Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '14

 
Kategori
Halkla İlişkiler
Okunma Sayısı
1211
 

Yüz yüze İletişim

İnsan varolduğu günden bugüne kadar iletişim de hep varolmuştur. Ancak son yıllarda önemi anlaşılan iletişim hayatımızın her anında vardır. Telefonla konuşurken, televizyon izlerken, radyo dinlerken,gazete okurken, sohbet ederken, alışveriş yaparken, toplantı yaparken, aklımıza gelen her anda iletişim içindeyizdir.

Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Düşünebilen, konuşabilen ve haberleşen insan, diğer varlıklardan bu noktalarda ayrılır. Duygu ve düşüncelerini paylaşabilmesi için en çok görsel ve işitsel duyularını kullanır. Bunun için de konuşma yeteneğimiz çok önemlidir. Dili ne kadar iyi kullanıyorsak o kadar etkili iletişim kuruyoruz demektir.

Ancak teknolojinin hakim olduğu dünyamızda kitle iletişim araçları, teknolojik cihazlar her gün inanılmaz şekilde artarken, yüzyüze iletişim aynı inanılmazlıkla azalmaktadır. Ve bu insanoğolu için çok üzücü bir tablodur aslında. Gençlerimiz ellerindeki teknolojik cihazlarla kontür, dakika yetmeyecek kadar sohbet ederken, yüzyüze geldiklerinde cümle bile kuramamktadırlar. Aynı mekanlarda konuşma mesafesindeyken bile bu cihazlarla iletişim kurmaktadırlar. Sanal Dünya içinde sanal varlıklar gibi yaşamaktalar. Ve hızla değişen teknolojiye yetişebilmek için maddi-manevi çaba harcamaktalar. Çünkü ait oldukları gruplarda kabul görmeleri veya dışlanmaları buna bağlı.

Benim yaş grubumdaki kuşağın bildiği gibi, bizler mektubu da gördük,mail'i de, jetonlu, çevirmeli telefonları da gördük, android telefonları da,siyah-beyaz televizyonları da gördük, LCD, plazma televizyonları da. Belki bugün daha hızlı iletişim var, bilgiye de kişilere de daha hızlı ulaşabiliyoruz. Ama daha samimi değil, daha insani değil. Bir yandan teknolojiyi hızla geliştirip üretiyor ve hızla tüketiyoruz, bir yandan da duygularımızı, gerçekliğimizi, bizi insan yapan özelliklerimizi tüketiyoruz.''Tüketiyoruz,öyleyse varız'' diyen kitlelere dönüşmeye başladık. Sanal dünya içinde kaybolup gidiyoruz. Bizim yarattığımız teknoloji bizi yok ediyor. İnsani özelliklerimizi yitirmeden, onun esiri olmadan varolan bir teknolojiden bahsedersek teknoloji güzeldir diyebiliriz. Ama bu haliyle sadece endişe verici, çok tartışılır bir konu olur sadece. ''Kahve bahane, Sohbet şahane''derken yüzyüze iletişimin keyfini ve değerini vurguluyoruz. Belki de bir kahvenin kırk yıl hatırı olması bundandır. Bizi insan yapan özelliklerimiz çok değerli. KAYBETMEYELİM....!!!

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teknoloji gelişirken tüketim toplumuna dönüştüğümüz, eğitim sistemlerinin çöktüğü, giderek aptallaşan, sıradanlaşan ve yozlaşan nesiller ürettiğimiz bir gerçektir. Ancak teknoloji geliştiği için tüketim toplumuna dönüştüğümüz gerçekçi bir sebep sonuç ilişkisi değildir. Bence asıl sorun, doğa bilimler, teknoloji gelişirken sosyal bilimlerin hiç gelişmemesidir. Sosyal bilimler gelişmediği için insanın içi boşalıyor, yozlaşıyor ve kendi kendini tüketiyor desek çok daha doğru olmaz mı? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 03.05.2015 14:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2993
Kayıt tarihi
: 16.11.14
 
 

1970 İstanbul doğumluyum. İlk,orta,lise eğitimimi Edirne'de tamamladıktan sonra Dokuz Eylül Ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster