Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '12

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
5218
 

Zaman tuzakları ve zaman kayıplarına karşı zaman yönetimi

Zaman tuzakları ve zaman kayıplarına karşı zaman yönetimi
 

“BİR SENE'nin değerini anlayabilmek için sınıfta kalan bir öğrenciye sorun.
BİR AY'ın değerini anlayabilmek için, prematüre bir bebeği dünyaya getiren anneye sorun.
BİR HAFTA'nın değerini anlayabilmek için, haftalık derginin editörüne sorun.
BİR DAKİKA'nın değerini anlayabilmek için, treni henüz kaçırmış bir kişiye sorun.
BİR SANİYE'nin değerini anlayabilmek için, bir kazayı kıl payı atlatmış bir kişiye sorun.
BİR MİLİSANİYE'nin değerini anlayabilmek için,olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan kişiye sorun.”

Yukarıda yer alan vurgulamada da görüldüğü gibi, milisaniye de dahil olmak üzere her zaman biriminin ne kadar değerli olduğunu bilmeyenimiz hemen hemen yok gibidir.

Peki bunu bilmek yeterli oluyor mu?

Tabi ki de hayır. Yeterli olsaydı, dünyada hiç kimsenin zaman diye bir problemi olmazdı.

Peki zamanımızı nasıl değerlendiriyoruz? Bu konuda ne kadar başarılıyız? Ya da sahip olduğumuz bu “hazineyi” nasıl kullanıyoruz? Daha açık bir ifadeyle, zamanımızı doğru planlamayı biliyor muyuz?

Zamanı iyi ve verimli kullanmak, bunun için de doğru planlamak, yediden yetmiş yediye her insanın ihtiyacı. Zaman denilen değeri geriye getirme gibi bir imkanımız yok. Harcanan zaman artık geçip gitmiştir ve “zaman hazinemizin” bir kısmı yok olmuştur. Altın ve gümüş gibi değerli madenlerden oluşan bir başka hazinemiz daha olsa ve zaman hazinemizin eksilen kısmını tamamlamaya çalışsak, bunun mümkün olmadığını görürüz.

Anonim bir sözde de yer bulduğu üzere; “atılan ok, ağızdan çıkan söz ile birlikte, geriye dönmesi mümkün olmayan üç şeyden birisidir zaman.

Çoğu zaman boşa geçirdiğimiz zamanın farkında olmayız, ya da zamanımızın olmadığından, yetersiz olduğundan yakınırız da, asıl sorunun zamansızlık olduğu bahane ederiz hep.

Okulda, iş yerinde bazı arkadaşlarımızın soluksuz çalıştığını görünce çoğu zaman dalga geçtiğimiz, hatta kimi uygunsuz yakıştırmalarda bile bulunduğumuz olmuştur. Bu gibi arkadaşlarımızın her türlü sosyal faaliyetin içinde yer aldığını ve çok yönlü yaşadıklarını gördüğümüzde de genelde şaşırıp kalmışızdır.

“Benim ……yapmaya zamanım yok” demeden önce, sorunun neden kaynaklandığını hiç sorgulamamışızdır genelde.

Zamanı verimli kullanmamıza engel olan bazı “tuzaklar” söz konusudur. Bu tuzaklar;

-Plânsızlık ve dağınık çalışma
-Öncelikleri belirleyememek ve sıralayamamak
-Ertelemek
-Kendini gereğinden fazla işe adamak
-Acelecilik
-Kırtasiyecilik ve verimsiz okuma
-Rutin ve gereksiz işler
-Açık kapı politikası (hayır diyememek)
-Gereksiz telefonlar fazla ziyaretçi kabulü
-Gündemsiz ve verimsiz toplantılar
-Kararsızlık
-Maymun iştahlılık(Bir işi bitirmeden diğerine başlama)
-Yetki verememek
-Dağınık masa ve büro düzeni
-Gereğinden fazla titizlik
-Çay, kahve ve sigara molaları
-Televizyon izlemede seçici olamama ve uzun süreli izleme
-İnternet bağımlılığı
-Yetersiz/eksik bilgi(Bilgisayar kullanmaya hakim olamama, hızlı okuma yeteneğini geliştirememe)

Dikkatli bir planlama iyi bir zaman yönetiminin temelidir. Yönetim planlama ile başlar ve en önemli aşamadır...

Planlama yapılmadığı takdirde, işler zamanında bitmemekte ve bunun sonucunda işleri planlamaya zaman kalmamaktadır.

Zamanı iyi kullanmanın üç yolu :

-Düşük öncelikli işleri veya faaliyetleri bırakmak.
-Yaptığınız işte daha etkin olmak.
-Bazı işleri devredeceğiniz bir yardımcı daha bulmak.

Zamanı İyi Değerlendirmenin Bize Kazandıracakları

-Kariyer planlaması
-Okumak
-İletişim
-Dinlenme
-Düşünme Daha fazla sosyal faaliyet
-Hobilere zaman ayırabilmek

Dünün muhasebesini yapmaya ve olan biten ile boğuşmaya artık gerek yok gerek yok. Bu bile size zaman kaybettirebilir. Mevlana’nın da dediği gibi “Dün ile beraber gitti düne ait ne varsa, bugün yeni şeyler söylemek gerek”. Geleceğinizi, yani zamanınızı planlamak için henüz geç kalmadınız, hem de bugünden başlayarak…


Sağlıklı ve huzurlu zamanlar geçirmeniz dileğiyle…


 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 136
Toplam yorum
: 118
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 2652
Kayıt tarihi
: 20.03.11
 
 

Duyarlı olduğum konularda; düşündüklerimi, bildiklerimi ve birikimlerimi paylaşmak üzere burada b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster