Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '15

 
Kategori
Fizik
Okunma Sayısı
154
 

Zaman gevşeyebilir - gevşetebilir mi?

Acaba zamanı laboratuar koşullarında gevşetmek ya da sıkıştırmak olanaklı mıdır? Kişioğlu böyle bir deneyi yapmalı mıdır?

Kişioğlu bu deneyin bir benzerini,ses hızını aşan pilot ile yapmış; pilotun uzun kulaklı, uzamış yanaklı ve yassı burunlu bir başka uzay varlığına dönüştüğünü önüne konulan kamera ile saptamıştır.

Bizler, evrenin hızına göre biçimlenmekteyiz. Başka hızlarla dönen, başka evrenlere gidersek,biçimimiz değişecektir.

Gerçekten de;günümüzdeki evrensel yaşam biçimler iyerkürenin dönme hızı olan  40.000 km/24X3600 saniye hızla ortaya çıkmıştır. Dinazorların, dev kuşların ve ağaç boyunda eğrelti otlarının olduğu çağlarda evren belki de 40.000km/12X3600 saniye hızla dönüyordu.

Hızda ortaya çıkan bir ani düşme, çeşitli yaşam biçimlerinin yok olmasına ve yeni yaşam biçimlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Uzayı bir madde, evreni bu maddenin bir atomu gibi algılayabilirsek bu olayla evren atomunun ömrü yarılanmış ve yeni bir atom oluşmuştur.

Zaman gevşediğinde enerji maddeye dönüşmekte; sıkıştığında ise madde enerjiye dönüşmektedir. Bu dönüşümlere günümüzde karadelikler ya da big-bang denilmektedir.

Kişioğlu yoğun biçimde çalıştığında “zamanın hızla geçtiği” duygusuna kapılmaktadır. Buna karşılık; kişioğlu okyanustaki bir adada işsiz kalırsa, zamanın “yavaş” aktığını düşünecektir.

Keza; düşlerde zaman günlük yaşamdakinden hızlı akmaktadır. Buradan; zamanın hızlandırılabileceğini ya da yavaşlatılabileceğini düşünebiliriz.

Zamanı gevşetecek makinelerle enerjiyi maddeye dönüştürmek olanaklıdır. Zamanı sıkıştıracak makinelerle ise; maddeyi enerjiye dönüştürebiliriz. Günümüzde “tokomak” diye  adlandırılan  makinelerle yapılmak istenen budur. Zamanı sıkıştırarak maddeyi enerjiye dönüştürmenin yolları aranmaktadır. Atomların yarı ömürlerinin hızlandırılmasına çalışılmaktadır.

Böyle bir makinenin çok iyi ve özenli kullanılması gerekmektedir. Karşıt durumda; denetimsiz bir “tokomak”,çevresindeki her şeyi bir “karadelik”e dönüştürebilir. Bunun iyi ya da kötü bir durum olacağı duygusal bir olaydır.

Belki de; maddenin enerjiye dönüşümü otomatik bir olgudur. Belki de günümüzde de her madde; zaman içinde enerjiye dönüşmektedir. Ancak; bu olgu bizim algılayamayacağımız bir zaman süreci içinde olmaktadır.

Tokomaklar, bu otomatikliği hızlandırabilir ve görülebilir kılabilir. Hiç istenmediği halde “karadelik”e dönüşebiliriz. Yani;  maddelerimize ulaşabiliriz.

Güneş, kocaman bir tokomak gibidir. Durmadan enerjiyi maddeye ve maddeyi enerjiye dönüştürmektedir. Ya da kimyasal bileşim ve ayrışımlar sonucunda; yeni atomlar oluşmakta ve enerji açığa çıkmaktadır.

Bu nedenle; tokomak üretmeyi düşünmek yerine güneşi bir tokomak olarak denetim altına almanın yolları araştırılmalıdır. Gökyüzünde bu doğal tokomak öylece durmakta; durmadan çalışmakta ve bizim ondan yararlanmamızı beklemektedir.

Başka galaksilerdeki güneşler üzerinde “big-bang “deneyleri yapabiliriz. Zamanı gevşeterek yeni maddeler yaratabilir; o güneşlerdeki enerjiyi yeni maddelere dönüştürebiliriz.

Keza; dilersek yeni “karadelik”ler oluşturabiliriz. Bunun için zamanı sıkıştırmamız yeterli olacaktır. Zamanı sıkıştırmak için de en iyi yol, doğal tokomaklardan yararlanmak olmalıdır.

Gerçekten de; başka bir galakside zamanı sıkıştırıp o galaksinin karadeliğe dönüşmesini izlemek olanaklıdır. Ancak; karadeliğin yapısını incelemek günümüz koşullarında olanaksız görünmaktedir.

Şüphesiz; kişioğlunun “merak ve araştırma” dürtüsü karadeliğin sonrasına da yönelecektir.

Anti maddeyi üretmek de olanaklı olacaktır.

O zaman ,tanrılar olmayacaktır. Çünkü, kişioğlu galaksi yaratan, yok eden, maddeyi yaratan ve yok eden bir konuma gelecektir.İlim,marifete göbek attıracaktır.

Kendisi,tanrı olacaktır.

Böylece; big-bang den önceki başlangıcına dönecektir. Kişioğlu ancak o zaman, hiçlikte duracaktır.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 508
Kayıt tarihi
: 04.09.13
 
 

1940 yılında İzmir'de doğdum İzmir Atatürk Lisesi'ni bitirdim 1961 yılında Mülkiye(Siyasa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster