Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '16

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
237
 

Zaman geldi

Zaman geldi
 

Dur! 
 
Zaman geldi.
 
Tükendi kalem kağıt,
Doldu kül tablası,
Ağladı adamın anası.
 
Dur!
 
Veremem sana söz sevemem belki.
Başkentim olamazsın belki hayalimizdeki gibi çocuklarımızda olmaz hani.
Hem sen bu bedende neden, niye varsın ki?
 
Dur! Dur! İnanma sakın, gerçek değil bunlar..
 
Anlayamıyorum nasıl duymazsın?
Bağırmaktan ferini yitirmiş sesimi.
Nefret ve öfke, 
Biraz hüzün, biraz keder, biraz da anılar.
Kimseyi bu kadar sağır etmemeli. 
 
Dur! Hadi.
 
Böylede hayal etmemiştik halbuki..
Biz ah ki biz!
Ne düşlediysek peyderpey mahvetmedik mi?
 
Dur!
 
Sakın karışma başka aşklara.
Kuşmusun sen? Ne işin var başka gitme başka diyarlara..
 
Dur bi bak, bir dakika.
Bak. Herkes ne kadarda mutlu,
Bak bak bacalar hala tütüyor. 
İnsanlar seviyor, seviniyor, teşekkür ediyor, özür diliyor.
 
Bak!
Yani herkes yaşıyor nefes alıyor.
 
Dur! O zaman hakkın mı ne gerek? Kesme ağacımı.
Dur! Bırak o gereksiz, pastırma kokulu, zararlı akılları.
 
Dur! 
 
Umudu toprağa gömmek nedir? Bilirmisin ki sen?
Bir avuç umudu toprağa atıp, filizlensin diye bekleyecekken hani,
Gömüp cenaze namazını kılmak.
Nedir?
Bilirmisin?
 
Dur! 
 
Bir hatırla.
Güldüğümüz anılar vardı. 
Dişlerinin ulu ortaya çıktığı anılar.
Konu bile olmasın zaten o dağınık saçlar.
Hani bide bakışlar. 
Sonu olmayan bi ufuk çizgisi gibi. 
Hatırladın mı o uzun konuşmalar.
Sessiz çığlıklar, gürültülü duygular,
Cehennemden çıkıp cenneti haketmek gibi.
 
Sus! Sakın anlatma, yürek duydukça kendini paralar.
 
Dur!
 
Bi dinle.
Sonrasında ister git istersen gitme,
Düşün bi kere.
Karanlığın içinde fenersiz olur mu? Sönme.
Birinin güneşini gölgelemek iyi bişey mi hiç,
Hemde sadece yirmisinde.
 
Hiç mi sızlamaz için? 
Karalı bi defteri paramparça etmeye.
 
Dur!
 
Sakın, sebepsiz sanma sitemimi.
Elbet vardır bi dinleyen de beni.
Okunmaz sanma dinlenmez diye aldanma,
 
Severse birileri..
Mesafelerin ne önemi vardı ki!
 
Dur!
 
Vurma vicdanına, sövme sakın aklına, kızma kalbine..
Onlar da en az senin kadar masum.
Benim de zaten bundan sonra bellidir yolum.
Ama napim geçmiyor da bi taraflarıma bir türlü sözüm.
 
Dur!
 
Düşünüyorum da hastalık bu.
Kör olmuş gözler, görmez olmuş ufuğu.
Sen açmıştın hatırladın mı? Apaydın bir soluğu.
Sonrası kapadın havamı,
Şimdiler gökyüzüm zehir dolu.
 
Dur! 
 
Bu sensen.
Kal orda rica ederim hiç gelme, sen.
Unuturum zamanla, kokunu bile istersen,
Ama napim çekip gitmek kolay değil ki işte var ucunda dert, keder, elem.
Hem belki sıyırmıştır kurşun, delmemiştir demi tamamen.
 
Dinle!
 
Buna da tamamdır, be ferin!
Yeter ki kerecik bile üzülme, sen.
İnan ki zamanla unuturum ben.
Ecza dolabım çok derin.
 
Ahh! 
 
Tamam durma!
Karar verdim vazgeçmeliyim.
Biraz uzun sürer yalnız.
Ne yapayım be ardin. 
Bilirsin, 
Seni çok sevmekteyim.
''Bu kalpde sana yer yok'' demene gerek bile yok. 
Ben zaten herşeyi farketmekteyim.
 
Zaman geldi.
Bundan mütevellit,
Senden uzak diyarlarda kendime yer edinmeliyim.
 
Zaten toparlanıp aldım bohçamı, 
Koydum içine gülüşlerini, öpüşlerini, anılarımı,
Merak edip sakın ha sakın dönüp bakma.
Artık yolumu yarıladığımı söylemeliyim.
 
Sana diyorum, semin!
 
Durma!
 
Çünkü zaman geldi.
 
Tükendi kalem kağıt,
Doldu kül tablası,
Ağladı adamın anası.
 
Doğmamalıydı(k)n belki hiç yaşanmamalıydı bu son.
 
Bu acı!
 
Rıdvan YAĞIZ
rdoygz@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 376
Kayıt tarihi
: 23.02.14
 
 

Yaşadıkça öğrenildiğine inanan öğrenecesi bir insandır. Kendini herhangi bir yere ait hissetmez a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster