Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '06

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
860
 

Yüzüne bile bakmamış...

Yüzüne bile bakmamış...
 

Cumhurbaşkanımız, cumhuriyet bayramı kutlamaları sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın yüzüne bile bakmamış... Gazetedeki fotoğraflı haberi görünce, oğlumun "neden baba?" diye sorduğu soruya cevap veremedim. Dün akşam Cumhuriyet bayramını yeterince iyi kutlayamadığımızı, cumhuriyetin ilkelerini yeterince benimseyemediğimizi, onun faziletini içimize iyice sindiremediğimizi düşünerek bir yazı yazmıştım.
Doğrusu bu sabah böyle bir fotoğrafla karşılacağım hiç aklıma gelmemişti.

Meclis başkanı, seçimlerde vatandaşın oyuyla oraya gelmiş bir milletvekili... Vatandaşa seçimle kendini yönetecek kişileri seçme şansı veren sistem Cumhuriyet. Sayın Sezer de bu cumhuriyetin başkanı... Halkın temsil yetkisi verdiği bir milletvekiline, üstelik protokolde ikinci sırada bulunan bir makamın temsilcisine, yurt dışına çıktığında görevi kendisine emanet ettiği bir insana, cumhuriyet bayramı kutlaması sırasında, bilerek ve isteyerek böyle bir davranışta bulunacağına ihtimal veremiyorum.

Milletvekilleri, seçildikten sonra bütün ülkenin ve milletin temsilcisidirler. Ancak kabul etmek gerekir ki, onları bir şehirde, mensup oldukları siyasi partilerin taraftarları seçmiştir. Tarafsızlık erdeminden uzak kalabilen bir milletvekili, kendisini sadece mensup olduğu partinin temsilcisi görmek gibi yanlış bir tavır sergileyebilir. Ancak devletin, milletin, ülkenin ve bütün cumhurun başı olan sayın Sezer'in, bir milletvekiline karşı bu kadar katı ve taraflı davranmanın, onu seçen millete karşı da aynı katı tavrı sergilemek anlamına geleceğini, böyle bir cumhuriyetin kendini sevdirmekte zorluk çekeceğini çok iyi bildiğine inanıyorum.

Atatürk, padişahlığı yıkıp Cumhuriyeti kurarken, herhalde adı padişahlık olmayan bir diktatörlük kurmayı düşünmemişti. Farklı düşüncede de olsa, insanların birlikte huzur içinde yaşayabilecekleri bir yönetim olan Cumhuriyet'in bayram kutlamalarında böyle davranışlar sergilenirse, bu yönetime cumhuriyet, bu kutlamaya bayram demekte zorlanmaz mıyız?

Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyemezsek, cumhuriyete sahip çıkamayız. Eğer bu fotoğraf bir gerçeği yansıtıyorsa ve içimizden bazıları "cumhurbaşkanı iyi etmiş" demeyi düşünüyorsa, buna sebep olarak da Bülent Arınç'ın sadecee Akpartili olmasını gösteriyorsa, Atatürk'ün kurduğu çağdaş cumhuriyet anlayışından çok uzaklaşmışız demektir.

Ben oğluma cumhuriyeti güzel bir yönetim olduğu için, Atatürk'ü de Türk milletine bu güzel yönetimi layık gördüğü için sevdirmek isterim. Bu şartlarda sorduğu soruya nasıl cevap verseydim? Çünkü Bülent Arınç AK Parti'li mi deseydim? Çok partili çoğulcu demokrasinin beşiği cumhuriyeti ona başkasına hayat hakkı vermeyen bir diktatörlük gibi mi anlatsaydım? Şimdiden küçücük beynine particiliği sokup nifak tohumları mı atsaydım?

Yapamadım işte, yapmayacağım da... Çünkü cumhuriyet kimsenin tekelinde değil... O benim, bizim, hepimizin, ona sahip çıkan herkesin...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sivil yaşama ve sade vatandaşlığa döndüklerinde onların, “önemli insan” , “değerli adam” olduklarını yasalar değil, eğer varsa ancak halkın tümünün yüreğindeki sevgisi belirler.” Bu Toprakları; Taşıdığı mermi ıslanmasın diyerek bebeğinin kundağını saran nenelerimize, Üniversite öğrencisi olan evlatlarını Çanakkale'de şehit veren annelerimize,"Ben size ölmeyi emrediyorum" Denildiğinde düşünmeden ölümün kucağına atılanlara borçluyuz. Onlara; Döktükleri kanlardan, çektikleri acılardan dolayı, minnet, “Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. “ Diyenlere de vefa borcumuz var. Yaptıklarınızı, Akıl ve İlim desteklemek zorundadır. Yaptıklarını akıl ve ilim desteklemez ise yerimizde sayar dururuz. Güçlü olabilmenin yolu birlik olmaktan geçer. Bunu da önce Devlet adamları bilmek zorundadır. Bunları Çocuklarımız tam olarak bilirlerse, "Fikri hür, Vicdanı hür," Olarak doğru kararı vereceklerdir

Canmehmet 
 05.12.2006 13:19
 

Önce doğruyu öğrenirseniz, yanlışlar Çatı katınızda yuva yapamaz. Cumhuriyet; “Egemenliğin bir kişi ya da zümreye değil, toplumun tümüne ait olduğu modeli ifade eder. ” (Hâkimiyetin kayıtsız şartsız milletindir. K.Atatürk) Demokrasi nedir? Tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir. “Cumhuriyet demokrasi ile özdeşleşmek durumundadır. Demokrasi olmadan, ifade ettiğimiz manada cumhuriyet olmaz. Medeniyet ve Kültür; “Dünyanın bize hürmet etmesini istiyorsak, evvela biz, kendi benliğimize hürmet edelim. Benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fikren, fiilen, bütün ef’al ve harekâtımızla gösterelim. Bilelim ki, milli benliğini bulmayan milletler, başka milletlerin şikârıdır.” (Nutuk) Devlet Adamlığının; "Cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ve üst görevlerdeki devlet adamları görevlerini aktif olarak yürüttükleri dönemlerde, statüko gereği “önemli kişiler” daha doğrusu “önemli görevlilerdir,

Canmehmet 
 03.12.2006 9:12
 

arkadaşım sen yine ihtimal verme sayın cumhurbaşkanımız merdüven inerken düşse daha mı iyi olur o insan bunlara bizler için katlanıyor yetmez mi tahammül etmek zorunda kalıyor. ha unutmadan siz oralardasınız bilirsiniz deniz baykal amcam yaşıyor mu

muharrem sahin 
 01.11.2006 17:06
 

Tavırlar ilkeli kişiliklerin protestosudur. cumhurbaşkanımıza saygılar.

kaan tığlıoğlu 
 01.11.2006 12:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 949
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster