Asıl sorun kafada kurgulamak ve bu kurguya inanmak sanırım. O kurguya inandığın vakit tüm gerçek onun içinde yitip gidiyor. Oysa herşey karşılıklı sönlenmeli açık olmalı ki kurgunun yerini gerçek alsın. Sevgilerimle...  19.01.2008 12:07
 

özge ak Merhaba Fulya, ben bu blog olayını yeni keşfedenlerdenim.. belki cahilliğimden belki de hiç bu kadar ihtiyaç duyup vakit ayırmayışımdan.. yazılarını okuyorum da, özellikle aşk ve evlilik üzerine olanları, ne kadar güzel dökmüşsün kelimeleri.. şuanda içimde bulunduğum durumu özetliyor sanki.. ne kadar doğru diyorum kendi kendime, keşke böyle davranmasaydım diyorum.. ama insan zamanı geri alamıyor işte... seni tebrik ederim, lütfen böyle yazmaya devam et..

gemini 
 15.09.2006 11:54
Cevap :
Merhaba Sevgili Özge, Öncelikle çok teşekkür ediyorum. Ve yazılarımda kendinden bir şey bulabilmen beni çok mutlu etti. Sevgiler..  15.09.2006 11:59
 

çok merak ediyorum Bu yazdığını yaşardın mı yoksa edindiğin bilgi ve kültüre göre mi yazdın cevap verirsen sevinirim Ahmet Fuat Eren

Ahmet Fuat EREN 
 24.08.2006 16:19
Cevap :
Bu bir gözlem. Ama şunu söylemek gerek ki tüm kadınlarda bir dna var sanki. Karşısındakinden kendisini, tek kelime söylemeden, anlamasını beklemek dna'sı diyorum ben buna. Kadınlar çok duygusal ve ayrıntıcı erkekler ise çok daha mantıklı ve ayakları yere basan bir tür.Ben de yapmışımdır aynı hatayı. Ama geç de olsa öğrendim. Tek çözüm derdin neyse anında söylemek. Bu tüm insan ilişkilerinde geçerli. Annenle, babanla, kardeşinle, arkadaşınla sevgilinle olan ilişkilerinde. İyi iletişimin yolu konuşmaktan geçiyor. Kimse kimsenin aklını okuyamaz bunu bil ve derdini söyle.Tek yapman gereken bu. Gerisi kendiliğinden çözülüyor zaten. Saygı ve sevgiler...  24.08.2006 17:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1068
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster