Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
6474
 

Yurtta yaşam

Yurtta yaşam
 

Hayatı öğrenmek için, hastanede ya da hapisanede kalmak gerekir, derler. Askerlik de bazen bu kategoride anılır. Fakat kimse öğrenci yurtlarından bahsetmez. Oysa yurtlar hayatın önemli bir bölümünün öğrenilebildiği, eğitim hayatında en az okul kadar etkili yerlerdir. Eğer hiç yurtta kalmayarak öğrencilik hayatınızı bitirmişseniz kendinizi eksik sayın. Çünkü diplomada bile belirtilebilecek ciddi bir kayıptır, kaçırdığınız.

Ben geçen yıl devlet yurdunda kaldım, bu yıl da özel yurtta kalıyorum. Kıdemli oldum, lüksleştim yani. Peki nasıldır yurtta yaşam ve ikisi arasındaki farklar nedir?

Devlet yurdunda;

1)Daracık demir bir dolaba sahip olursunuz. Bu dolap sizin tüm kıyafetlerinizi, havlunuzu, kitaplarınızı, defterlerinizi, şampuanınızı, sabununuzu... taşımak zorundadır. Eğer eşyalarınızı açıkta bırakacak olursanız bu dağınıklıktır, memurlarca uyarılırsınız. Ayakkabılarınızı yatağın altına atmak suretiyle toplamış olabilirsiniz.
2)Yatağa kendi nevresiminizi sermek yasaktır.KYK damgalı çarşafları kullanmak zorundasınız.
3)Ranzalarda alt yatağı seçerseniz, koltuk olmadığından ve sandalye kıtlığı yaşandığından herkes sizin yatağınıza oturacak, gazetesini çekirdeğini yatağınıza serecektir. Yok ben pisliğe gelemem, üst yatak olsun, derseniz; merdiven olmadığını, çeşitli tırmanma eğitimlerinden geçmiş biri olmanız gerektiğini hatırlatayım. Zira ben ilk dönem boyunca üst yatakta yattım ve nereye basacağımı bilemediğim ayaklarımı çekmek suretiyle tırmanırken omzumu sakatladım. Gece tualetim gelmesin de karanlıkta o inme, tırmanma telaşını yaşamayayım diye yatmadan 3 saat önce su içmeyi bırakıyordum.
4)Maalesef halı lüksünüz yoktur. Daima ayakkabı veya terlikle dolaşmak zorundasınız. Ayaklarınızı sadece banyodan banyoya görürsünüz.
5)Yemekhanede yemek çıkmasına rağmen belli bir saati vardır ve hemen tükenir. Ben genellikle yetişemezdim. Mutfak da yok! Neler yapılabilir? Su ısıtıcısı bulundurmak yasaktır ama kimse görmeden onu tualete götürmeyi başarıp orada su ısıtabilirsiniz ve çabuk çorba yapabilirsiniz, yanına da konserve bir şeyler açarsınız. Buzdolabınız olmadığı için çürümüş salatalık malzemelerden iyi olanlarını ayıklayıp, onları yine tualetteki lavabolardan birinde yıkayıp bir salata hazırlayabilirsiniz. Ben hiç denemedim ama istatistiklere göre ütüyle tost yapma oranı da çok yüksek!
6)Girişte çıkışta kart okutursunuz. Gece 23:00 son giriş saatidir. Bu saati geçenler hakkında disiplin işlmeleri başlatılır. Tabi cinsiyetinize ve siyasi görüşünüze göre bu giriş saati 01:00-02:00'ye uzayabilir.
7)Odalarınız, dolaplarınız kontrol edilir. Alkollü içki sokmak yasaktır. Hele içmek, direkt atılış sebebinizdir.
8)Odalarda priz yoktur, telefonlarınızı şarj kutularında ya da etüt salonları, tualet gibi halka açık ama prizi olan yerlerde şarj edersiniz.

Özel yurtta;
1)Daha geniş, genellikle ahşap dolaplarınız vardır. Ekstradan ayakkabılığınız bile olabilir.
2)İstediğiniz çarşafı serebilirsiniz ama yıkanmasından kendiniz sorumlu olursunuz. Yurdunkiler de en azından kötü kokmuyordur ve damgalı değildir.
3)Ranza mevzuu aynen geçerlidir, fakat üstte yatanlar için gayet pratik merdivenler vardır.
4)Ayakkabıları çıkarmak burada da mübah değildir.
5)Yaşasın! Bir mutfağınız ve buzdolabınız var. Ocak, fırın, hatta bulaşık makinesi bile var. Lükse bakın.
6)Kart okutma sistemi maalesef yine vardır. Ama giriş çıkış saatleri daha esnektir, belki de benimki gibi sınırsızdır. Saat gözetmeden sinemaya, tiyatroya gidebilirsiniz.
7)Alkol yine yasaktır ama... :)
8)Odalar priz dolu. Telefonunuzu, laptopunuzu şarj edebilir, gece lambası bile takabilirsiniz.

Ama ne olursa olsun yurt, yurttur. Rahatlığı eve benzemez. Hiçbir şey tam sizin değildir. Biri uyumak isterken, biri müzik dinlemek ister. Aynı anda banyoya giresiniz tutar. Sabah okula giderken tualet kuyruğu yaşarsınız. Buzdolabındaki yiyecekleriniz karışır. Özel işlerinizi, telefon konuşmalarınızı ulu orta yaparsınız.
Yine de çok eğlenceli, keyifli yönleri yok değildir. Bir sürü memlektten farklı insanlar tanırsınız. Farklı kültürler öğrenirsiniz. Yeni bir aile edinirsiniz, ailenize insan seçmek için oldukça geniş bir kadronuz vardır. Paylaşmayı öğrenirsiniz, memleketten gelenler anne yemeği getirir, hemen üşüşürsünüz. Sabaha kadar oturur çene çalarsınız. Uyku tumadığında oturup tavla atacak birileri hep vardır. Hep birlikte sinemaya gidebilirsiniz, dışarı çıkmak istemiyorsanız derhal bir parti düzenleyebilirsiniz. Anne özleminizi temizlikçi teyzeler, ağbi özleminizi de güvenlik görevlileri giderir. Ne kadar güzel olsa da hiç çıkmadan bütün gün yurtta durmayın. Çünkü evde oturan ölürse, yurtta oturan geberir, benden demesi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anlattıklarınız bana çok lüks geldi. Çünkü bizler Öğretmen Okullarında 60 kişilik yatakhanelerde kalıyorduk. Haftada bir kez banyo yapma hakkımız ve olanağımız vardı. Dolaplarımız sizinkiler kadardı. Haftada 2 saat dışarı çıkma iznimiz vardı. 10 dakika geciksek o da elimizden alınırdı. Ama yaşamımın en güzel dostluklarını orada kurdum. 33 yıldır ilişkilerimiz kopmadı.

Gönül (Avcı) Aygün 
 29.10.2007 21:31
Cevap :
halime bin şükür diyorum sayenizde:)ben de şikayetçi değilim zaten.  31.10.2007 0:48
 

Ben üniveriste hayatımda yurtdun tadını almış ve askerlik yapmış biri olarak seni çok iyi anlıyorum. Yurtlar askerliğin yumuşamış hali biraz hemde daha güvenli.... Ama ne olursa olsun yurt hayatın tam da göbeği bir çok ilden ne iyi dühü belirsiz bir sürü insanla tanışıp hem onları hem de geldikleri yerleri tanıma fırsatın oluyor. Ve ileride torunlarına anlatacağın bir sürü hikayen...:) Belgesel tadında bir çalışma olmuş ve günleri bana hatırlattığın için teşekkürler...

ERTAN TASDELEN 
 29.10.2007 10:14
Cevap :
ne demek...her zaman bekleriz.sizlerin de anılarınızı dinlemek isterim..sevgiyle..  29.10.2007 12:57
 

Belirttiğiniz gibi bayanların askerlik dönemi...bir ayrıcalık da denebilir..ancak,keşke yurt ortamları ve standartları özel yurtlardaki gibi olabilse... Özel yurtta sözetmiş olduğunuz konular son derece insani ve normal gereksinimler olmasına rağmen devlet yurdundan sonra haliyle lüks gibi düşünmekte haklısınız...ne kötü değilmi? umarım devlet yurtlarıda standarta gelir.. Yada öyle bir standartta olmadığı farkedilir.. Saygılarımla, Samantha

samantha 
 29.10.2007 3:09
Cevap :
ne acıdır ki,devlet yurdunda bıraktığım arkadaşlara burayı anlatırken;"kızlar burası çok lüks,priz bile var.hatta banyolarda duşakabin var"dedim.ama dediğiniz gibi bunlar gayet insani ihtiyaçlar.niye lüks olsun ki?artık devlet yurtları hakkında iyileştirme çalışmaları daha da geç olmadan başlamalı.  29.10.2007 13:07
 

yurtlar konusu güzelmiş aslında.ama sizin devlet yurdu iyiymiş biz akşam saat 19.00 da içeri girmek zorundaydık.2.5 saat ders çalışır gibi yapardık sonra yurttan kaçardık artık girme şansımız yoktu.dediğiniz gibi askere gitmeyene kız verilmez bence yurtta kalmayana da vermemek lazım.yüreğinize sağlık

s_o_alp 
 28.10.2007 2:32
Cevap :
yorumunuz için çok teşekkür ederim.ben zaten türkiye'deki en rahat,en iyi devlet yurtlarından birinde kalıyordum.misafir olarak gittiğim başka yurtlarda halime şükür ettim.bahsetmeyi unuttum,bir de gece 11'de pijamalarınla rahat rahat otururken inip imza verme telaşesi vardır değil mi?biz de yoklama otomatikti ama bunun hala sürdüğü yerler var ve hiç insancıl değil bence.  29.10.2007 13:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 104
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 2844
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Sinema ve Televizyon bölümünde okuduğumdan sizinle sinema üzerine hasbihal etmeyi düşünüyorum... Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster