Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
701
 

Yürüdüğümdür...

Yürüdüğümdür...
 

Dünya denilen bu tepside yürürken ellerimin boş olduğunu bilirim. Ceplerim de boştur. Ne zaman yeni biriyle tanışsam ellerimi gösteririm. Boş ellerimi. Ve derim ki "Ellerim boş. Sana verebileceğim tek şey onların gücüdür. Avutma gücü, alkışlama ve övme gücü. Düştüğünde seni kaldırabilme gücü. Benden başka şey istersen veremem. Ellerim boş. Ceplerim de..." Bunu şaka sananlar çıkar. Ciddiye almayanlar çıkar. Ama dünya denilen bu düz tepside ne kadar uzun yürürmüşsek beraber o kadar inanırız birbirimizin ellerinin boşluğuna ve bu boşluğun gücüne.
Zor günler yaşıyorum. Hayat denilen bu çizginin iki noktası arasında yürürken herkesi acıtan dikenlere dolandım. Bana iltimas geçmediler. Payıma düşen acıyı ve zorluğu sırtlandım. Yürümeye devam ediyorum. Ellerim birine destek vermekle uğraşıyor. Bütün gücümü kullanıyorum. Düşmesin diye, ayakta kalmaya devam etsin diye. Ve bana destek veren uzaktan ya da yakından beni tutmaya çalışan başka eller var. Yanımda yürüyorlar. Gözkulak oluyorlar. Yürümeye devam ediyoruz. Acıyarak, zonklayarak, kendimizi sağaltarak. Boş ellerin gücü herşeyden fazla.

O eller benim ellerime benziyorlar. Boş olduklarını biliyorlar. Ve bu boşluğun, bu vaadetmemenin gücünü kullanıyorlar. Karşılık beklemeden uzanıyorlar. Yolum uzun. Önümde dikenlerle dolu bir yol var. Biliyor ve üzerlerine doğru yürüyorum. Başka çarem yok. O dikenlerin içinden geçeceğim. Ellerimle sımsıkı tutacağım yanımda yürüyeni. Düşmesin, devam etsin diye. Ve arkamdan bana uzanan ellerin gücünü hissedeceğim. Biraz daha gözyaşı görünüyor ufukta. Ama yol devam ediyor. Yürümek gerek. Çok ağladım bu yıl. Ağlayacak gücüm var. Gözyaşları tanıdık. Gözyaşlarımı silecek eller var. Öyleyse devam...

Ağlayarak da olsa yürümeye ve ellerimin gücüne inanmaya devam. Kitaplıkta okunacak kitaplar birikecek bir süre daha. Yazılacak cümleler, eskiyip, ekşiyecek. Mayalanacak belki de. Köpürüp taşacak. Yeni bir şeye dönüşeceğiz beraber. Tadı buruk, içimi keyifli. Demleneceğiz. Acıyla, gözyaşıyla.

Ümit Culduz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"yürürüm yürüyüşümdür yeryüzünün halleri" diyor bir şair şiirinde...yollarının açık ve yürürken yanının hep dolu olması dileğiyle...

beenmaya 
 18.05.2007 11:23
 

bir insanın önsözüymüş.Dosta el veren, gülü deren, çiçek tutan, gözyaşını silen... o pırıl pırıl eller.Bu yazı hüzündü baştan sona ve bilirsiniz ki hüzün değerlidir.Elinize;) sağlık el vereniniz çok olsun...

üç nokta 
 08.05.2007 16:48
Cevap :
Bu günlerde hayatımın baş aktörü hüzün. Kaçınılmaz olarak. Direniyorum. Bazen güçlü olmaktan başka yol olmuyor insanın önünde.  09.05.2007 9:20
 

Silemediğin anlara takılı kalmak sadece seni yorar inan kimse umursamıyor senden gayri. Hüküm niye birlikte olasanız ki bitmiş. Dünden kalanlar elimde kırık parcalar, yapıştıramıyorum dünü yarınsa bilmiyorum korkuyorum. Seni yazmak istesem ne gecer elime, sen mi... Ayrılığı yazıyor zaman boş ver. Eller bazen öyle açılırki dua gibi dilenmek gibi kavramak gibi ama görmezsen toplayamazsın. Eliniz boş kalmasın emi... Engin

Engin Allı 
 19.04.2007 13:27
Cevap :
anlamadım:(( ama sevdim. bir tanımadıktan dost sesleniş. ne güzel sağol engin  19.04.2007 14:08
 

sevgiyi, dostluğu tanımla deseler bu yazıyı okuyun derdim. dostluğu, dayanak olmayı, avuçlarımızı doldurmayan, ama ellerimizdeki boşluğa rağmen, hafızalarımıza bir adım daha atmamızı sağlamak üzere dolu dolu kazınan.

Başak ALTIN 
 19.04.2007 4:21
Cevap :
yazana değil yazdırana bak derim be başakım canım.  19.04.2007 12:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 359
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1554
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1972 yılıydı. Doğdum. Evde hep kitap okuyan iki kişi vardı. Büyüdüm, okullar okudum. Birşey öğrenmed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster