Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '08

 
Kategori
Teknolojinin Geleceği
Okunma Sayısı
7400
 

Yüzyılın Deneyi

Yüzyılın Deneyi
 

Maddenin öznesi mi? Kütlenin merkez maddesi mi? Yoksa birşey yok dediğimiz boşluk oluşumunu işgal eden maddeler mi? Kütlenin enerjiye dönüşümünde maddenin devamlılığı sürecindeki durum takibi mi? Güzel bir gözlemdir.

Haydi İsviçre'ye ! İlim -bilim orada inceleniyormuş. Öyleyse durmayıp takip edelim! Oraya gidelim. Sofistike yorum yada tasavvufi deyimle çevirmeli şu söylemi "Tanrı zerreciği" orijinaliyle (enerjinin maddeye dönüşmesini sağladığı düşünülen parçacık, parçaların evrensel zekasını oluşturan zerre.) Batılı orijinal adlandırması "Baba'nın zerresi" bu elbet hiristiyanlıktan esinlenen bir adlandırma.

Elbette yeni teknolojiler için yeni deneyler yapıp, yeni açılımlar olması lazım. Cern deney tüpü ile yenilere pencere açılacaktır. Deney yapılıp bize yeni birşeyler sunmadan sonuçları açıklanıp konuşulamaz zaten.

Oluşumun özünde tüm teknolojik bilimler birliktedir. Biyolojide diğer bilimleride içinde barındıran canlının ilk hücresi emriyonun özünü iyi araştırmak gerekli canlının tüm kütlesi ve diğer pozitif ve moral varlığı bu ilk hücreden meydana gelmektedir. İlk üreme hücrelerindeki koromozom atomlarının çekirdeklerini nano teknoloji düzeyinde iyi öğrenmek gerekmektedir. Bunun fiziki madde simetrisi, madenin kütlesinden enerjiye dönüş ve enerjiden kütle oluşumu da biyolojik oluşumun paraleli olarak elekro manyetik fizik boyutu sistemi içinde oluşmaktadır.

Dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı" (LHC), 13, 7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen Büyük Patlama'dan ( Big-bang) hemen sonraki başlangıç şartlarını oluşturarak maddenin sır perdesini aralayabilmek için bu gün faaliyete geçiriliyor.

Higgs bozonu, istikrarsız karaktere sahip "ilahi parcacık-tanrı zerreciği" bu adlandırma anlamında tepki çekmemeli. Bu adlandırma izafiyeti, tasavvufta ki enel-hak mistik söylemine paralel düşünüşün türevi olarak algılanmalıdır. Zaten yaratıcıyı yaratıklarından soyutlayamayız ki. O zaman onu sınırlandırmış ayrı bir cisim katagorisinde tahayyül etmiş oluruz.

Konumuza dönerek içinde bulunduğumuz evreni tanımaya çalıştığımızda; Görünen madde evrenin %4 ünü oluşturuyor, karanlık madde %23 karanlık enerji de %73 olduğu sanılıyor. Bu yapısal durum içindeki "Karanlık madde" - "nötralino" (süpersimetrik) parcacıklarının tesbiti ile Kuarkların yeni madde oluşturmaları saptanmaya çalışılacak.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (Large Hadron Collider-LHC) deneylerinden Compact Muon Solenoid'de (CMS) yapılarak, Bu deney süreci ve serisi için girişim içinde olan devlet yada bilim çevreleri ve bizim katılımımız ile mali portresi ayrı bir konu.

Ancak dev tesis; LHC, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında, yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edildimiş. "Bu deney tünelinde (Cern), 0.450 Tera elektron Volt ya da trilyon elektron volt (TeV) denilen enerjiye sahip proton hüzmeleri, 27 kilometrelik LHC halkasında dolaştırılacak ve teknik şartlar uygun olduğunda proton hüzmeleri birbiriyle çarpıştırılacak."

Çarpışmaların Ekim 2008'de gerçekleşmesinin planlandığı deneyde, bu yıl sonuna kadar da protonların 5TeV enerjilerde çarpıştırılması öngörülüyormuş.

2009 yılında ise tasarım enerjisi olan 7 TeV enerjide protonlar çarpıştırılarak deneyler yapılacak. Bu proton enerjisi bugüne kadar hızlandırıcılarda ulaşılan proton enerjisinin 7 katı olacakmış. "Bu çarpışmalarla “Bin Bang”den sonraki ilk saniyenin milyarda biri kadar zamanlardaki sıcaklık şartlarına yaklaşılacak ve parçacıkların varlığı deneylerde ölçümlerle bulunacak".

LHC çalıştığı zaman "7 TeV'lik yüksek enerjili proton hüzmeleri, Yukarıda belirtilen dev tesisiste, yerin yaklaşık 50-175 metre derinliğinde çevresi 27 kilometre olan bir halkada ışık hızına çok yakın hareket ettirilerek. Protonlar, saniyede 11 bin 245 dönüş gerçekleştirecek ve 40 milyon kez çarpışacaklar."

Bu olay, LHC'de protonlar, halkanın etrafına yerleştirilmiş yaklaşık 10 bin süper iletken mıknatıs tarafından yönlendirilecek ve zıt yönlerde dönen protonlar, kütle referans sisteminde 14 TeV'de gerçekleşecek.

Uzay boşluk ısısı düzeyinde ki -271 derecede çalışacak mıknatıslar 7 TeV'lik proton hüzmelerini 27 kilometrelik halkada tutabilecek. Bu ölçekte süper iletken teknolojisinin kullandığı bir başka proje dünyada bugüne kadar gerçekleşmemiştir.

Higgs parçacığının varlığının kanıtlanması, ST’nin (standart madde) de doğrulanması anlamına gelecek en önce. ST’nin doğrulanması ise ‘Büyük Birleşik Teori’ denen teoriye bizi bir adım daha yaklaştıracak.

Büyük Birleşik Teori’nin amacı, bilinen dört temel güçten üçünü birleştirmek. Ki bunlar, elektromanyetizm, kuvvetli nükleer güç ve zayıf nükleer güç. (Dördüncü temel güç yerçekimi veya çekim kuvveti.)

Higgs bozonunu bulmak, süpersimetrinin sırrını ortaya çıkarmak, madde ve antimaddeyi anlamak ve Büyük Patlamadan hemen sonra saniyenin binde birindeki sürede ortaya çıkan şartları yeniden yaratmak. Bilimin fantasizinin yaşama geçirilmesi olsa gerek.

Deney başladıktan sonra, tünel çevresinde bulunan 4 büyük algılayıcıdan ikisi Atlas ve CMS, "Higgs bozonunun izini sürecek." Bu parçacığın diğer bazı parçacıklara kütle kazandırdığı düşünülüyor. Bu deneyde "Higgs bozonu tespit edilemezse teorik fizik alt üst olabilir". Ama teorisyenlerin önü değişik teoremlere yeni ufukları da açmış olur.

Bu deney Dünya gündemine popüler bilim tanıtımında önemli katkı sağlamıştır. Bu deney sonunda en azından süper enerji üretimi yöntemleri öğrenilecek. Teknolojinin her alanına yeni kazanımlar sağlayacaktır.

Nuh suresi ayet: 15 "Allah'ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz?"

Mülk s. ayet: 3 “Gökleri yedi kat üzerine yaratan O’dur. Rahman’ın bu yaratmasında bir düzensizlik bulamazsın. Gözünü bir çevir bak, bir çatlak görebilir misin?” Ayet: 4 “Bir aksaklık bulmak için gözünü tekrar, tekrar çevir bak; ama göz umduğunu bulamayıp bitkin ve yorgun düşer.”

Hadid s. ayet: 4, “Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden, yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilen O’dur. Nerede olursanız olun. O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görür.” Ayet: 5 “Göklerin ve yerin hükümranlığı O’nundur. Bütün işler Allah’a döndürülür.”

Herşeyin özeti vahdettir. Biz insanlar onun içinde arayışa devam edeceğiz, ne mi olacak! İşte allah'ın verdiği akıl görevini yaparak medeniyet gelişiminde, teknolojik uygarlık düzeyinde yaşama standardı gelişecek.


Melekler ve şeytanlar- cern deneyi Blog: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=108434

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9860898.asp

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9847798.asp?gid=229&sz=99477

http://www.milliyet.com.tr/Dunya/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=dunya&ArticleID=989136&Date=10.09.2008&b=&ver=30

Yeni haber: Deney tüpüne ekmek parçası düşmüş:

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&KategoriID=17&ArticleID=1158997&Date=06.11.2009&b=Buyuk hadron carpistiricisini bozan kucuk neden

Tekrar çalışmaya başladı: 10.11.2009

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1159967

Deneye hazırmısınız: http://www.milliyet.com.tr/patlamaya-hazir-misiniz-/yasam/sondakika/30.03.2010/1218179/default.htm?ver=67

Deney gerçekleşti: http://www.milliyet.com.tr/buyuk-patlama-gerceklesti/dunya/sondakika/30.03.2010/1218329/default.htm?ver=18

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlmi ve kısmi dini çerçeveden yorumlarınızı da katarak bu yazınızdan faydalandım. Teferruatlar daha da arttırılabilinir çok ilginç bulgularda elde edilebilinir beni en çok meşgul eden ise bu kadar akıl almaz büyük detayların kainat oluşumunda neden gerek duyulduğudur günümüze gelende ve bu patlamanın evvelinde. Tanrı herşeye kadirdir ve böyle evrelere kesinlikle ihtiyacı yoktur kanaatindeyim. Günümüze gelende bir süreç yaşandığı doğrudur nedenleri ve geçen süreç ise çok başka nedenleri vardır aranan başlangıçtaki ilk evrelerdir... Bulunabilecekmi.? Henüz çok erken olduğu kanaatindeyim. Sevgi-saygılarımla size.

Ermert Revsen 
 16.09.2008 21:48
Cevap :
Yorum-katkınız için teşekkürler, Tanrı böyle evrelere gerek duyması açısından değil, zaten Tanrı doğmatik olarak ülristrasyon görüntüsü ile değil araştırılmaya çalışılan olgu ve pozitif bilimlerin peşinde olduğu ve halen bilebildiğimiz bilim yasalarına göre "ol" diyor. Aslında din bilimin, bilim dinin içindedir. Ancak sofistike tasavvufi akımların, Din'i doğmatikleştirip Allah'ın kensinden Tanrı'yı soyutlandırmaktadırlar. Konu derinliğine irdelenmesi için özel başlık altında çalışmak gerekli. Selam.  17.09.2008 13:19
 

Böyle insani gelişmelere ilgisiz kalmadığın için,aydınlatıcı ve paylaşımcı olduğun için seni kutluyorum.eğer insanoğlu merak etmeseydi,hala mağarada otururduk.Ne yapalım .Akibetin sırları çözüldüğünde en az yan etki ve en çok bilgiyle çıkarız cümleten ,Hayırlısı.Yapılan mini model zaten çok küçük,partiküler ama atom da küçük bir şeydi ,hiroşimayı yerle bir etti.Umarım en az zararla çıkarız.Ya da yüzümüzün akıyla.ancak oradaki fizikçilerin yüz ifadelerinden kendileri de pek emin değiller .eline sağlık cnm.

ütopik 
 10.09.2008 21:03
Cevap :
Teşekkür ederim, ancak yapılan deneyde bir risk olacağını sanmıyorum, Öyle abartıldığı gibi kara delikler falan, tehlikeli boyutta olması için karadelik oluşum safhasındaki kütlenin oluşturacağı parçalanmadan meydana gelecek olay hacmi ile bu deneye konu varlık örneklerinin karşılaştılması mümkün değil. Tehlike riski tesisisin yeknolojik noksanlıklarından meydana gelebilecek açılardan sözkonusu olabilir diye düşünüyorum. O da tasise ve çalışanlarına zarar verebilir, gereken önlemler alınmış olması gerekir. Mutlulukla -selam.  10.09.2008 22:01
 

insansdan alınan bir parcayı atomlarına ayırır ve onlarında protonlarını çarpıştırsak ne tür bir sonuç elde edebiliriz ?

volkan hamdemir 
 10.09.2008 20:35
Cevap :
Deneylenmemiş konuda sonuç bilinemediği gibi açıklamasıda istenemez! Henüz ağır element atomlarının alt birimleri ile yapılan deneyler diğer medde veya canlı biyolojik varlıkların zerreleri için yapılacak deneyler o oranda daha hasas ve henüz incelenmesi aşamasına gelinmemiştir. Ama temel bilimsel sonuç aynı neticeyi verir. Elbette bizim yazı ve yorumlarımız popüler düzeydedir.  11.09.2008 12:24
 

İnsanlığın ne kadar ilerilere gidebileceğini gösteriyor benim bununla ilgili kötü hisstettiğim tekşey orada Cern'de olamamak zira benimde ilgi alanım fiziktir.İnsanlığın sonunun geleceği söylentilerine gelirsek bence komik hatta anlamsız.Getirisinin neler olabileceği düşünülünce göze alınabilir bir risk.Hem insanlık yok olacaksada nükleer bir savaşla değilde bu şekilde olsun daha iyi.Bu arada yorumlarda garip bir din/bilim tartışması geçmiş lütfen yani her yerde olmak zorundamı bu gerekesiz ve anlamsız tartışma.İnsanlığın ulaştığı noktaya odaklanıp dahada ilerileriyi görmeyi denesek olmazmı.

Dogu Hazar Alkurt 
 10.09.2008 19:13
Cevap :
Katkı ve yorumunuz için teşekkür ederim. Ancak eleştiri konusu durum konu dışında düşünülemez, zaten teorisyenlerinde aradıkları madde örneği için "Tanrı'nın zerresi" deyimini kullanmaktadırlar. Zaten birlik olmak zorundadır. Ancak Din sosyo ekonomik siyasi politikalara alet edilmemeli bu açıdan laik sistem içinde hareket edilmelidir. saygılar-Selam  10.09.2008 20:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 376
Toplam yorum
: 933
Toplam mesaj
: 229
Ort. okunma sayısı
: 1794
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Hayat herkes için aslında yalnızlıktır. hiç kimsenin doğal garantisi yoktur. (Günlük atüel haberl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster