Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
920
 

Yüzyıl sonra tarih Fazıl Say'ı mı Sibel Can'ı mı Hülya Avşar'ı mı yazar?

Twiter profiline "Türk halkının arabesk yavşaklığından utanıyorum" iletisi giren Fazıl Say'ın utancı kadar ben de Türk milletinin egemen güçlere olan yavşaklığından, yağcılığından, adamsendeciliğinden, onursuzluğundan ve değerlerine olan saygısızlığından utanıyorum. Bakınız Fazıl Say'ın sosyal paylaşım sitelerinde başlayıp alevlenen ve bazı insanların bazı değerlerimizi artık gerçekten de haketmediğini gösteren polemik dizini:

Aynı sözleri 2002’de de söylediğini hatırlatan Say, “O zaman halk bana karşı yüzde 95 muhalifti. Bugün ise yorumlara baktığımda yüzde 60 muhalif, yüzde 40 hak veriyor. Bu bence mühim bir değişim. Lütfen dikkate alınsın. Muhalif cephede ise siyasi boyutu da hesaba katın lütfen. AKP milletvekillerinin “Hangi müziği dinlersiniz?” sorusuna yüzde 98 oranda “Arabesk müzik” diye cevap verdiğini unutmayın. Orhan Gencebay’in “Berhudar Olun” sözü, verilen davetlere arabeskçilerin yoğunlukta katılması; bütün bunlar bir bütün” yorumunu yaptı. Say sözlerine özetle şöyle devam etti:

‘Alt tabakaya sesleniyorum’

-“Arabesk yavşaklığı ağır bir deyiş” diye itiraz edenlere şunu derim: Bu söz fazlasıyla yerine oturan bir söz. Umarım kalıcı olur... Dobra mı? Evet dobra! Beni eleştirenler de genelde arabesk müziği dinleyen alt tabakayı küçümsediğimi, bir müzik faşisti olduğumu söylemekte... Bir, alt tabakaya sesleniyorum. Lütfen daha fazla sömürmelerine izin vermeyin.

-Bana “müzik faşisti” diyenlere, Louis Armstrong cevap versin: “İki tür müzik vardır, iyi müzik ve kötü müzik”. Ne zamandan beri “iyi müziği savunmak” “faşistlik” oldu? Yalanla yaşamayın!

-Arabeski savunan ‘Muhalif cephe’ye gelince; kültürlü bir laf edecek kimse çıkamıyor. “Çok ayıp filan” gibi sahte ahlakçılığa (moralizme) tutunmaya çalışıyorlar. Müzikten anlayan, iyi ile kötüyü ayırt edebilen kimse konuşamıyor. Kaseti çıkmış arabeskçileri, “vahim ve acınası” bir halde -tabii ki bana karşı - bağırıp çağırırken okuyoruz. Sözlerime cevap arıyorum bulamıyorum. Bu kesimin 20 hatta 30 yıla ihtiyacı var diye düşünüyorum.

‘Cem Mansur yetenekli değil’

-Özellikle bizim camiadan kıskanan sesler bu tür konularda bana muhaliftir. Orkestra sefi Cem Mansur genelde, benimle bir türlü çalamamasına sinirlenip oldum olası muhalif durmuştur. Ben ise onu iyi ve yetenekli bir şef olarak henüz görmediğim için onunla çalmıyorum. Bunu anlasın artık... Birkaç popçu, topçu, birkaç sahte liberal aydın bu tür polemiklerden unvan kazanmayı sever. Dediğim gibi konu benim için analiz konusudur; arabesk çünkü müzik filan değildir.

twitter’da kavga büyüdü

Fazıl Say, twitter’da da kendisini eleştirenlerle tartıştı. Ahmet Hakan, “Orhan Baba’nın şarkıları bile bu kadar arabesk olamadı. Çok arabesksin birader” yorumunu yaptı. Mehmet Ali Ilıcak da Hakan’a “O eski halimden eser yok şimdi. Izdırap içinde yorgunum şimdi. Tutun kollarımdan düşerim şimdi. Yalnızım dostlarım yalnızım yalnız” yazarak destek verdi.

Yorumlara sinirlenen Say ise, özellikle Ahmet Hakan’a tepki gösterdi ve “Çok değerli kafanın ütülenmemesi için takipçim olmayacaksın değil mi? Kıskandığın şey ne biliyor musun? Söyleyeyim. Sen bugün varsın. Ben yarın da varım... twitter takipçim de olmayıver. Az kullanırım” dedi.

Hakan da Say’a “Ben bugün de yokum, yarın da olmayacağım. Sen bugün de, yarın da olacaksın ama ben senin gibi olmaktansa olmamayı tercih ederim” diyerek karşılık verdi.

Sinirlenen Say, “Ah ah benim gibi olmakta ne var? Kendimi ifade ediyorum müzikle, tüm gezegen anlıyor. Sen ifade edemiyorsun. Türkiye anlıyor... Yanlışın var, arabesk olamam ki ben. Anlamadığın müzik konularını geç şimdi... Anayasa’ya ‘Havet’ oyu mu vercen” diye yazınca Hakan da “Alem adamsın vallaha Fazıl... Hoyratlığını dahiliğine veriyorum” yorumu yaptı.

Arabeskçiler enerji vampiri

Fazıl Say’ın eleştirilen cümlesine Harun Kolçak ise destek verdi.

Kolçak, “Fazıl Say’ın arabesk yavşaklığından utandığını söylemesi benim çok hoşuma gitti. Çünkü arabeskçiler enerji vampirleridir” yorumunu yaptı. (http://www.cnnturk.com/)

Fazıl Say'ın yorumunu olağanüstü buluyorum ve diyorum ki, doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Dünyaca ünlü bir müzik dehasının sözlerini elbette ciddiye alıp böylesi panik, böylesi kabahat psikolojisiyle yanıt vermeye çalışacaksınız. Ve elbette Arabesk müzik yaparak para kazanan bir kesim bu arap kültürünü savunurken içi boş bir yüceltmeye, neredeyse bir disiplinmiş gibi savunmaya çalışacaklar. Her dönemin kadınları olan Hülya Avşar ve Sibel Can'ın birbiri ardına yaptıkları açıklamalarsa Fazıl Say'ın yavşaklık tespitini haklı çıkarır nitelikte. Avşar'a göre Say, ""tedavi olması gerekiyor" Can ise "Fazıl'a inat arabesk gecesi düzenleyeceğim" diyerek devrin insanı olduğunu kanıtlıyor. Benim ise Arabesk müziğini savunanlara sorularım var. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti, sizler arap müziği dinleyip beyinlerinizi uyuşturun diye mi kurdu? İkincisi; yüzyıl sonra tarih Fazıl Say'ı mı Sibel Can'ı mı Hülya Avşar'ı mı yazar? Tarih elbette iz bırakanları yazacaktır. Yaptıkları müzik ile sadece ceplerini dolduran, sanat değil ticaret yapan bu insanları değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nurdan Hanım, "arabesk" Arap müziği değil başı, ortası ve sonu belli olmayan iki planlı yayvan bir çiçek süslemesidir. Buna geometrik desenler de dahildir. Bir Grafiker olarak bunu bilmeniz gerekiyor. Başı, ortası ve sonunun belli olmaması, sosyolojik bir analiz gerektiriyor. Eskiden kopmuş, yeniye uyum sağlayamamış toplumların ruh hallerini yansıtıyor. Komik olan nokta, bunun analizini sosyologlar değil, müzik sektörünün yapıyor olmasıdır. Biraz dikkatle baktığımızda, her iki tarafın da kendi gerçeğinden koptuğunu ve aynı zamanda kendini tanımlarken diğeri üzerinden hareket ettiğini görebiliyoruz... Kendini diğeri üzerinden tanımlayanlar, hiçbir zaman kendileri olamazlar. Tam tersine başı, ortası ve sonu belli olmayan geometrik diziler arasında kaybolur giderler... Bu durum, toplumsal çözülmüşlüğümüzün de aynasıdır! Ötekileştirmenin yanlışlığı bir yana, bir de "yavşak" sosu katınca üzerine, ne başımız belli olacaktır, ne de sonumuz. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar...

Rıza Üsküdar 
 05.08.2010 9:55
Cevap :
:) değişik bir bakış açısı gerçekten. Arabeskin ne olduğunu, nerden geldiğini hiç lafı dolandırmadan, eğip bükmeden, kafa karıştırmadan ve hatta sosyal tahlil yapmadan, dün Muğla Dalyan turunu Arap bir kafileyle yaparken anladım. Arabesk "arabımsı" manasına geliyor ama müzik aynı sadece sözler arapça, yani "arabımsı" bile değil. Direk arap müziği. sağlıcakla...  11.08.2010 0:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1449
Kayıt tarihi
: 10.07.09
 
 

Yaklaşık 14 yıldır eğitim sektöründe sırasıyla Grafiker, Art Director, Creative Director, Sanat D..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster