Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '17

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
575
 

Z Kuşağı Çocuklarını Anlamak

Z Kuşağı Çocuklarını Anlamak
 

“Bizim zamanımızda...” diye başlayan cümleleri eminim büyüklerinden duymayan yoktur. Özellikle 2000’li yıllardan sonraki nesil için bizler de benzer ifadelerle başlayan cümleleri kurmaya başladık. Çünkü “Z kuşağı” dediğimiz kuşakla aramızda ciddi farklar oluşmaya başladı. Buna “Kuşak Çatışması”  da diyebiliriz.

1945-1960 yılları arasında doğmuş olanlar“Bebek Patlaması Kuşağı”

1961-1979 yılları arası doğmuş olanlar “X Kuşağı” (Kayıp Kuşak)

Bu iki kuşak birbirini anlamakta güçlük çekmedi çünkü her iki kuşak; ekonomik krizleri, sağ-sol çatışmaları, anarşik olayları, iki kutuplu dünyayı, soğuk savaşları, hayat pahalılığını birlikte yaşadılar.

1980 – 1999 yılları arası doğmuş olanlar “Y Kuşağı” (İndigo Kuşağı)

Bu kuşak teknoloji ve internetle büyüdükleri için bu sayede dünyadan haberdar olan bir kuşak olarak karşımıza çıktılar. Bu nedenle de her şeye karşı şüpheyle yaklaştılar, her şeyi sorgulama ihtiyacı hissettiler. Kendilerinden önce geleni Bebek Patlaması Kuşağı” ve“X Kuşağı” ile ciddi çatışmalar yaşadılar. Bu kuşak mensupları önceki kuşaklara nazaran daha “küresel” düşünmekte, daha cesur hareket etmekte ve daha girişimci bir ruha sahiptir.

2000 yılından sonra doğan“Z Kuşağı” veya “Kristal Çocuklar”

Bu kuşak tamamen bilişim ve teknolojinin içinde doğmuş ve teknoloji ile uyumlu bir nesildir. Ayrıca istediği her şeye rahatlıkla ulaşan bu kuşağı önceki kuşaklar anlamakta güçlük çekiyoruz. En büyüğü 17 yaşında olan bu neslin neyi istediğini, nasıl düşündüğünü henüz anlamış değiliz. Onların hızına aileleri ve öğretmenlerinin yetişmesi çok güç oluyor. Çevremizde özellikle bu kuşağın eğitimiyle ilgilenen ailelerin ve öğretmenlerin birtakım kaygıları mevcuttur.

İnsan kaynakları yönetiminde altın bir kural vardır: “Tanıyamadığın şeyi yönetemezsin.”

Kısaca Z Kuşağı mensuplarını tanıyalım:

Bu kuşak tüketim toplumu içinde büyüdüğü için hızlı tüketen kuşaktır.

Bir anda birçok bilgiye ulaşabildikler için kendisinden önceki kuşaklara göre farklı düşünmektedirler.

Bu çocuklar zihinsel ve psikolojik açıdan çok hızlı gelişim gösterdiklerinden kendine güvenleri fazladır.

Korumacı yaklaşımlardan kaçınırlar, bağımsız olmayı isterler.

Bağımsız olma arzularına rağmen içe kapanıktırlar ve uzun süreli arkadaşlıklar kuramıyorlar ve takım çalışmasına da pek ayak uyduramıyorlar.

Eğitime önem veriyorlar ancak uzun süreli odaklanamadıkları için 40 dakikalık bir ders süresi onlara uzun geliyor.

Toplumsal statü onlar için çok önemlidir.

Ekseriyeti analitik düşünüyor ve internet sayesinde bilgiye kolayca ulaşabiliyor.

Sözel ve yüz yüze iletişimde pek başarılı olmasalar da sosyal medya iletişiminde oldukça aktiftirler.

Cep telefonu, tablet PC vb. teknoloji ürünleri onların olmazsa olmazıdır.

Toplumsal kuralları önemsemezler, geçmişin mesleklerine karşı ilgili değildirler, uzun zaman isteyen işlerde çalışmayı, baskı altına girmeyi sevmezler. Evde çalışmak en çok istedikleri şeydir.

Ben duygusu ön plandadır, biz duygusu zayıftır.

 

Peki bu kuşakla nasıl iletişim kuracağız?

Bu kuşağın yoğun bir biçimde kullandığı bilişime ve teknolojiye aileler olarak ayak uydurmalıyız.

Bu kuşağın çocuklarını iyi dinlemeli, onları anlamaya çalışmalıyız çünkü bu çocuklar önemsenmediklerini hissettiklerinde kırılganlık gösterirler.

Baskı, ceza ve yasak koyma daha kötü sonuçlar doğurabileceğinden daha mantıklı çözüm yolları tercih edilmelidir. Karşılıklı kazan kazan şeklinde bir anlaşma yoluna gidilebilir.

Ailece piknik, tatil, alışveriş vb. etkinlikler düzenlenerek birlikte daha çok vakit geçirilebilir.

Bu kuşak fikirlerinin alınmasından çok hoşlanır, bu nedenle aile içi kararlarda onların da görüşleri sorulmalıdır.

Bilgiye hızlı ve kolay erişim sağladıkları ve rahatlıkla sizin söylediklerinizi doğrulayabilecekleri için onlara doğruluğundan emin olmadığımız bilgileri aktarmamalıyız.

Deneyimi önemsedikleri için, çabuk ikna olurlar. Hikâyeden çok, gerçek hayatta yaşanan bir olay, durum dikkatlerini çeker.

Bu kuşağın üretme gücünden faydalanılabilir.  

Kendilerine uygun mesleklerde esnek çalışmalarına fırsat verilmelidir. Mesai odaklı çalışma yerine, proje ve sonuç odaklı çalışmaları sağlandığında daha başarılı olmaktadırlar.

Bu kuşak yaptıkları işte yükselmeyi ister ve bunu önemli görür. Bu kuşağı sadece maaş ve ödülle motive etmek tek başına yeterli değildir, yaptıkları işten zevk almaları ve koçluk desteği de almaları gerekir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 470
Kayıt tarihi
: 29.10.17
 
 

Öğretmen, Eğitim Yöneticisi, Yazar, Siyaset Bilimci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster