Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '14

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
205
 

Yüzde bilmem kaç indirimlerle Kadınlar Gününü kutlamak

Yüzde bilmem kaç indirimlerle Kadınlar Gününü kutlamak
 

Malesef, değişen sadece yılın 2014 oluşudur. Yine, kadınların her türlü şiddete maruz kaldığı,

tacize, tecavüze uğradığı, eşleri tarafından öldürüldüğü ve yalnızca rakamların değiştiği bir yıl.

Ve yine yüzde bilmem kaç indirimlerle kutlanılan 8 Mart kadınlar günü. O fabrikada ölen 129 kadın işçiyi anmak yerine, indirimlerle, hediyelerle kutladığımız bu anlamlı günümüz. Kadına yönelik şiddeti görmezden geldiğimiz, gerçeklere gözümüzü kapadığımız, 3 maymunu oynayarak kutladığımız, hiçbirşeyin değişmediği ve değişmeyeceği yeni bir 8 Mart...

Eşimin söylediği bir söz vardı; "iyi anneler iyi evlatlar yetiştirir. İyi evlatlar eşlerine iyi davranırlar. Sonra o eşler iyi evlatlar yetiştirmeye devam eder. Sonra o iyi evlatlar eşlerine iyi davranmaya devam ederler..."

Keşke, sıralamanın her daim böyle gittiği bir dünya olsa ama ne yazık ki bu sıralamanın bozulması ve bozulmasına neden olan etkenler olduğu sürece, kadına hakettiği değer verilmediği sürece, kadına yönelik her türlü şiddet devam edecektir.

Kadınlar kutsaldır, Ana'dır çünkü... Yaşamları bir şekilde sonlanana kadar hep savaş verirler. Asla boyun eğmezler kaderlerine, boyun eğmek zorunda bırakılırlar malesef. Kimi susar çocukları için, kültür için, yaşadığı baskıdan... Çünkü, küçüklüğünden bu yana dikte edilmiştir, kadın fikrini asla söylemez! Sen kadınsın ne anlarsın! "Peki bey!" derler ama o gözleri sessiz çığlıklar atar. Susar kadın benim ülkemde...

Ülkemin adı Türkiye. Kadını Anadolu. Burada kadınlar bahçelerde, tarlalarda çalışırlar asla yılmadan, çok güzel dikiş dikerler, harika yemekler yaparlar, hep mücadele ederler. Buradaki erkekler ise kadınına pek değer vermezler. Burada erkekler içsel dürtülerini kadınına sorma ihtiyacı hissetmeden, o kadının üzerinde gerçekleştirir. Burada kadınlara fikirleri sorulmaz. Burada pembe renk sevilmez. Eşe karşı gelen kadın dövülür veya öldürülür. Burada erkekler kahveye gider. Akşam geldiğinde önünde yemeği, ayağının altında leğeni hazır olsun ister.

Bir diğer ülkemin adı da Türkiye. Kadını İstanbul. Kadını Metropol. Burada kadınlar işe giderler. Çocukları kreşe gider, kocaları onların fikirlerini sorar, iyi şeyler yaşarlar, araba kullanırlar, akşam yemeklere, sinemalara, tiyatrolara gidilir. Bir cafede kızlı erkekli birşeyler içilir. Ama buradaki kadınlarda mini etek giydiği için tecavüze uğrarlar. Yolda yürürken laf yerler. Otobüste, metroda, işyerlerinde vs. tacize uğrarlar. Burada kadınların hakları gözetilir gibi yapılır. Oysa burada kadınların sadece ben savaşı vardır. Düzene itaat etmek yerine, başkaldırırlar.

Benim ülkem, doğusuyla-batısıyla. Burada kadınlar çocuk yaşta gelin edilmektedir. Burada kadın genç yaşta töreye kurban gitmektedir. Burada kadın olmak tecavüze uğramaktır, burada kadın olmak tacizlerin odak noktası olmaktır. Burada kadın çocuk doğurup ona annelik etmektedir. Burada kadın ataerkil bir zihniyetin altında ezilmektedir. Oysa ki unutuyoruz, kadınlar insandır ve insanlar eşit olmadığı sürece orada umut yoktur malesef.

Kadının değerini anlamak ve anlatmak gerek. Bence, kadını en eşsiz kelimelerle anlatan, yazar, A.Esra Oskay'ın "Kadın Yürek Güneşidir." adlı yazısını paylaşmak istiyorum.

----Alıntıdır----

 

"Özel, narin, ince derin bakış açısı olan, rafine keyiflere sahip, akılcı düşünüşlerinde güven veren, sevimli gülünce gözlerinin içi parlayan sıcak kolları olan, kucağı güneş kırmızısında nehir, deniz, okyanus, kelimelerin yetersiz kaldığı...O!

Allah’ ın özenle yarattığı! Yumuşak sesli, pınar gözlü.. Aurasında hapis olduğunuz teslimiyetin var olduğu O!

Ne kadar kültür ırmağında olursanız olun O’nun bir sözü ile doğruyu bildiğiniz ve bazen kapris ettiğiniz ama hep içinizden haklı olduğunu bildiğiniz O!

Sizin için en kalite çiçek, solmayacak kadar güçlü toprağında sarsılan ama hiç dalı bükülmeyen, sevginizde şımarıp naz eden, yıllanmış şarap gibi sevgi mahzeninde var olan, O!

Toplumda varlığını çalışması azmi sabrı ile hissettiren, gölgesi olmaktan kaçtığınız, içinizdeki gurura yenik düşmekten korktuğunuz, duygularınıza sabır gösteren, O!

Yıllarını size adayan, canında sizden aldığı ile C ‘ile, fetüs ün dokuz aylık konuğunda, ‘’ıngaaa’’ müziğiyle çiçeğini veren. Büyüdükçe sevgisine kilolarını ekleyen fiziğini size size en aldığını vermek için harcayan O!

Kaybolduğunuz kör kuyularda, elinin serçe parmağı ile dokunan sizi güneşe çıkaran, O!

Çok soru soran, unuttuğunuz sözlerinizin ardına bağlı kalan, unutulanları sık sık yineleyen(dırdırcı dediğiniz) (!) Sizle uyuyan sizden bir buse ile uyanmayı bekleyen O! Yasak rüyalarınızdaki dişiye dokunmayan!

 Aldatılanın kendisi değil siz olduğunu bilen ancak bunu size söylemeyi bile gereksiz gören, O!

Bazen affedebilen ama haksızlıkları hiç unutmayacak kadar yürekli, O!

Siyah gecelerde yolunuza belleğini yoran, kapı zilinde yüreği kıpır kıpır olan en büyük vefalı, O!

Midenizin doygunluğu için buhar, baharat kokularında zaman veren sevgisi ile garinütür olan sofranızdaki, O!

Gökyüzünüz! Kalbinizdeki bulut-güneş, sevginizde boğulmadan azgın sularda sörf yapan, dalgalarınıza aldırmayan O!

Evet O;

Kutsal yüce kadın;

Anneniz, kız kardeşiniz, sevgiliniz, karınız...‘’ KADININIZ’’ Evrenin en tatlı bakışlısı, yürekli, onurlu adına şiirler yazılan, bestelerin güftelerin sembolü.. Yazarların yazarken harfleri yetersiz bulup kelimelerin, tümcelerin serzenişindeki sızısı... ’’KADINIMIZ’’

Güçlü, ayakları üzerinde durmayı başaran yaşamın tadı, toplumun onuru ‘’Kadın’’... Kadın olma keyfinde.. Sevgisinin dozuna ayar yapmadan yüreğini sevdiğine adayan Kadınlarımız... Önemsenmeyi hak eden dürüst kadın.. Aşk orkestranızdaki en sesli nota sahibi kadın; ışığınız, umudunuz, aşkınız, sevginiz.. Beraberliğinizin meyvesini kucağından indirmeyen, yürek güneşi KADIN! Kadınınıza en son ne zaman bir demet nergis, bir dal kırmızı gül sundunuz? Oysaki o size kadın olma zevkinde gözlerinin çiçek bahçesi ile hep ‘’sevdiğim’’ der!(layık olan sevgilerde)

Şimdi kızaran yüzlerinize sonra vicdanınıza dönün! Sabahları çok zaman ayırdığınız, traş olma anındaki, o aynanın önünde içinizle, yüzleşin. Sorgulayın kendinizi, size siz olduğunuzu hep anımsatan yüce kadına sarmaşık olmaya yüzünüz varsa saygıyla eğilip, yüreğini öpün. Kadın buna değer! Sesinizi ancak ona ‘’Sevgilim seni seviyorum ‘’derken yükseltmeyi alışkanlık eden, kadına kadın olduğu için sevgi duyan. Nice kayıp erkeklere, model olan. Kadına sadece elini bir buket çiçek vermek için kaldıran erkeğe saygılar... Sizden fazla çok şey biliyor, sizden fazla kitap okuyor, sizin eğitiminizden fazla eğitimiyle beraberliğinize kültür veriyorsa, güzelliği ile sizi büyülüyorsa bu kadından kaçış niye? Son araştırmalara göre erkekler kadınlardan birkaç basamak yüksek olmayı istiyormuş(!) Bu istek niye? Güzel olan kadınlardan kaçış varmış, bu kıskançlık niye! (unutmayın ki her kadın güzeldir, sevgi ise en kalite makyajlarıdır.) Kadın anadır, bacıdır, yarendir, eştir.

Aldığı sevgiyi yüreğiyle, bakışlarındaki pırıltı ile yansıtır, varlığı ile bildirir. Kadını her gününde gören, başarılı, yürekli kadının ellerinde,ellerinizin kenetlenmesiyle..."

"Sesinizi ancak ona ‘’Sevgilim seni seviyorum ‘’derken yükseltmeyi alışkanlık eden, kadına kadın olduğu için sevgi duyan. Nice kayıp erkeklere, model olan. Kadına sadece elini bir buket çiçek vermek için kaldıran erkeğe bendende Saygılar..."

Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun... Sevgiyle Kalın...

 

8mart2013 yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz...

http://www.kevserozdemir.com/2013/03/08/8-mart-kadinlar-gunumuz/ 

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Kayıt tarihi
: 04.01.14
 
 

..