Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '08

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
4164
 

Yüzyılın deneyi

Yüzyılın deneyi
 

Dünyanın Sonu Mu Geliyor?


Bilim adamları evrene dair en büyük sırrı aydınlatmak, evrenin yaratılışını tekrarlamak için düğmeye bugün basıyorlar. Peki neden bu deney Yüzyılın Deneyi olarak adlandırılıyor? Öncelikle yüzyılın bütçe olarak en yüksek meblağlı deneylerinin en başında geliyor bu deney. tek başına bu bile yeterli olabilecekken nedenleri saymaya devam edelim isterseniz.

Cnn Türk’ün haberine göre deneyle "Evrenin sırrı ne?" , "Madde neden ve nasıl kütle kazandı?" , "Maddeyi oluşturan temel parçacıkları bir arada tutan kuvvet ne?" , "Evrenin yüzde doksanını oluşturan 'karanlık madde' bulmacasının ardında ne var?" gibi merak edilen soruların yanıtları aranacak.

Bilgilerimiz Değişecek Mi?

Tabii bu soruların cevabının bulunması doğal olarak “Büyük patlama” diye adlandırılan evrenin toplu iğne başı kadar bir parçacıktan bugünkü halini aldığı fikri hakkında daha geniş fikirler edinilebilecek. Ayrıca bilim adamlarının ortak fikrine göre deneyle higgs parçacığının izi sürülecek. Bu parçacığın diğer bazı parçacıklara kütle kazandırdığı düşünülüyor. Bu deneyde Higgs bozonu tespit edilemezse teorik fizik alt üst olabilir. Bunun yanında maddenin yapısıyla ilgili temel bilgilerimizde de birçok değişik bilginin de sahibi olabilir , yaşam sonucunda bulunamadığı için imkansız olarak düşünülen birçok düşüncenin gerçekleşmesi sağlanabilir.
Örneğin atom parçacıklarındaki ve modellerindeki yeni bilgiler , kütlesi hesaplanamayan ama varlığı kabul edilen birçok parçacığın bulunma ihtimali , zaman tünellerinden ışınlanmaya kadar birçok ilginç konuda çığır açılabilir. Ayrıca deney sayesinde geliştirilmiş bir nükleer enerji sistemine sahip olunabilir.
Ntv’nin haberine göre CERN Müdürü Aymar, Higgs’den başka bilinenlerden çok daha ağır, çok daha fazla sayıda parçacık bulunacağını düşünüyor ve “Biz bu parçacıklara karanlık madde diyoruz” dedi. Aymar’a göre , LHC kainatın yüzde 23’ünü oluşturan bu karanlık maddenin “ne menem bir şey” olduğunun anlaşılmasını sağlayacak. Bilim adamlarına göre, evrenin yüzde 4’ü bildiğimiz maddeden meydana geliyor, kalan bölüm ise karanlık enerjiden ibaret.LHCb adı verilen üçüncü algılayıcı ya da gözlem istasyonu, Büyük Patlama anında maddeyle eşit miktarda olduğu düşünülen antimaddenin nereye gittiğini bulmaya çalışacak. Alice algılayıcısı da kurşun iyonlarının çarpışmasıyla ilgilenecek ve kainatın ilk mikrosaniyeleri sırasında, daha protonlar oluşmadan ortaya çıkan “kuark ve glüon çorbasını” bir lahza için de olsa yeniden yaratmaya çalışacak. Çarşamba günü ilkin ilk ışın huzmesi için 100 milyar protonluk paketler hızlandırıcıya atılacak. Birincisinin tersi istikamette olacak şekilde ikinci demetin devreye sokulmasıyla çarpışma başlayacak.

Dünyanın Sonu Mu?

Bazı bilim çevrelerine göre deneyin dünyanın sonunu getirebileceği endişesi onları insan hakları mahkemesine kadar götürdü. Ama mahkeme bu taleplerini geri çevirdi. Bilindiği gibi karadelikler uzaydaki güçlü çekim noktaları. Işığı bile emebiliyorlar. Deney sırasında oluşacak mikro kara deliklerin birleşerek dünyayı emebileceği endişesi onları mahkemeye götüren karar olarak biliniyor. Ancak ünlü fizikçi Stephen Hawking halihazırda enerjiler sebebiyle oluşan bu karadeliklerin ışıma yaparak yok olabileceklerini daha önce teorik olarak kanıtlamıştı. Cern başkanı da deney sebebiyle yapay olarak oluşacak mikro kara deliklerden daha büyüklerinin evren içinde oluşup kayıp olmalarından yola çıkarak böyle bir deneyin dünyayı yok edebileceği endişesine cevap vermeye çalışıyor.

Zamanda Yolculuk Gerçek Olacak Mı?

Bir kısım matematikçi de Einstein’ın izafiyet teoreminden yola çıkarak evrenin 4 boyutlu (yükseklik x genişlik x derinlik x zaman) olgusuna bağlı olarak deneye bağlı etkilerin uzayda bir zaman kırılması yaratabileceği, bunun sonucunda da zaman tüneli açılabileceği fikrini tartışmaya açtılar.

Fakat 4 boyutlu uzayın ve varlığı teorik olarak kanıtlanan fakat pratikte bulunamamış maddelerin kökenlerinin ve tanımlarının (belki de) deneyden sonra açığa çıkabilecek olma ihtimali, bu hesaplamaların sadece iddiadan öteye geçememesini sağlıyor.

Fiziksel ve Matematiksel hesaplarıyla bunları kanıtlamaya çalışanlara tüm bu denklem bilgilerinde değişmelere sebep olabilecek bir deney için doğru yorum yapmalarını beklemek de zaten aptallık olurdu değil mi? Örneğin A şehrinden B şehrine gidebilmek için sadece Hız=Yol denklemini bildiğimizi varsayalım, o takdirde zaman unsurunu yok sayacaktık ve hesaplarımızı sadece hızımıza bağlı olarak gidilen yolun değişimi olarak alacaktık. Fakat bu denklemde zamanın geçerliliğini Hız x Zaman=Yol denkleminde kazanması bütün fikirlerimizde değişikliğe yol açardı. Peki ya bu denklemde henüz hesaplayamadığımız üçüncü bir unsur varsa?

Deneyin büyüklüğü konusunda örnek vermek gerekirse atomda aynı bir tespihteki gibi dizili olan atomlar arası boşluğun saniyenin milyarda biri uzunlukta olduğu, ve bu boşlukta bulunabileceği tahmin edilen maddelerde 20 milyon Cd’ye denk boyutta bilgi taşındığının tahmin edilmesi Ntv’de yayınlanan Yüzyılın Deneyi programında verilen en ilginç örneklerden biri olarak yazıdaki yerini aldı. Bu bilgi de şu anki birime göre yaklaşık 12.000 terrabyte’a denk geliyor. Belki de bu fikirden yola çıkarak Cern başkanı da atomda sadece Higgs parçacığı değil ona benzer birçok parçacığın keşfini ümit ediyor.

İşte bugün zaman, madde, parçacık, kütle, hız, genleşme gibi bir çok konuda yeni fikirler edinebileceğiz. Modern fiziğin temelleri yeniden atılabilir. Belki de yapılan bir hata dünyanın sonu getirebilir. Gerçekten de Büyük Patlamayı geri çekimde izlemeye çalışmak, mikro haliye ve güvenlik çemberleri dahilinde olsa bile gerçekten de tehlikeli, zor ve heyecanlı olacaktır. Bu yüzden de Yüzyılın Deneyi ismini sonuna kadar hak ediyor olmalı. Sizce de öyle değil mi?

Kaynaklar:

http://www.cnnturk.com/

http://www.ntvmsnbc.com/

Bilim ve Teknik Dergisi

Dokuz Eylül Üniversitesi (Biyoloji ve Fizik I-II dersleri)

Ntv Yüzyılın Deneyi Programı

CERN (European Organization for Nuclear Research)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 62
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1367
Kayıt tarihi
: 14.08.08
 
 

Hayat hikayemi fazla uzatmayacağım, çünkü hepimiz bir şekilde yolumuza kavuşuyoruz. Okuyan bir an..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster