Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '08

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
2156
 

Zaman Beklemez

Zaman Beklemez
 

Bizim çocuklar (halk arasında “Pinhâni” diyorlar onlara) ikinci albümlerini de alınlarının akıyla çıkardılar. Daha bir hafta olmamasına rağmen gurur duyacağımız şekilde liste başına doğru gidiyorlar. Bizim çocuklar diye başladım ama açalım şu bizim çocuklar kısmını. "Bizim çocuklar" çünkü ilk günkü hallerinden değişen hiçbir şey yok onlarda. İlk gün de sadece müzikleri ile varlardı, şimdi de öyle. Ne makyaj ne imaj… Onlar sadece istedikleri şeyi “müzik”lerini çalıp söylüyorlar. Pinhâni’nin ilk albümü ile ilgili yorumlarımı (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=16884) blogumda yapmıştım. Hatta o yazımı Pinhâni'de kendi sitesinde yayınlamıştı. Orada da yazmıştım, uzun zamandır dinlediğim en iyi "yeni çıkan grup”tu bence. İlk albümün üzerinden iki yıl geçti ve hala dinlenebilen bir albüm. Malesef hak ettiği ünü dizi müziği sayesinde elde ettiler ama olsun. Bence Pinhâni’nin en önemli özelliği müziğin yanısıra sözlerinin de çok güzel olmasıdır. Coverla uğraşmayıp, iki kilo domates satın alır gibi gidip diğer sanatçılardan söz, beste satın almadan kendi kalemleriyle yazıp kendi sazlarıyla çalıyorlar. Bu tarz müzik için Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok, Ezginin Günlüğü gibi ben doğmadan önce müzik yapmaya başlamış kişi ve grupları dinliyorduk, hala da dinliyoruz ancak Pinhâni’nin doğuşuna tanık olduk. Albümleri çıktığında hemen dinledik, tüm konserlerinde yanındaydık. Konser aralarında da onlar kulise gitmektense bizim yanımızdalardı. Yani grubu bir bebek olarak aldık kucağımıza ve şimdi beraber büyüyoruz bizim çocuklarla.

25 Nisan 2008’de ikinci albümlerini çıkardılar. Bence ikinci albüm en zor albümdür. Birinci albümde seni kimse tanımaz. İstediğin kadar özgün olabilirsin. Ya da şöyle diyelim; ilk albümde çaldığın sen olacaksın zaten. Tek kaygı beğenilip beğenilmemendir. Ama ikinci albümde beğenmezlerse, seni ilk albümünle döverler. “İlk albümünde böyle miydi?” , “Parladı ve söndü” , “Tek albümlük bir grupmuş” , “İlk albümün aynısı olmuş” vs. vs. döver de döverler. Çıkardığına çıkaracağına pişman olursun alimallah. O yüzden bence, en tehlikeli albüm ikinci albümdür. Tarzın, sesin, müziğin ya yerine oturur ya da seni kapı dışarı ederler.

Albümde bestesi ve sözü Pinhâni’ye ait 11 parça var. Çekirdek kadro aynı; Sinan Kaynakçı, Zeynep Eylül Üçer, Hami Ünlü. İlk albümde olduğu gibi Akın Eldes ve Cem Aksel yalnız bırakmamış Pinhâni’yi. Ayrıca bas gitarist Demirhan Baylan, klarnette Serkan Çağrı ve Oğuz Büyükberber, trombon ve trompette Hasan Gözetlik, trompette Can Ömer Uygan, vurmalı çalgılarda Yinon Muallem, bas gitarda Sunay Özgür ve “Sevmekten Usanmam” da Erkan Oğur da cümbüşüyle eşlik etmiş Pinhâni’ye.

Albümü iyice dinleyip hazmetmeden yorum yapmak istemedim. Zira ilk albümü hala çok severek ve beğenerek, neredeyse aynı sıklıkta dinleyen biri olarak ikinci albümü beğenmekte zorluk çekeceğimi düşünüyordum. Gerçi Pinhâni bizi bu duruma alıştırmak ister gibi, iki yıldır her konserde, en az iki üç tane, yeni albümden parça çalıyorlardı ve açıkcası ben sinir oluyordum. Bir sürü güzel ve bizim de bildiğimiz parça varken, ne diye yeni çıkacak olanları çalıp duruyorlar, eşlik de edemiyorum ya, sinir oluyordum. Ama şu an yeni albümü dinlerken farkettim ki, böyle güzel parçaları insan içinde tutamıyor. Etrafımdaki herkese albümdeki parçalardan bahsediyorum. Düşünün ki Pinhâni’nin yerinde olsam ben de içimde tutamazdım herhalde. Karşınızda sizi seven ve sizinle beraber her şarkıyı söyleyen bir grup varken böyle güzel parçaları albüm çıksın da o zaman söyleriz diyemezlermiş anlıyorum şimdi. Elimizde toplam 21 tane Pinhâni parçası oldu. Şimdi ne olacak acaba, diye düşünüyorum. Konserde tamamını çalamazlar artık. Aralarından seçip seçip söyleyecekler. O zaman da, şunu söyledi ama bunu söylemedi, diye hayıflanacağız. Eee büyümek zor bir iş!

Gelelim parçalara;

Zaman Beklemez; İnanılmaz güzellikte sözleri var.

<ı>“…sabrı öğütler zaman , oysa odur durmayan
ben beklerim de zaman beklemez ki beni…”

Ağlama; Gitar sololarıyla bezenmiş parça.

<ı>“…insan önce kendinden başlar
geç kalır bazen pişmanlıklar
ağlama ağlama ağlamak yakışmaz sana…”

Ne Güzel Güldün; Kavak Yelleri’nden tanışıp, konserlerde eşlik ettiğimiz ve sonunda albümde dinleme şansına eriştiğimiz parça…

“…bana bir söz verdin yine gelirim diye
sen gelmesen bile ben gelirdim
sana bir şarkı yazdım söylersin diye
beni hiç unutmamanı istedim
yalandan da olsa
ne güzel güldün o akşam bana…”

Dursana Dünya; Klişe müzik programlarındaki klişe anonslar vardır ya; “Bu yazın hit parçası” diye, işte benim de bunu söyleme zamanım geldi. Bence yazın en çok söyleyeceğimiz parçalardan biri olacak bu. Dursana Dünya’yı, 2003 yılında bir müzik yarışmasına göndermişler. Ancak finale bile kalamamış. Ne talihsizlik, böyle güzel parçayı keşfedemedikleri için jüri kaybetmiş bence!

<ı>“…zaten ömür çok kısadır
aşka meşke az zaman kalır
kimse seni kovalamaz
neden hızlı dönersin
dünya dursana dünya dursana
dünya bu gece dursana dünya dursana…”

Sırası Değil; Cd’de bu parçanın olduğu koordinatlar üzerinde aşınmalar oluştu desem bilmem yeterli olur mu? Bir kaç satırlık mucize şarkı. Albümde benim en beğendiğim parçadır kendileri…

<ı>“sakın bana naz etme, usanır kalbim sana yenilmeye
suçum seni sevmekse yüzünü asma, ceza değil bana
bugün benim değil, biter senin gibi
hiç vaktin olmadı senin, şimdi gelemezsin sırası değil”

Yansın; Eski sevgiliye sitemlerle dolu, manidar bir parça…

<ı>“…varsın yansın, yanar zaten anılar
kalan külleri kadar içimde kalsın
o küller sana uçar, uçar yine geri gelir
varsın yansın, yansın
ne yaşandıysa aramızda hepsi yansın..."

Bir Anda; “Kavak Yelleri” dizisinde devamlı çalıyordu o yüzden albümde beğenmeyeceğimi düşünüyordum açıkcası. Ancak gerçekten çok güzel bir parça olmuş. Arka arkaya bin defa dinlenebilecek güzellikte…

<ı>“… İçimde bi'şey var bu akşam
siyahlar çoğaldı bir anda
sen orda benim çok dışımda
uzaklar çoğaldı bir anda
bir anda bir anda bir anda

<ı>(ve en sevdiğim kısmı; )

<ı>mevsimler yok mu sandın
ben dönmem çok geç artık
günlerden bir pazardı,
yağmur aldı
bir anda…”

Yalnızlık; Yalnızlığın iki türü vardır bence. Biri acıtan bir yalnızlıktır. Diğeri ise sevdiğimiz içimize işlemiş ve bizim parçamız olan yalnızlıktır, ki çok severim… İkinci yalnızlık, ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Kimsenin ulaşamadığı o kör noktaya böyle dokunulabilirdi...

<ı>"…bu yalnızlık içime işlemiş
çıkartamazsın
çünkü o senden eski
<ı>bu yalnızlık içime işlemiş
çıkartamazsın
çünkü o benden biri, o senden biri…”

Sevmekten Usanmam; Konserlerden hatırladığımız, rüyalarımıza giren nadide parça. Albümün ismi bu olur diye düşünüyordum aslında. Tadından yenmeyip yanında yatılan parça…

<ı>“umutsuz olduğu bir anda sevmek, ister her insan
birazcık şanslıysan neden olmasın
kendinden emin değilsen sevme
bensiz mutluysan hep öyle kal
eğer her gece yattığında
büyülü düşler sana
benden bahsediyorsa
hemen tatlı uykundan uyan
çünkü ben hiç uyuyamam
seni düşündüğüm zaman
ben ki sevmekten hiç usanmam”

Düğün Dernek; Albümün sonunda herkesi yerinden kaldırıp da oynatmayı kafaya koymuş olan bir parçadır. Eğer kalkmazsanız arkanızdan sesleniyor; "Sen de gel, hiç oynamıyorsun, oturmaya mı geldik" eğer yok ben oyun bilmem falan derseniz de cevabını alıyorsunuz hemen “Biz biliyoruz da mı oynuyoruz ağbi” Süpriz bir konuk da var düğünde; Ayça Şen. Herkes oynarken Ayça Şen Başkan arkada evlilikle ilgili düşüncelerini paylaşıyor bizimle. Gerçekten çok güzel olmuş, bayıldım. Böylece, en sonunda içimize sindire sindire düğün dernekte çalabileceğimiz oynak bir parçamız da oldu.

Pinhâni’nin ilk albümünü beğendiyseniz “Zaman Beklemez”i de beğeneceğinize eminim. İlkbahar yağmurları da başlamışken tam zamanıdır, hemen gidip albümü satın almalısınız. Satın almak demişken bir şeyi daha söylemeden geçemeyeceğim. Pinhâni öyle bir grup ki, albümün tamamını, internette kendi sitelerinden (http://www.pinhani.com/ ) dinleme şansınız var. Yeni çıkarttığı albümü ilk günden kim siteye koyar? Var mı böyle bir şey? İlk albümde de yapmışlardı. Siteden dinleyebiliyordunuz. Ama şimdi topten listelerinde olan bir grup olarak albümlerini ilk günden dinleyiciye site üzerinden sunması konusunda “Biz mi çok kirlendik, onlar mı çok temizler” sorusunun kafamızda dönüp durmasına sebep olmuşlardır. Bu hareketten sonra insanın “Zaman Beklemez” den birkaç tane birden satınalası geliyor.

Ve anlıyoruz ki;

Biz Pinhâni’yi sevmekten hiç usanmayacağız…

Hep böyle kalın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ilk albümleri çok iyi idi.. ikincicinden sayenizde habrim oldu. Yüksek sadakat katil & maktul de kemdi öncelerinden daha iyi.. selamlar..

Salih ERDAGI 
 20.05.2008 9:01
Cevap :
Merhaba, Pinhâni'nin ilk albümlerini beğendiyseniz, ikinciyi de beğenirsiniz sanırım. Ama itiraf etmeliyim ki, Yüksek Sadakat' ın ilk albümü bence daha iyiydi. Belki de grup elemanlarının değişmiş olması (özellikle de vokal) sebebiyle ilk albümdeki tadı alamadım. Yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgi ve saygılar...  20.05.2008 22:36
 

Güzel örnekler, özgün. Hoptirinam maksat alkış olsun değil. selam.

Nariçi 
 05.05.2008 8:59
Cevap :
Sizin yorumunuz, benim yazıdan daha da özgün :) Dinlemenizi tavsiye ederim. Teşekkürler. Sevgi ve saygılar  05.05.2008 10:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 219
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 5733
Kayıt tarihi
: 06.09.06
 
 

Yılın en uzun gecesinde doğmuşum. Bu yüzden midir bilinmez ruhlarımızın özgür kaldığı geceleri se..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster