Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
987
 

Yürümenin dayanılmaz hafifliği

Yürümenin dayanılmaz hafifliği
 

İnsan yürüyüşünden belli olur.

"Kendi olma" nın en belirgin işaretidir yürümek.

Düşüncenizin kararlılığı, inceliği, yahut dağınıklığı adımlarınıza vurur. Yere basıyor olmak, toprakla alışverişte bulunmak, yaşıyor olmanın ispatı ve belki de mutlulukların en güzelidir...

Çoğu kimse, ayaklarının yere basıyor olmasının farkında bile değildir. Bir yerden bir yere ulaşırsınız sadece. Oysa bir bilseniz, yürümenin ne dayanılmaz bir lezzeti, ferahlığı vardır!

Sıkıldığınız, bunaldığınız anlarda çıkıp yarım saat yürüseniz, hiç bir şeyiniz kalmaz. Hafifler, mutlu olur dönersiniz.

İnsan bir çok şeyi yürürken bulur, düşünceyi yürürken kurar, şekillendirir. Çünkü yürüme zamanı, kendi kendimizle kaldığımız ender anlardan biridir.

Ayakların gideceği yere yönelişini, düşüncenin de yeni bir ufka yönelmesi izler.

Yürümek yaşamı bereketlendirir.

Kendimiz olmaktan, kendi yürüyüşümüzü bulmaktan öyle kaçınıyoruz ki...

Yürüyen merdivenler var, büyük iş merkezlerinde. Planlanmış bir şerit, sürekli dönüp duruyor. Bizlerde binip bir çuval, bir paket gibi taşınıyoruz. Cansız, düşüncesiz ve üslupsuz...

İnsanlar bir de varını yoğunu harcayıp "ayağını yerden kesmenin" çarelerini aramıyorlar mı!

Bir araba olsun, diyoruz ayağım yerden kesilsin de nasıl olursa olsun!..

Bir garibiz biz insanoğlu olarak; yürümez, sevmez, mektup yazmaz, ağlamaz ve dua etmez...

Sonra da mutlu olamıyorum deriz!

Bu gün hava çok güzel, iş çıkışı Konak'ta, sahilde yürüyeceğim düşünerek, mutlu olarak en önemlisi ayaklarım yere basarak...
Müyesser Saka bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

denize inmek, dağa tırmanmak, bağırarak şarkı söylemek; özgürlük, azıcık delilik yürümek; yalnızlık, üzüntü, rüya belki de yürümek, üç otuz doksan, merhaba demek ele, kader yürümek; sıcaklık ve samimiyet; saygı ve sevgilerimle....

Şahin Yamaner 
 28.08.2010 12:42
Cevap :
Teşekkürler Şahin bey...  30.08.2010 12:28
 

Ne güzel bir konuya değinmişsiniz. Ayaklarımız yerden kesildiğinden beri, hızlandık, zaman kazandık ama kendimizden ve mutluluktan uzaklaştık. Düşünmenin en güzel yolu yürümek, katılıyorum size:) Haa bir de insan acayip kalori yakıyor:))) Sevgiler.

mea culpa 
 26.08.2010 16:08
Cevap :
Teşekkürler arakadaşım, kalori konusunda haklısın :)) Sevgiler , selamlar...  26.08.2010 23:01
 

Kusuruma bakmayın ama blog resmini beğenmedim. Keşke oraya daha güzel (ne demekse :) bir yürüyüş resmi koysaymışınız. Ayakkabı bir kere çok kalın tabanlı ve göz alıcı. Oysa ince, uzun, seksi bir bacak ile yüksek topuklu, çok hafif, ince tabanlı bir ayakkabı çok daha anlamlı olabilirdi. Hatta çıplak ayakla bile olabilirdi. Blog konusunda ise haklısınız, yürüyüş de bir tür beden dilidir ve insanın ruhunu yansıtır. Diğer taraftan yürümeyi seven insanların daha dingin insanlar olduklarını düşünüyorum. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 25.08.2010 9:55
Cevap :
Yani diyorsunuz ki ne olursa olsan işin reklam bölümü önemli :)) Görsellik ön planda olsun :)) Yazmaya tekrar niyetlenirsem, sizden yardım isteyeceğim, resim konusunda. Selamlar...  26.08.2010 23:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 70
Ort. okunma sayısı
: 1209
Kayıt tarihi
: 09.12.08
 
 

Hayatımızın gayesi, gayelerimizi hayata geçirmektir. Benim de şu anki gayem, burada bir şeyler ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster