Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Eylül '21

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
88
 

Zaman Üretenler

Birkaç satırdan kısa söz kadar olmasını istemediğimiz için tekrara alınmış hayatlar yaşıyoruz. Bu düşünüşün ürünleri ve karşıtları arasında gelişen tezatlı uslup, gereksinilen  en doğru bakış açısını yakalamak üzere hareket etmektedir. Başlangıcı çaresizlik ve aczitey olan yoksunluğun, her türlü hazdan mahrum bırakan katı tutumları teselli veremez. 

Hayatın cefasını katlandıklarınca çeken insanlar karşısında güç ve metanet gösterilerine kalkışanların, kendi önemlerini kendi kendine tayin ettikleri yaşamsal gerçeklikte diğerleri önemsiz değildir. Tabiatları gereği sürekli önemseyiş içinde olan diğerleri, çocuksu ve uçarı yaklaşımlarından ötürü tahammülsüz olarak adledilir. Bir yetişkin gibi davranmak dramaturjik anlamda çarpıcı etkileri göz önünde tutma meselesidir. Bir çok paha bu meseleden doğar.Pahasını ödediğiniz hayatı yaşama hakkınız vardır.

Tam bir cazibe ile donatılmış hayata sahip olmanın pahası paradır oysa insan hayattan gelip geçmektedir. Pahasını ödeyip sahip olduklarının bekçiliğine kalkışan tutsaklar ile onurlu bir iş bilip peşinden koşturdukları ile yön tayin eden -hayalleri olan insanlar- arasındaki  güvence ve ödenecek pahanın farkı hizmetinde kalınacak zaman müddetince gerekli olan içsel donanımdır. 

Başka her yerde olduğu gibi yaşam alanımızda da, bilinen tavrı ile devindirmek üzere temsile alan icaplar; birbiri ile bağlantılı her şey aracılığı ile tecrübelendiren asli prensiplerden doğar.

Eğer olması gerektiği gibi, pekçok şey yolunda gitseydi, hangi yaşımızda ve sürecimizin hangi safhasında olursak olalım teslim edilmek üzere tamamlanmış ürünlerimiz olacaktı. Yürek ile akıl arasına kurulu dengenin uğraştırıcı çelişkilerini aşmak için çok fazla zaman kaybettik ve sanırım çoğumuz için aşmak mümkün olmadı. 

Zekamıza tutulan ışığın yansıtıcısı kalp aynamız- düşlerimiz- duvarlarla çerçevelendiği için, alacağımız kararlarla ilgili seçenekler aklımızı karıştırmıştı. Bir bakıma şansımızı oluşturan seçenek çokluğu duvarların gölgesinde kalmıştı.

Katıldığımız onca merasimde sıramızın gelmesini beklerken, bize yöneltilme ihtimali olan soruların yanıtlarına hazırlandık. Donanımlı bir kuşağımız olmuştu fakat soruların hiçbiri o kuşaktan gelmedi. İhtimallere, varsayımlara tutunarak seneler geçirmiştik.

Ortalıkta dilden dile dolaşan , mantıklı göründüğü için kabul sınırlarını genişleten fikirlerin insanlığı hacmine aldığını ve o hacmin boşluk hissiyatı olduğunu fark eden uyandı. Birbirinden üstün vasıflı rakipler karşısında dah güçlü, daha iyi, daha etkili,,, olma çabasına iten elin otorite olduğu  apaçıktı.

Yaygın ama gerçekçi olmayan söylemlerin tamamının altında zirveye oynayan hırsın alaşağı etmeyi amaçlayan yönelimleri vardır. Adına başarı denilen hırs tek kişilik kurgulanmıştır. Başarı erkindir ve zirveler tek kişiliktir. Çoğul hareket eden eteklerde kalır ve zaman zaman eteklerden zirveye farklı temsilciler yollar, birbirinin yerine geçen tecrübelerden paylanır. Girişken ve azimli yapıları ile birlikte hareket eden çoğulcular üzerinden kazanç elde etmeyi planlayanların fırsat kollayıcılığı etekleri sık sık ziyaret etmelerine ve bir yolunu bulup zirveyi zorlayacakları üstünlük sanrılarına neden olmaktadır.

Hak Beni Ademde!

Tanrıların şenliklerinde dans edip şarkı söylemeye devam edeceğiz.

Anlaşılmak gibi bir çaba içinde olmamız mümkün değildir. Zaman sonsuz sayıda hareketten ürer ve hareket akışı ritimdir. Zaman üretmekle mükellefiz.

Zaman üretenlere yol verilmez, zaman üretenlerden yol istenir. Yol...Yollu.... Yolluk....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 244
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 90
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Birbirini tamamlayan yazma gayretimizle buradayız. Merhaba Sizleri üzerinde uğraş verdiğimiz yazı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster