Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ağustos '12

 
Kategori
Bayramlar
Okunma Sayısı
689
 

Zafer, zafer benimdir diyebilenindir.

Bu gün 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 90. Yıldönümü.  Ama ülkede bayram havası esmiyor. Sanki gizli bir el bayramlarımızı elimizden alıyor, milli duygularımızı köreltmeye çalışıyor, heyecanlarımızı yok ediyor. Geleneksel hale gelen Zafer Bayramı resepsiyonu geçen yıl terör, bu yıl da Cumhurbaşkanının rahatsızlığı bahanesiyle iptal edildi. Benzer iptallerin diğer ulusal bayramlarda da yapılması toplumda kuşku uyandırmaya başladı.

Oysa ulusal bayramların milli duyguların canlı tutulması bağlamında önemli bir işlevi var. Dıştan gelecek müdahalelere karşı yapıştırıcı bir etki yaratıyor. Türkiye Cumhuriyeti bu duyguyla kuruldu.  Milli duygular etrafında birlik olmasaydı Mondros Ateşkes Antlaşması ve ardından imzalanan Sevr Antlaşmasıyla Osmanlı son bulacak, yerine Türkiye Cumhuriyeti diye bir ulus devlet kurulamayacaktı.

O gün Sevr’i dayatanlar bu gün ulusumuza BOP’u dayatıyor. Sevr ve BOP haritalarına baktığınızda ulusumuz açısından bir fark yoktur. O gün Atatürk’ün önderliğinde ulusal bir hareket doğdu ve kazandığı 30 Ağustos Zaferiyle Sevr’i geçersiz kıldı.  İşgalciler geldikleri gibi gitmek zorunda kaldılar.  O nedenle Atatürk’e ve O’nun anlayışına, ulusalcılığa düşman olmaları doğaldır. Hadi onlarınki doğal da ya bizimkilere ne oluyor? Onlar ne demeye Atatürk düşmanlığı, ulusalcılık karşıtlığı yapıyorlar?  Bu düşmanlık ve karşıtlığın emperyalizmin ekmeğine yağ sürdüğü hiç akıllarına gelmiyor mu? Ulusal duygularımızı kaybedersek özgürlüğümüzü de kaybedeceğimizin farkında değiller mi?

Bu bin yıldır süregelen bir kavgadır. Dün gitmek zorunda kalanların torunları aynı niyetle karşımızdadır. Bizi tökezletmişlerdir. Amaçları doğrultusunda çok yol kat etmişlerdir.  Osmanlı’yı çökertmek için kullandıkları yöntemleri daha da geliştirerek, sinsice Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı da kullanmışlardır.

Ama yenilgi geçicidir, sonuç alamayacaklardır. Algılarımızı daha fazla yönetme şanslarını giderek kaybediyorlar. Kontrol ettikleri medya aracılığıyla gerçek gibi sunduklarının gerçek olmadığı bir şekilde ortaya çıkıyor. İnsanlarımızın kafasındaki soru işaretleri çoğalıyor. Bu durum hiç kuşkusuz uyanışın, yeni bir çıkış arayışının başlangıcı olacaktır.  Emperyalizmin her dayatması bizleri daha fazla birbirimize yakınlaştıracak, dayanışmaya itecektir. Tıpkı 30 Ekim 1918’de Osmanlı’ya dayatılan Mondros Ateşkes Anlaşması’nın kurtuluş arayışına yol açtığı gibi. 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Anlaşması’nın ulusal kurtuluş mücadelesine ivme kazandırdığı gibi. Bu halk eninde sonunda olan biteni, neyle karşı karşıya bulunduğunu anlayacaktır. Anlayacaktır ve gereğini yapacaktır.

Çünkü bilir ki vatanını kaybetmek özgürlüğünü,  onurunu kaybetmektir. Dilini, dinini, töresini unutmaktır. Gidebilecek yurdu olmayanın bir araya gelmekten, varlık mücadelesi vermekten gayrı seçeneği yoktur.

30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun. Yeniden muhakeme yapmamıza vesile olsun. Yeni zaferlerin yolunu açsın.

Ctmaksaray1973 bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 856
Kayıt tarihi
: 29.12.06
 
 

Osmaniye Düziçi doğumluyum. Sınıf öğretmenliği, ilköğretim müfettişliği, il milli eğitim müdürlüğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster