Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
698
 

Yüze Yüze Geldim 100'e (Blog Değerlendirmesi)

Yüze Yüze Geldim 100'e (Blog Değerlendirmesi)
 

resim: www.kaliteliresimler.com'dan alıntıdır.


Yüze yüze geldik yüze…
Yüzmeyi çok bilmesem de...
Yağmurda, çamurda, kışta, kıyamette, baharda…
Hem gece hem gündüz…
Bir milattır yüz...

Benim için çok zor oldu…
Haftanın 7 günü aktif çalışan ve farklı uğraşıları da olan biri için MB’ye bu kadar zamanda 100 yazı yetiştirmek çok zor oldu. Sadece yazı yetiştirmek mi?

Ya bu kadar nitelikli ve bana göre çok farklı dünyaların yazılarını okumak, özümsemek ve yorum yazmak?…
Ben gazetelerde ve dergilerde de çok yazdım. Hiçbiri bu kadar uzun soluklu olmadı.
Yıllarca radyo programları yaptım, dinleyicilerim oldu ve hiçbiri bu kadar beni yaptığım işe çekmedi…

Kayıtsız(serbest) olduğum halde beni bunca zaman MB’de tutan neydi? Kendimce cevaplarını buldum:

Ezber laklakları dinleyip sıkılan bir ruha sahip olmam… Çevremde "kaba planda" hep benim gibi düşünen insanların olması. Bu, beni sıkar! Konuşmalarım sevişmeye döner bu durumlarda… Daha önce yazdığım bir şiirimde de işaret ettiğim gibi farklı olan şeyler konuşulur, aynıları konuşmak veya aynıların konuşması sadece sevgi tazeleme, ezber güçlendirme işinden başka bir şey değildir.

Çok farklı dünyaların insanıyla tanışmak sadece fikir planında değildi elbette… Duygu ve yaşantı planında da bana büyük bir zenginlik kattı, MB’deki dostlarım. MB’ye üye olduktan sonra ülkemi çok çok daha iyi tanıdığım kesin. Her planda; coğrafyada, kültürde, sosyal hayatta…

Tabii ki kendini ifade etme arzusu… Evet, önemli nedenlerden biri de bu. Çünkü her insanın fıtratında bu vardır… Belki Erzurum’da yaşayan biri olarak yazdıklarım ve düşüncelerimle MB’nin zenginliğine üç beş akçe katkım olur, düşüncesi…

Kimi zaman MB’den ayrılmayı ben de düşündüm(özellikle ilk zamanlar), ancak buranın özgür ve nitelikli ortamı her defasında beni bağladı ve tabii ki yeni yeni edinmeye başladığım dostlarım. Ayrılmayı, “kendini ağırdan satma”, “naz ve işve yapma”, “MB’de ne kadar sevildiğini ölçme” gibi anlaşılabilecek patavatsız ve seviyesiz davranış olarak addettim ve bu düşünceleri tamamen defterimden sildim.

MB’de belli bir tecrübe edindikten sonra pek de oralı olmadım, sövmelere, söylenenlere… Neticede herkes kendi ruh dünyasından damlalar ve huzmeler saçıyordu etrafına. Burada da ezbercilere, “tık” uğruna saçmalayıp hem erotik hem dinsel olanı bir arada işleyenlere, yabancıya göre kendi insanına daha düşman ve tahammülsüzlere, hayatlarında siyaseti inançlarının yerine ikame edenlere, art niyetlilere, ideoloji çukuruna düşmüşlere, benim inandığım değerlere saldırmayı ilk ödev edinenlere rastlamadım değil. Ancak dedim ya farklılık…

Bir de ruhun yüceliklerinden, sevginin gücünden ve saygının asaletinden donanmış güzel insanlar vardı burada…

—Anlamaya ve öğrenmeye çalıştım bunca zaman…

İnsana saygı göstererek insanı tanımak ve anlamaya çalışmak, işte benim değişmez ilkem... Böylelikle kendimi de keşfetmek...

Sanal âlemin sosyal hayatıma yansıyan somut ilk meyvesi Ankara'dan ev adresime gelen “taş gülleri”ydi.

Daha sonra İzmir Kitap Fuarı’nda beni yalnız bırakmayan, gerek telefonla ve gerekse e-posta ile eğitim danışmanlığı ve MB’deki yazılar dışında hayata dair birçok konuda fikir alışverişi yaptığım dostlarım oldu.

MB’de bazen Fenerbahçe’nin ilk 11’inde buldum kendimi, bazen MB sokağı, sınıfı, mahallesi, ıssız adasında öğretmen, avcı ve farklı bir jön olarak…

Onlar Kocaman Çocuk olacaklardan biri oldum, çocukluğumun diğer üyelerden pek de farklı olmadığına şahit olarak…

Fenerbahçe formasıyla ilgili aktardığım bir haber yazımın okunma rekoru kırması beni şok etti. Herhalde bunun adı da “Kanarya Bereketi”ydi.

Güvenilir üye/yazar oldum ve bu üyeliğimin ayrıcalıklarını sonuna kadar kullandım. Editörlerime teşekkür ederim.

10 ay olmuş MB’ye katılalı ve 175 bin kişi sayfamı görüntülemiş. Belki az belki çok, bilemiyorum. Benim için değerli… 10 ay, yaklaşık 300 gün... Demek ki 3 günde bir yazmışım. Helal olsun bana:)

Önümüz tatil… Ve ilk durağım İnönü olacak… Sonrası yine Allah kerim… Bir müddet ayrı kalacağız hepimiz… Sonra tatil izlenimlerimiz ve tabii ki fotoğraflarımız…

Tüm dostlarım ve yazılarından çokça yararlandığım adını unuttuğum üyeler, bana öğrettikleriniz için sizlere teşekkür ederim.

Selam ve saygılarımla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli adaşım Murat Bey.Nasılda dalya yaptığınız yazınızı atlamışım anlayamadım.Tebrik ediyorum hocam bu kadar kısa sürede dalya demek yakışır size.Yazar olmak kolay değil.MB gibi bir platformda bulunmak hepimiz için güzel bir kazanç olmasının yanında sizin gibi insanların burada olması MB içinde bir kazanç olduğu kanısındayım.Erzurum'da bir dostumuzun olduğunu bilmek görüşmeden sanal bir ortamda olsakta çok güzel.Doğunun sınır taşı Erzurum'un dadaşı :)))...Yazılarınızı severek takip ediyorum,birlikte nice dalyalar geçirmek ümidiyle,sevgiler,selamlar..

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 28.06.2008 4:48
Cevap :
Satırlarınız, sizin yürek güzelliğinizin yansıması... Teşekkür ederim. Şu an Bursa'dayım ve gün içerisinde sayfamı bir defa da olas aziyaret edebiliyorum... Sizleri tanımak önemli ayrıcalık... Selam ve saygılarımla...  28.06.2008 19:46
 

Vallahi bravo Murat Bey, Ben bile 100 olamadım 2 senedir.:)) Tebrikler. Daha da çoğalsın "1"in yanındaki "0" lar. Selamlar, sevgiler...

Özlem Akaydın 
 20.06.2008 16:12
Cevap :
Teşekkür ederim Özlem Hanım, sayıyı artırmak değil amaç tabii ki, biraz olsun seviyeyi koruyabilmek ve samimi yazılar yazmak... Selam ve saygılarımla  20.06.2008 18:26
 

Nice 100. blog yazılara inş.Heryerde olduğu gibi tabii mb de de çeşit çeşit insan, fikir, düşünceler oluyor.İşte bu yüzden pes etmek olmamalı..iyi tatiller..

fugen 
 20.06.2008 13:39
Cevap :
Çok haklısınız Fugen Hanım. Size de iyi tatiller, saygılar  20.06.2008 18:27
 

Genel bir seyir değerlendirmesi 4. ve 5. başlıklarda hiciv ve eleştiriye yönelse de MB'nin özelliği seviyeli olması, bu klastaki bir bahçeninde çiçekleri kaliteli ve çok çeşitli burada gezen arılar bütün çiçeklerden her yönü ile faydalandığı gibi çiçeklerede tozlaşmalarında yardımcı olarak onların meyveye yönelmeleri ve tohuma durmalarına da katkı sağlamaktadırlar. İşte düşünsel ve moral anlamda kazan kazan espirisi bu platformda var. Saygı ve selamla.

Nariçi 
 20.06.2008 10:06
Cevap :
Evet, herkesin kazanı farklı çapta! Herkes hem alıcı hem satıcı bu gönül pazarında... Sizden de çok şey aldım. Teşekkürler. Selam ve saygılarımla  20.06.2008 18:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 2363
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2256
Kayıt tarihi
: 22.08.07
 
 

Bu âlem içinde aileme zaman ayırmak, gezmek, okumak, fotoğraf çekmek, resim çizmek ve iş hayatı h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster