Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
3916
 

Yürüyerek hacca gidiyor

Yürüyerek hacca gidiyor
 

Rüyasında 5 defa elinde pusulayla haca gittiğini görüp  etkilenerek; hac görevini yürüyerek yerine getirmek için Bosna-Hersek'in Banovic şehrinden 10 Aralık 2012 tarihinde yola çıkan ekonomist Senad HADZIC 12 Nisan 2012 tarihinde Adana'ya ulaştı.   (Adanabosnahaber- Fatma GÜLKAN)

Toplam 6000 km.yol katetmesi gereken Senad HADZIC, bu tarihe kadar Bosna-Hersek, Sırbistan, Bulgaristan ve Türkiye olmak üzere 4. ülkeye ulaştığını söyledi. Adana'dan Hatay'a doğru yürüyeceğini, oradan da sınır kapısından geçerek Suriye'ye giriş yapacağını anlattı.

Adana Bosna Derneği olarak Senad'a yalnız olmadığını hissettirmeye çalıştık. O boşnakça konuştukça yüzündeki yorgun ifade gitti. Mutlu görünüyordu, cesaretli, inançlı ve en önemlisi de çok kararlıydı.

Bizlerin merakla arka arkaya sorduğu soruları heyecanla cevaplandırarak, her cümlenin sonunda "Super...Teşekkur ederim." dedi.  Sizlerle Senad'la yaptığımız sohbeti paylaşmak istedim.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

- Senad, seni basından tanıdık,güzel bir projeyi yerine getiriyorsun. Kutsal hac görevini Mekke'ye yürüyerek gidip yapmak istiyorsun. Peki! Özelinde sen kimsin? Bu yola nasıl çıktın?

Üniversitede ekonomisttim. 47 yaşındayım.Fazla kimsem yok, kaybettiğim annemin mezarını ziyaret ederek yola çıktım. Bu yol pusulasını rüyamda 5 defa , yolda dinlenmek için durduğum yerlerde de 2 kez aynı rüyayı gördüm.

-Bosna savaşında neler yaşadın?

Savaşta bayraktardım ben. 3 gün karanlık ormanda bombaların altında bayrağı taşıdım, bırakmadım. Şimdi yolda yürürken yaptığım gibi sürekli ihlas ve fatiha surelerini okudum.

-Savaşta yakınlarını kaybetmişsindir. Seni en çok etkileyen olay ne oldu?

Onbinlerce kişi toprağa verilirken ben de o mezarlıktaydım. Kimin olduğunu bilmeden kemik parçalarını toprağa gömdüm. Halen gözümün önünde. Hiç unutmadım.

- Yolculuk sırasında birçok zorlukla karşılaşmışsındır, En zoru hangisiydi?

En zoru Bulgaristanı geçmemdi.Çok kötü,dondurucu bir soğuk vardı. 1,5 m.yüksekliğinde karın içinden yürüdüm. Orada soğuktan 5 kişi donarak ölmüştü. Siz Adana'da şanslısınız. Burası güzel.

-Tek başına yürürken korkuya kapılmıyor musun?

Korksaydım,bugün burada olmazdım.İçim ürperdiğinde dua okudum. Rabbime sığındım. Sürünerekte olsa bu yolculuğu bitirmeye çalışacağım.

-Şu an Suriye'de karışıklıklar var. Gidiş güzergahını değiştirecek misin?

Asla, asla... Yolculuk için ölümü göze aldım. Bu benim kendi kararım ve değiştirmem. Sorumlusu benim. Eğer telefonumdaki kayıtlardan sizi bulurlar da öldüğü mü söylerlerse, bana dua edin.

(Senad bu arada ayağa kalkarak sırt çantasını getirdi ve bize içinde taşıdığı Boşnakça Kur'an-ı Kerim'i gösterdi. Fotograf makinasını çıkarıp bizim resimlerimizi çekmeye başladı.)

-Senad, sürekli resim çekiyorsun. Senin bir sayfan var,face sayfanda var. Resimleri onun için mi çekiyorsun?

Evet. Beni oradan takip ediyorlaar. Ama, döküman da topluyorum.

-Hayal ettiğin, gerçekleşmesini istediğin bir şey var mı?  Bundan sonra Ne yapmak istiyorsun?

Hac vazifemi yapar, sag olarak ülkeme dönersem kitap yazacağım. Yaşadığım serüveni anlatmak istiyorum.

(Projelerinden bahsederken o kadar enerji dolu ki. Hiperaktif çocuklar gibi yerinde duramıyordu.Türkçeye çevirileri yapan Dursune Teyze ve Recep Abimiz onun konuşmalarına yetişmeye çalışıyorlardı. Biz soruları sordukça, o mutlu oluyordu. Anlatırken yolculuğa yeni başlayacak gibi heyecanlıydı.)

-Günde ne kadar yol yürüyebiliyorsun?

50-55 km.mutlaka yürüyorum. Yorulduğumda benzin istasyonlarında, varsa cami veya mescitlerde duruyorum. Sabah gün ışıdığında yola çıkıyorum.

-İhtiyaçlarını nasıl karşılıyorsun?

Sizin paranızla Bosna'dan çıktığımda 1100 liram vardı. İstanbula geldiğimde 50 eura kalmıştı. Türkiye'de uğradığım bütün dernekler yardımcı oldu.

(Yön.Kurulu üyemiz Durmuş Bilal AKKUŞ  o sırada içeri girdiğinde,Senad birden Durmuş arkadaşımıza dönerek soru sormaya başladı.)

Siz sohbetten sonra geldiniz,benim için ne düşünüyor sunuz? dedi.

Durmuş Bey, şaşkın ifadeyle  " Kutsal topraklara ben de gittim. Ancak,kolay yolu seçmiştim. Sen Neden uçakla gitmiyorsun? dedi. Senad özetle cevapladı.

Bir rüyayla yola çıktım. Sırt çantamda gezdiğim ülkelerin bayrakları var. Allah nasip ederse Mekke'ye girdiğimde bu bayraklarla Kur'an-ı Kerim'i orada bırakacağım....

Senad HADZIC Türkiye sınırına girdikten sonra 85 günde Adana'ya gelmiş.13 Nisan Cuma günü sabah ezanından sonra yola çıkacağını söyledi. Kendisini Dernek başkanımız Kasım GÜL  evinde misafir etti. Keşke dinlenmesi için onu daha fazla Adana'da misafir edebilseydik.

Allah yardımcısı olsun. Biz Adana Bosna Derneği olarak Prof.Dr.Senad HADZIC'i ağırlamaktan gurur duyduk.

YOLUN AÇIK OLSUN  SENAD....

Fatma Türkdogan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 261
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1342
Kayıt tarihi
: 21.03.08
 
 

Hacettepe Ün. mezunuyum. Öğrencilik yıllarımda ve okulu bitirdikten sonra bir gazetenin muhasebe ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster