Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
247
 

Zaman içinde yolculuk!

Zaman içinde yolculuk!
 

Zaman!!


Hiç bitmeyecek gibi yolculuk. Sanki atlasam uçaktan daha hızlı koşacağım. Sanki o kadar yavaş akıyor ki zaman. Vakit geçsin diye önüme gelene sövüyorum. Geçmişimde kalan herkese bir bir. Siliveriyorum not defterimden izlerini. Kalbimden, beynimden, hatıralarımdan, içimden. Öyle bir nefret, öyle bir kin buruyor ki gözlerimi sonra bir zamanlar gülümsediğim her şey acı bir su gibi boğazıma takılıyor. Ablam geliyor aklıma. Sıkıntısında gece gündüz aradığım zamanlarımı verdiğim, üzüldüğüm, üzdüğüm. Abla olmak geliyor aklıma. Ali’nin söylediği geliyor sonra. Ben hiç bir zaman sana bozulmam diyor. O kadar iyi biliyor beni çünkü. Ebru geliyor aklıma. Offf Hazan diyor ben seni biliyorum. Ama anlatamadığının da farkındayım. Saçını asılıyor çaresizce. Kendimi görüyorum onda. İsyanını fark ediyor belli belirsiz gülümsüyorum. Kendime kızıyorum. Sakinliğime şaşıyorum. Artık öyle bir noktaya geliyor ki her şey gözümde değerini yitiriveriyor. Hayat... Diyorum. Yaşanacakları varmış. Biradim ötesi ölüm. Ne gerek var ki bunlara diyorum. Hırs. En çok gelecek için endişeleniyorum. Sanki her şeyi har vurup harman savuruyor geleceğimi eritiyorum ellerimle. Cebimde paramin olmayışı daha fazla endişelenmeme neden oluyor. Bazen de garip bir korku ele geçiriyor benliğimi.

Sonra uzaklaştırıyorum kafamdan. Annem geliyor aklıma. Annem. Nasıl çırpındığını görüyor, elini kolunu bağlayan şeylere nasıl isyan ettiğini fark ediyorum. Onu kaybetme korkusu umulmaz bir acı yaratıyor kalbimde. Yani başımdan ayırmak istemiyorum onu. Gözümün önünden onun için her şeyi yapmak istiyorum. Sonra soruyorum kendime. Yanıma geldiğinde ne kadar uzak duruyorum ondan. Kızıyorum. Babam geliyor aklıma. Hayatındaki şanssızlıkları kendi hatasından mıydı yoksa yaptıklarından dolayı yaşadığı bir ceza mıydı diye. Son söylediği şey kulaklarımdan gitmiyor. Kendime ait kabullenişlerim daha kolay oluyor böylelikle.

Çocuklarımım içimi yakan özlemi eritiyor bedenimi. Ruhum kan ağlıyor. Kavuşma isteği, geçmeyen zamanlar gibi gelip okkalı bir küfürü hak ediyor.

Ben, ölümden korkmamayı öğrendim geçen bu zaman içinde. Belki de bana en büyük faydası bu oldu bu zamanın. Ben olmadan arkamda kalan her şeyin bir şekilde gideceğini anlamak oldu. Tıpkı... Eniştemin dediği gibi...

Sen olmasan da senden sonra her şey devam edecek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne tuhaf, satırlarınız bana çok sevdiğim birinin duygularını hatırlatıyor. Her aklıma geldiğinde; "anı defterinden silmek kolaymış, ya gönül defterinden silmek? O neden bu kadar zor ve imkansız acaba?" diye düşündüğüm birini... Yeni yazılarınızı merakla bekleyeceğim. Kaleminiz daim olsun. Sağlıcakla.

hazandagüzeldir 
 13.03.2012 13:26
Cevap :
Teşekkür ederim değerli yorumunuz için.  13.03.2012 14:59
 

Endişeler, korkular, beklentiler hep aynı aslında sayın yazarım. Hep aynı... Çok dokunaklı satırlar. Sevgilerimle...

Adil Serkan SATI 
 04.02.2012 17:13
Cevap :
Teskkur ederim begeniniz icin yazmaya baslayinca farkettim ki ben hep huzun yaziyorum  06.02.2012 8:28
 

Evet ölümden sonra(yakınlarımız için küçük bir müddetdışında) her şey eskisi gibi devam ediyor.

serifsoner 
 03.02.2012 15:07
Cevap :
Arkada birakacaklarina uzulur insan, arkada kalanlar ise ozlenen ama unutulan yada alisilan bir hal alir sonrasi  04.02.2012 14:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 92
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 360
Kayıt tarihi
: 30.01.12
 
 

Bir sonbahar mevsiminde sarı yaprakların yere düştüğü anda bir damla düştü anlıma. Biliyordum ki ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster